Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu partisine, demokrasiye, millet iradesine, siyasal alana bu saldırıyı yapanlar ve aparatları er ya da geç millete hesap verecektir!
Sonuna kadar mücadele edeceğiz!
Çok üzgünüm günlerdir uyuyamıyorum. Toprağın altında 10 yaşlarında bebeler üstünde ise hala hesap vermeyen bir kamu düzeni var. Bizi asıl boğan şey sadece acı değil, çocuk mezarları insanın adalet duygusunu doğrudan sarsar. Acıdan delirsek de geride kalan çocuklar için adaleti, vicdanı ve onurlu bir hayatı yeniden kuracak gücü hala taşıyoruz.
İsimlerini unutma unutturma!
Mustafa Aslan
Şuranur Sevgi Kazıcı
Zeynep Kılınç
Furkan Sancak Balal
Bayram Nabi Şişik
Belinay Nur Poyraz
Adnan Göktürk Yeşil
Yusuf Tarık Gül
Ayla Kara (56)
#OkullardaKatliamaHayır #yusuftekini̇stifa
Abdullah Çatlı’yı bir de tetikçisi Haluk Kırcı’dan dinleyelim…
“Kapıyı çaldık, kapı açılır açılmaz içeriye girdik, hepsini yere yatırdık, ne yapacağımız konusunda talimat almak için Abdullah’a birini gönderdik. Abdullah eter ve pamuk göndermiş, ‘Hepsini teker teker bayıltıp öldürelim’ demiş. Dışarıya çıkıp arabada bekleyen Abdullah’la konuştum: ‘Evde öldürmek zor olacak, ikişer ikişer götürüp öldürelim’ dedim, ‘Olur’ dedi. İki kişiyi büyük reisin arabasına bindirip Eskişehir yoluna götürdük, müsait bir yer bulup ikisini de yere yatırıp kafalarına ateş ettik, geri döndük. Böyle zor olacağını anlayınca Abdullah, ‘Tek tek boğalım bunları’ dedi. Bir tanesini zorla boğdum, diğer dördünü bu şekilde öldürmek zor olacaktı. Arkadaşları gönderdim, sonra da sedirin üzerinde bulunan dört kişiye yakın mesafeden ateş ederek mermilerin hepsini boşalttım, silahı da götürüp Abdullah’a verdim.”
Bu kan donduran sözler, 1978 yılının 8 Ekim gecesinde yaşanan Bahçelievler Katliamı’nın faillerinden Haluk Kırcı’nın Sıkıyönetim Mahkemesi’nde verdiği ifadeden alındı.
Katliam, 12 Eylül öncesinde işlenen siyasi cinayetlerin belki de en vahşisiydi. Ülkücü Gençlik Derneği bağlantılı silahlı bir grup, Türkiye İşçi Partisi üyesi gençlerin yaşadığı bir evi basmış; yedi genç, Kırcı’nın ifadesinde anlattığı şekilde öldürülmüştü.