Kitaplar da bahsi geçen ağaçlardan derleme yapmaya karar verdim. 🌳🌴⤵️
• Demirhindi ağacı - Latince adıyla Tamarindus indica
Genelde Tropik bölgelerde yetişiyor, meyvesi içecek ve tatlılar da kullanılıyor.
📚 Bahsinin geçtiği kitap: Dünya Sonu Savaşı/ Mario Vargas Llosa
People respect you more when they don't see you often. Even parents. Trust me. It's strange how distance rearranges love, how absence restores what closeness erodes. When people are deprived of your presence, they start seeing you clearly again, not through habit but through awareness. Proximity dulls perception. Space sharpens it. That's just how the human mind works.
Rahmi Koç bir fıkra anlattı. Fıkra yüzünden Kürt ve kadın kelimelerini kullanarak Rahmi Koç'u linç etmeye çalışan sosyal medyacılar, aralarında çocuk ve kadınlar bulunan 12 vatandaşımızı diri diri yakan resimdeki tescilli terörist, seminer ayağına kapı kapı dolaşıp katliam hikayeleri anlatırken, tek kelime etmeyip susuyorlardı. Ya x platformu iyice ılıklaştı, ya da terör destekçisi kürdo faşistler burayı da ele geçirmeye başladı. Kendinize gelir misiniz?
Bu zehir Türkiye'ye girerken kimse görmüyor.
Sokak başı satılıyor, sipariş edildiğinde ekmekten sütten daha geliyor, kimse duymuyor.
Okul önlerinde satılıyor, kimse fark etmiyor.
Çocuklar deniyor, birbirine denettiriyor, birbirlerinin hayatını karartıyor, kimse işitmiyor.
Çocuğundan şikayetçi oluyor, üç gün sonra salıveriliyor, ana-babaya düşman oluyor.
Aile ne yapacağını bilmiyor, hangi kapıyı çalsa kapının kulpu elinde kalıyor.
Bütün bu süreçlerde "bizim yapabileceğimiz bir şey yok" diyen bütün kamu kurumları bir babanın çocuğuna bir şarjör mermi sıktığı yere sıra sıra sirenlerle geliyor.
Biz de haberi okuyoruz, hep başkalarının başına gelir zannediyoruz. Oysa evinizde değilse yan komşunuzda, onda yoksa alt komşunuzda. Sizin çocuğunuzda şimdilik yoksa sıra arkadaşında.
Bizim gençlerimiz artık cephede, vatan toprağını korumak için kurşun yemiyor. Birbirinin hayatını karartıyor. Kullandıkları maddeden şuurunu kaybedip ya anne-babalarını öldürüyor, ya başka çaresi kalmayan babalarının kurşunlarıyla ölüyor.
Bizim medyamız, bizim siyasetimiz de Ekrem İmamoğlu, Kılıçdaroğlu, Özgür Özel tartışıyor.
Çok merak ediyorum, bu ülkenin gençlik bakanı, aile bakanı ve diğerleri geceleri nasıl rahat uyuyor?
Azerbaycan'a karşılık vermek için 3-5 yıla ihtiyacımız var diyen, her fırsatta sözde ermeni soykırımını anan ve ermeni kökenli olan Garo Paylan sırf iki kelime Türkçe konuştuğu için ermenistan'da ermeniler tarafından saldırıya uğruyor.
Görün ermenilerin hoşgörüsünü. İki kelime Türkçeye tahammülleri yok. Ermenistan'da bir Türk'ün yaşama şansı yok. Kaç Türk yaşıyor ermenistan'da? Hiç. Temelli yerleşim mümkün değil, bırakın temelli yerleşimi gezi için gidince bile rahatsızlık veriyor, ırkçı saldırılarda bulunuyorlar.
Buna karşılık Türkiye'de ermeniler rahatça yaşayabiliyor. Kaç ermeni yaşıyor Türkiye'de? Binlerce. Özgürce çalışabiliyor, eğitim alabiliyor, diledikleri şehirde yaşayabiliyorlar. Kendi dernekleri, kendi kiliseleri var. Özgürlüğe bakar mısınız? ermenistan'da Türklerin böyle imkanları var mı? Pardon, ermenistan'da hiç Türk yoktu ki böyle hakları olsun.
Ama durmadan bizi kötüleyen, olur olmadık iftiralar atan taraf hep ermenistan. Bizi hoşgörüsüz olmakla suçlayan, katliamcı ilan eden, barışı bozmakla suçlayan ermenistan. Bu yalanlara yalan olduğunu bilmesine rağmen inanan avrupa ve amerika var bir de. Nefret ediyorum hepsinden. Tarihin en büyük ikiyüzlülüğü sergileniyor resmen.
Biz de onu soruyoruz. Tüyü bitmemiş şehit evlatlarının, çiçeği burnunda şehit eşlerinin, oğlunun al bayraklı tabutuna sarılıp bırakmayan şehit annelerinin, düşman sevinmesin diye acı haberi aldığında ağlayamayan şehit babalarının vebali nasıl ödenecek!
Yattığı yerde çürüsün, gün yüzü göremesin!
Tarihin en çok çalınan sanat eseri olarak kabul edilen, 5,2 cm x 3,75 cm gibi büyük ölçekteki ilk yağlı boya eser olarak kabul edilen "Ghent Altar Panosu" aynı zamanda Ay'daki kraterleri bile betimleyen ilk eserdir.
Jan Van Eyck ve kardeşi Hubert van Eyck tarafından yapılan eser 6 Mayıs 1432’de tamamlanmış ve o günden itibaren rahat bir nefes alamamıştır. Batı sanat tarihinin yalnızca büyük başyapıtlarından biri değil, aynı zamanda Orta Çağ’ın dinsel dünya görüşüyle Erken Rönesans’ın gözlemci, maddesel ve optik gerçekçiliği arasında kurulmuş devasa bir köprü olarak kabul edilen bir eser olması açısından çok önemlidir.
Gent Altar Panosu, bir poliptiktir; yani çok kanatlı, açılıp kapanabilen bir altar düzenidir. Kapalıyken daha sakin, ölçülü, taş ve mimari ağırlıklı bir dünya gösterir. Açıldığında ise renk, ışık, mücevher, kumaş, doğa, insan kalabalığı ve ilahi düzen birdenbire patlayan bir enerjisi vardır.
Kapalı görünümde esas konu Meryem’e Müjde sahnesidir. Sol tarafta Cebrail, sağ tarafta Meryem yer alır. Aralarında boş bir iç mekân, pencere, niş, havlu, su kabı gibi gündelik ayrıntılar bulunur. Fakat Van Eyck’te gündelik olan hiçbir şey yalnızca gündelik değildir. Temiz su, saflığı; beyaz zambak, Meryem’in bekâretini; iç mekânın düzeni, Tanrı’nın dünyaya inişi için hazırlanmış kutsal alanı temsil eder.
Üstte peygamberler ve sibyller görülür; bunlar Mesih’in gelişini önceden haber veren figürlerdir. Alt sırada ise bağışçılar Joos Vijd ve Lysbette Borluut diz çökmüş hâlde, dua ederken gösterilir. Aralarındaki iki gri heykel görünümündeki figür Aziz Yuhanna Baptist ve Aziz Yuhanna Evangelist’tir. Burada Van Eyck’in en çarpıcı oyunlarından biri ile karşılaşırız. Heykel gibi görünen bu figürler boyayla yapılmış “taş gibi görünen” figürlerdir. Yani sanatçı, resimle heykeli taklit eder; taş, ışık, gölge ve niş derinliği üzerinden izleyicinin gözünü bilinçli biçimde yanıltır. DEVAMI AŞAĞIDA ⬇️
Dünya’nın yaşayan en büyük dişli predatörü sularımızda yaşıyor. Ne büyük bir ayrıcalık! Değerini bilene.
Kaşalot (Physeter macrocephalus). Diğer bir adı ispermeçet balinası. Küresel ölçekte nesli tehlikede (IUCN VU).
Uzun dalış süreleri nedeniyle görmek aşırı zor. Genelde biyoakustik (ses) çalışılıyor.
Akdeniz’in görkemli devleri de en az Anadolu parsı kadar hassas bir konu. Kayıtları altın değerinde. Özen gösterilmeli.
Sevgili genç kardeşlerim asla bu kişiler için hayatınızı tehlikeye atmayın, asla bu insanların rant kavgasında hayatınızı harcamayın ve asla bu parti için uğraşmayın..
Benliğiniz onların rant davasının çok daha ötesindedir!
Bakırköy mezarlığında tabanca ile vurularak öldürülen bir gence ait mezar taşı. Taşa ebeveyninin ağıtı kazınmış. Altta ise bir tabanca görseli yer alıyor
• Mutlak butlan kararı aylardır bekleniyordu, tek strateji oluşturmamışlar.
• Sadece Bahçeli’yle “ihanet sürecine katılalım, butlan olmasın” pazarlığı yapılmış.
• Parti Genel Merkezi önüne 2 milyon oy alınan Ankara’da 10 bin kişi gelmemiş. Çünkü kürtçü söylemde israr ve Saraçhane deneyimi ile Türk halkından kopmuşlar.
• Karar üstünden 4 gün geçti, rejime, hukuksuzluğa karşı etkili hiçbir tepki, eylem üretemediler.
• Bu ıslak Özgür görüntüsü zavallı bir “büyük mağduriyet içinde hâlâ mücadele ediyor” algısı oluşturma amaçlı, “yiğidim aslanım burada yatıyor”la 14. kez yenilginin yasını tutmakla avunan zombi seçmene hitap ediyor, çaresizce onları elinde tutmaya çalışıyor. Genel Başkana bir şemsiye bile veremediniz mi Mansur bey? :)
• KK, bu adam ve etrafındakiler Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran parti sıfatıyla organize olup düzeni/işgali -tüm unsurlarıyla- yenecek ve ülkeyi düzlüğe çıkarabilecek kapasitede lider ve ekip değiller. Rejimle yaptıkları işbirliği de, emperyalizme sundukları “biz de sizin bölücü taleplerinize uyarız” çağrısı da üzerlerinde patladı. Alenen iflas ettiler.
• Artık bu gerçeği idrak edip, Türk Milletinin KK, ÖÖ ve tüm YCHP unsurlarını geride, tarihte bırakma zamanı geldi, geçiyor! ⚠️
En la antigua Grecia, las mujeres tenían prohibido estudiar medicina, hasta que alguien rompió la ley.
Un día Hagnódica se cortó el pelo y entró en la facultad de medicina de Alejandría vestida de hombre. Mientras caminaba por las calles de Atenas tras completar sus estudios de medicina, oyó los gritos de una mujer de parto. Sin embargo, la mujer no quería que Hagnódica la tocara, a pesar del intenso dolor, porque creía que Hagnódica era un hombre.
Hagnódica demostró su identidad femenina desnudándose y ayudando a la mujer a dar a luz. La historia pronto se extendió entre las mujeres, y todas las enfermas comenzaron a acudir a Hagnódica.
Los médicos varones, envidiosos, acusaron a Hagnódica, a quien creían hombre, de seducir a sus pacientes
En su juicio, Hagnódica compareció ante el tribunal y demostró su identidad femenina, pero esta vez fue condenada a muerte por estudiar y ejercer la medicina siendo mujer. Las mujeres se rebelaron contra la sentencia, especialmente las esposas de los jueces que la habían condenado a muerte.
Algunos decían que si Hagnódica moría, morirían con ella. Incapaces de soportar la presión de sus esposas y otras mujeres, los jueces anularon la condena de Hagnódica , y a partir de entonces, las mujeres pudieron ejercer la medicina, siempre y cuando solo atendieran a mujeres.
Así, Hagnódica dejó su huella en la historia como la primera médica, ginecóloga y especialista en medicina griega.
Esta placa que representa a Hagnódica trabajando fue excavada en Ostia, Italia.
Askerler korumasız şekilde Malatya’dan Bingöl’e yollandı. 2 otobüsün şöförü kasti şekilde 5 kere mola verip getirebildikleri kadar geç getirdiler ve Pkk’lılara Türk askerlerini teslim ettiler. 2 şoför Pkk’lılar tarafından bırakıldı. 50 asker ve sivil araçlardan indirilen 4 öğretmen yakalandı. 4 öğretmenimiz askerlerin gözünün önünde kurşuna dizildi. Askerlerin memleketleri soruldu ve kürt olan 14 asker serbest bırakıldı kalan askerlerimiz kurşuna dizildi 33 tanesi şehit oldu. Bu terör örgütü ile masaya oturan, bunları muhattap alanlar bu şehitlerin ahıyla yaşasın inşallah!
Tutuklanan isimlerden bazıları:
- Tanyer İnşaat Firması ortakları Mehmet Münir Tanyer ve oğlu Mehmet Taylan Tanyer,
- Dönemin Narlıdere Emniyet Müdürü İsmail Yalçın,
- Dönemin Narlıdere Karakol Amiri İsmail Köksal,
- Olay Yeri İnceleme Büro Amiri Atakan Kaçar ve Grup Amiri Komiser Hüseyin Vurucu
CHP birinci vazifesi olan kitleleri uyutma politikasına geri döndüğüne göre demek ki kapalı kapılar ardında anlaşmaya varılmış. Bu partiyi muhalefet sanıp, demokrasi mücadelesi veriliyor sananlara acıyorum
Düşünsenize; Yunan ordusu Polatlı’ya dayanmış, top sesleri geliyor... O sırada 1. Meclis’in duvarlarından gürül gürül 'Yiğidim Aslanım' yankılanıyor.
Bugünün CHP genel merkez aklı tam olarak bu. Milyonların haklı öfkesini alıp, koskoca mitingleri devasa bir yas evine çeviriyorlar. İktidarı sarsacak o enerjiyi arabesk bir melankoliyle uyuşturup, kitleleri 'hüzünlenerek devrim yaptık' hissiyatıyla sessizce eve yollamak... Koca bir muhalif habitus'u ağıt yakarak iktidar devireceğine inandırmak, gerçekten ayakta alkışlanası bir pasifizasyon sanatı!