2 milyar TL vurgun yapanlar ellerini kollarını sallayıp gezerken, ifadeye bile çağrılmazken, Mersin’de belediye başkanının evine şafak operasyonu düzenleyip başkanın eşinin pijamalı görüntülerini servis etmek ahlaksızlıktır, şerefsizliktir, vicdansızlıktır!
Tanju Özcan : Sadece suçlama ile tutuklandı ve 200 günü aşkın bir süredir tutuklu!
Fatma Betül Sayan Kaya: Milleti milyarlarca lira dolandırdığı kesinleşti,sayesinde intihar edenler oldu ama ifadesi bile alınmadı!
Türkiye’de adalet kişilere ve zümrelere göre farklı hükümler vermektedir.
Adam her şeyi göze almış, belki bir çoğumuzun endişelendiği gibi başına çorap örülebileceğini de hissediyor ama geri adım atmıyor, pes etmiyor.
Bu saatten sonra, bir avuç kalmış böyle yürekli insanlara millet olarak sahip çıkamazsak, hepimize yazıklar olsun, yuh olsun.
🔥 TÜRK MİLLETİNİN HESAP DEFTERİ 🔥
Bekçiden bozma polis koskoca generalin üstünü arıyor.
Hiç bir korkuya benzemez halkını satanın korkusu
Nazım Hikmet
Türkiye Cumhuriyeti’nin şerefli askerinin, polisinin, devlet görevlisinin ve milletinin yaşadığı onur kırıcı, hesabı sorulmamış, üstü örtülmüş olayların bir toplamı vardır. Bu toplam, artık bir “tesadüfler zinciri” değil; devlet aklının çürümesi, kurumların itibarsızlaştırılması, milletin sesinin kısılmasıdır.
Aşağıdaki olaylar, bu çürümenin kronolojik bir utanç çizelgesidir.
---
1. Akdeniz’de Tatbikatta “Dost Ateşi”yle Ölen Subaylar
ABD ile yapılan ortak tatbikatlarda Türk askerlerinin “yanlışlıkla” vurulması, diplomatik literatürde dost ateşi diye yumuşatıldı.
Gerçekte ise bu olay, m��ttefiklik maskesi altında yapılan bir güç gösterisiydi.
Türkiye’den beklenen tepki verilmedi; ne siyasi ağırlık kondu ne de caydırıcı bir karşılık gösterildi.
Sonuç: Sessizlik.
---
2. Kuzey Irak’ta Türk Subaylarının Başına Torba Geçirilmesi
4 Temmuz 2003’te Süleymaniye’de Türk askerlerinin başına ABD güçleri tarafından torba geçirildi.
Bu olay, Türk Silahlı Kuvvetleri tarihinde aşağılanmanın sembolü olarak kaldı.
“Nota verecek misiniz?” sorusuna verilen “Müzik notası mı?” cevabı ise devlet ciddiyetinin yerle bir olduğu an olarak hafızalara kazındı.
Sonuç: Sessizlik.
---
3. Mağarada Zehirlenen Askerler
Kuzey Irak’ta operasyon sırasında askerlerin zehirlenerek hayatını kaybetmesi, olayın nedenleri ve sorumluları konusunda hiçbir net açıklama yapılmadan kapatıldı.
Aileler cevap bekledi, kamuoyu cevap bekledi; devlet ise suskun kaldı.
Sonuç: Sessizlik.
---
4. Azerbaycan Dönüşünde Düşen Askeri Uçak
Azerbaycan��dan dönen Türk askeri uçağının düşmesi hâlâ “kim vurduya giden” olaylar listesindedir.
Resmî açıklamalar yetersiz, soru işaretleri çok, hesap veren yok.
Sonuç: Sessizlik.
---
5. Rus Uçağı Krizi ve 34 Askerin Şehit Edilmesi
Rus uçağının düşürülmesinin ardından Rusya’nın Suriye’de Türk askerlerini hedef alması ve 34 Mehmetçiğin şehit edilmesi, Türkiye’nin dış politikadaki kırılganlığını ortaya koydu.
Bu olayda da devlet, caydırıcı bir karşılık veremedi.
Üstüne üstlük, “ceza” niteliğinde S-400 alımı yapıldı; sistem hâlâ aktif değil.
Sonuç: Sessizlik.
---
6. 15 Temmuz Gecesi Boğaz Köprüsü’nde Askeri Öğrencilerin Başlarının Kesilmesi
Emir-komuta zinciri içinde hareket eden, olayın ne olduğunu bilmeyen askeri öğrencilerin linç edilmesi, başlarının kesilmesi, tarihe kara bir leke olarak geçti.
Bu vahşetin failleri bulunmadı, cezalandırılmadı, devlet bu utancı örtbas etti.
Sonuç: Sessizlik.
---
7. Ek Olaylar ��� Sessiz Kalınan Diğer Utançlar
• Dağlıca Baskını — 2008 ve 2011’de onlarca asker şehit edildi; istihbarat zafiyetleri tartışılmadı.
• Reyhanlı Saldırısı — 53 vatandaş öldü; faillerin arka planı hâlâ karanlık.
• Uludere Olayı — 34 vatandaş F-16 bombardımanıyla öldü; devlet özür bile dilemedi.
• Suriye’de MİT TIR’ları Krizi — Devletin kendi kurumları birbirine düşürüldü; gerçekler açıklanmadı.
Bu olayların ortak noktası:
Hesap sorulmadı.
Sorumlu bulunmadı.
Devlet suskun kaldı.
---
🔥 TÜRK MİLLETİNİN SON UYARISI 🔥
Bu millet, yüzyıllardır devletini omuzlarında taşıyan askerin, polisin, memurun, köylünün, işçinin, gencin ve yaşlının milletidir.
Bu millet, şerefini korumak için can verenlerin milletidir.
Ama bugün görüyoruz ki:
Devletin omurgası kırılmıştır.
Kurumların itibarı yok edilmiştir.
Askerin başı eğdirilmiş, sesi kısılmıştır.
Milletin onuru, diplomatik nezaket uğruna pazarlık masalarına sürülmüştür.
Bu manifesto, bir çağrıdır:
Söylem bitmiştir.
Masallar bitmiştir.
Hamaset bitmiştir.
Türk milleti için artık eylem vaktidir.
Devlet, milletin iradesine geri dönmelidir.
İhanetle kirlenmiş yapılar temizlenmelidir.
Türk ordusunun itibarı iade edilmelidir.
Türk milletinin onuru yeniden ayağa kaldırılmalıdır.
Bu çağrı, kavga çağrısı değildir.
Bu çağrı, hesap sorma, adaleti geri getirme, devleti yeniden devlet yapma çağrısıdır.
Türk milleti, kendi geleceğini yeniden eline almak zorundadır.
Bu, bir tercih değil; bir mecburiyettir.
---
Son söz:
Türk milletinin sabrı, devletin ciddiyeti kadar sınırlıdır.
Devlet ciddiyetini kaybederse, millet sabrını kaybeder.
Ve sabrını kaybeden bir milletin önünde hiçbir güç duramaz.
Bozkır'ın sessiz çığlığı 2026 30 Ağustos
Kemal Kılıçdaroğlu CHP de Kurultay yapmamaya direniyor.
Geniş katılımlı halk yoklaması yapalım.
Bakalım halk kimi istiyor
CHP de kimin genel başkan olmasını istersiniz.
1-Özgür Özel
2-Kemal Kılıçdaroğlu
Oy verip lütfen RT yaparak paylaşalım
📌Valiler, Ak Parti İl Eşbaşkanı haline getirilirse, devlet itibar kaybeder, adalet güven kaybeder.
📌Gülistan Doku cinayetinde de bu olmuştur.
📌Vali, bir cinayet şebekesinin başı; hamisi de onu koruyup kollayan, cinayetin gizli kalmasına sebep olan dönemin İçişleri Bakanıdır.