Zaman akıp gider. Hiçbir an sonsuza dek sürmez. Ama o anı nasıl kullandığımız hep bizimle kalır, bir parçamız olur. Zamanın geçip giderken bizi istemediğimiz değil de istediğimiz birine dönüştürmesi için, anlarımızın değerini bilmemiz ve onları bilgece kullanmamız esastır.
Her şeyle ilişki halinde olunmalı, ama kabuğu soyulmaksızın ya da kendinden bir parça koparmaksızın onlardan ayrılamayacak derecede birleşik ve yapışık olunmamalı. Çünkü dünyadaki en önemli şey, kendine ait olmayı bilmektir
/Denemeler/
Günler, aylar, mevsimler ve yıllar geçerken biz istesek de istemesek de kendimizin bir versiyonuna dönüşürüz. Ama nasıl bir versiyonuna? Bu sorunun cevabı, büyük ölçüde seçimlerimizde, alışkanlıklarımızda ve kendimize koyduğumuz standartlarda yatar.