📍 Ankara
📌Ankara'da Kolej Meydanı’nda toplanan kitle "Özgür basın susturulamaz!" sloganıyla Sakarya Caddesi’ne yürüyor
Haberin tamamı:
https://t.co/PKUuymJgmm
İzmir’de, Genel Başkanımız Özgür Özel, basın özgürlüğü için ayağa kalkan gazetecilerle yürüyor.
Sansüre karşı özgürlük, baskılara karşı gazetecilik.
Özgür basın susturulamaz!
Erdoğan çok paylaşım yapıyor. Olağanın epey üstünde. Hem bu paylaşımları hem de konuşmaların hepsini takip ettim.
Bir kere bile “ben bu fon olayını yeni öğrendim” demedi
Ama Selvigiller, Altaygiller sürekli “öğrenince çok kızdı” diye bir algıyı yayıyorlar. Neye kızdı?
Murat Ağırel’den Osman Gökçek hakkında 150 milyon Avroluk yatırım iddiası
🔴Gazeteci Murat Ağırel, tutuklanmasına ilişkin açıklamasında Osman Gökçek’in 150 milyon Avroluk yatırımlarla bağlantılı olduğu iddiasını gündeme getirdi
🔴Ağırel, iddiaların araştırılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na ihbarda bulunduğunu belirterek soruşturmanın akıbetini sordu
Haberin tamamı:
https://t.co/DhAIztaXpB
Adalet, yalnızca mahkeme salonlarında değil; insan hayatına, özgürlüğe ve temel haklara gösterilen saygıda da kendini gösterir. Bizler, haber alma hakkımızı da ifade özgürlüğümüzü de savunmaya devam edeceğiz. Tıpkı adalet talebimizden vazgeçmediğimiz gibi.
Ben resmi bir haber göremedim bulabilen var mı ?
AK,Parti eski milletvekili Erkan Aydın “5.milyarı iade etti. Ondan sonra Ankara’da gözaltına alınıp İstanbul’a getirildi.
kaynak @SametAlta10
Hayatta içimizi çok acıtan birçok üzücü hadise ile karşılaşıyoruz. Elbette ki en üzücüleri, hiç hak etmediğimizi düşündüğümüz olanlarıdır.
Nisan ayında yapılan ikinci gözaltı gerekçesi basına, "Halkı Yanıltıcı Bilgi Vermek ve Borsa Manipülasyonu" olarak servis edildi. Tabi kasıtlı olarak yapılan bu açıklamayı, bu kirli çarkın içinde olan basın dahil ilgili çevreler hemen olabildiğince yaralar biçimde manşetlerine taşıdılar. Maalesef Korkusuz gazetesinde çalışan birisi bile "Tuz Koktu" diye manşet atabildi.
Halkı yanıltıcı bilgi vermediğimi, uyarı görevimi yaptığımı biliyordum. Nitekim bugün gerçek ortaya çıktı.
Borsa Manipülasyonu açıklaması da, bu dolandırıcılar karşısında beni yaralamak ve yıldırmak için yapılmıştı.
Çünkü ilgili hisselerden ne aldım, ne sattım, ne emir verdim ne yakınından, ne de uzağından geçtim. 107. madde son derece açıktır.
Bu nedenle de aşağıda gözaltı sonrasında CİMER'e yaptığım başvuru ile kendimi SPK ve MASAK'a ihbar ederek, birinci derece yakınlarım da dahil beni incelemesini talep ettim. 10 dakikada bütün bilgilere ulaşılabilir.
Hiç bir gelişme olmadı. Zaten bir suç yok ki neye ulaşılacak?
Halkı yanıltıcı bilgi diye binlerce insan gözaltına alınıyor, tutuklanıyor ve özgürlüklerinden mahrum bırakılıyor.
Ülkeye ve milyonlarca insana verdikleri zarar nedeniyle vatan hainliğini bile geride bırakan bu suç şebekeleri ile ilgili yaptığım paylaşımların halkı yanıltıcı bilgi olmadığının ortaya çıkmasını bir kenara bırakın,
ŞİMDİ SORUYORUM; Bu konuda yaptığım HSK başvurularında da belirttiğimi gibi haksız ve hukuksuz biçimde basına servis edilen borsa manipülasyonu yalanı ile ilgili yargı mensupları halkı yanıltıcı bilgi verme suçunu işlemiş olmuyor mu?
Birçok kez de paylaştım, insan onuru ile bu kadar kolay oynayabilenlerden özür dilemesini bekliyor ve bu hukuksuzluğu yapanların cezalandırılmasını istiyorum.
Eğer, iktidar mensuplarının sıkça tekrarladığı gibi Türkiye bir Hukuk Devleti ise....
@RTErdogan@abakingurlek
PBLK lılar
İş Bankasıına PBLK ödemelerinin öncelikli yapılması gerektiğini kanuni nedenleri ile bilgilendirme yazısı ile gönderdim.
Aksi durumunda oluşacak maddi kaybı İş Bankasına rücu edeceğimi ilettim
Sizler de gönderin .Hakkımızı savunalım
@isbankasi@IsBankasiDestek
Ana param yatana kadar alışveriş yapmıyorum. Hiçbir şey almıyorum. Küçük ve önemsiz görebilirsiniz ama her şeyi boykot ediyorum. Ekonomiye bir kuruş kazandırmıyorum. #FONLARATamAnaPara
Yeni adres
Yeni heyecan.
Bu logo altında habercilik yarışına devam.Sıcak ve samimi karşılamaları için başta genel yayın yönetmenimiz @ipekkozbey ve tüm @gazetesozcu ailesine teşekkürü borç bilirim.
Mustafa Sandal'ın eşi Melis Sütşurup 2026 yılında TERA'nın TLY fonuna 13 milyar 673 milyon TL yatırıp, bir kaç ay sonra 15 milyar 793 milyon TL alıp çıkmış.
Yanıt bekleyen sorular şunlar;
1- Bu parayı nereden bulmuş?
2- Son beş yılda ne kadar vergi vermiş?
3- Babası Cihan Sütşurup ile birlikte haklarında hiç MASAK incelemesi yapılmış mı?
4- Cihan Sütşurup ne iş yapar?
5- Fona tam zamanında girip tam zamanında çıkan yetenekli aileye içeriden bilgi verenler kimler?
6- Ne zaman yurtdışına çıkmışlar, neden haklarında yurtdışı çıkış yasağına ilişkin bir adli kontrol uygulanmamış?
7- Türkiye’ye getirilmelerine yönelik bir uluslararası işbirliği süreci neden yürütülmüyor?
8- 2 milyar 355 milyon 287 bin TL’yi tövbe hesabına yatırdığında, kendisini temize çıkarmış mı olacak?
Arınma diyenler, buyrun sahne sizin!
Serbest olmayan iki fon: ZJI ve ZJB
Ziraat Portföy’ün ilk başta TEFAS’a kapalı olarak kurulan ZJI ve ZJB diye iki serbest fonu var. Bu fonların ilk yatırımcılarının Ziraat Bankası üst düzey yöneticileri ya da onların yakınları olduğuna dair de ciddi iddialar var. Ancak bu fonlar o kadar da serbest değil! Aşağıda göreceğiniz gibi, tamamen aynı hareket ediyorlar. Peki nasıl oluyor?
Ziraat Portföy’ün ZJI ve ZJB fonları adeta ve sadece Ziraat GYO hissesi almak üzere kurulmuş iki serbest fon. Sanki birileri bu fonların yatırımcılarına Ziraat GYO hisselerinin astronomik bir şekilde artacağını önceden fısıldamış gibi.
Öyle ki, her iki fonun da Mayıs 2026 sonunda portföyünde Ziraat GYO hissesi %80’den fazlaydı. Dolayısıyla Ziraat GYO hisselerindeki bir artış da ZJI ve ZJB fonlarının neredeyse aynı oranda artması anlamına geliyordu.
Hatırlayalım: Tam da bu serbest fonlardaki yoğunlaşma yüzünden MSCI endeksinde küme düşmemiz gündeme gelmişti.
Ziraat GYO hissesi 2024 ortasından 2025’in ilk aylarına kadar %350’nin üstünde değer kazandı. Tabii bundan ZJI ve ZJB fonları da fazlasıyla nasibini aldı.
Soralım: ZJI ve ZJB fonlarının ilk yatırımcıları arasında bankanın üst düzey yöneticileri ya da ilişkili olduğu kişiler varsa, bu yöneticiler görevlerinden kaynaklanan bilgi ve yetkileriyle kişisel yatırımları arasındaki çıkar çatışmasını nasıl önledi?
Başka kritik bir konuya gelelim: Ziraat GYO’nun dolayısıyla da ZJI ve ZJB’nin fiyatı nasıl bir yıldan kısa bir süre içinde olağanüstü arttı? Acaba TERA ya da Türkiye Sigorta A.Ş. çok yüklü miktarda Ziraat GYO hissesi almış olabilir mi?
Bu konu önemli zira bu fon vurgununda TERA’nın portföyündeki hormonlu hisseler karşılığında Ziraat Bankası’ndan teminat mektubu aldığı ve bunu kullanarak likidite sağladığına dair önemli iddialar var.
Devam edelim: ZJI ve ZJB, bu yükselişten sonra mı TEFAS üzerinden daha geniş bir nitelikli yatırımcı kitlesine açıldı?
İlk yatırımcılar ne zaman çıktı?
Yeni gelen parayla kimlere ödeme yapıldı? Bu soru da önemli zira 22 Ekim’de görüntülenen TEFAS verilerine göre iki fon son bir yılda % 30’a yakın değer kaybettirdi.
O zaman şu soruyu da sormamız lazım: ZJI ve ZJB fonlarının ilk yatırımcıları bu kaybı yaşadı mı, yoksa daha önceden kazançlarını alıp çıktılar mı?
Hatırlayalım: Ziraat Bankası Türkiye Varlık Fonu bünyesinde yer alıyor. Yani bu ülkenin vatandaşları olarak sahibi biziz. Tam da bu yüzden Ziraat Bankası yönetiminin ve SPK’nın yukarıdaki soruların cevaplarını, yatırımcıların giriş ve çıkış tarihlerini, işlemleri ve karar süreçlerini inceleyip açıklaması daha da önem kazanıyor.
Önümüzdeki hafta başlayacak bütçe görüşmelerinde bu soruları da muhataplarına soracağız.
Çok önemli iddialar bunlar.
Ziraat Bankası Genel Müdürü açıklama yapmalı.
ZB, T Varlık Fonu çatısı altında. Dolayısıyla Erdoğan ve TVF'nin başı Erişah Arıcan hanımefendi, bu iddiaların doğrudan muhatabı.
Banka bünyesindeki fonlar üstünden fahiş kazanç sağlayan bürokrat, siyasetçi olabileceği yönünde çok önemli iddialar.
ZB Fonları, ZBGYO hakkında şeffaflık şart.
İnsanın aklına ister istemez, Vakıflar, Halkbank, hatta Şekerbank gibi kamu bankaları ve bünyelerindeki fonlar geliyor.