@halfetibel yaşanılan gözaltılarla ilgili neden bilgi vermiyorsunuz. Belediye tarafından Halkı bilgilendirmemek halka büyük saygısızlık. Sadece Şeref Albayrak değil, tüm Hırsız ve dolandırıcıların isimleri ifşa edilmelidir.
İçinden geçilen bu süreçte yapılan tüm tespit ve saptamalar, nesnel gerçeklikten ziyade yorumsal nitelik taşıyacak; bu durum ise değerlendirmelerin sağlıklı yapılmasını zorlaştırarak herkesi yanıltma potansiyeli barındıracaktır.
@HurAyse Ayse hanim yeni okudum. Ishtar Tapinaginin bir Tanri-çasi 'nesnel siyaseti' ögrenmis ve size had bildirmeye kalkmis. Anladigim kadariyla bu Tanri-ça muhabarat patentliymis. Yani patenti saglammis. Bilginiz olsun istedim.
Pirus zaferi, görünürde kazanılmış olmasına rağmen kazanan taraf için ağır ve telafisi güç kayıplar doğuran başarıları tanımlayan tarihsel bir kavramdır. Kökeni, MÖ 3. yüzyılda Roma’ya karşı savaşan Epirus Kralı Pyrrhos’a dayanır.
pirus zaferi, yalnızca savaş alanıyla sınırlı değildir; siyaset, hukuk, ekonomi ve toplumsal ilişkilerde de karşılığını bulur. Kısa vadede başarı gibi görünen ancak uzun vadede meşruiyet, güç, kaynak veya itibar kaybına yol açan her kazanım pirus zaferi olarak nitelendirilebilir
Ekrem İmamoğlu:
“Güzel dil Kürtçenin inkar edildiğini ve hor görüldüğünü de yaşadık. Kürtçe öğrenmeye gayret gösteriyorum, tarihi bir sorumluluğumuz var.” diyor
Yeni bir Anayasada Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde farklı dillerde topluluklar yaşadığı kayda geçerse, ‘Kendi kaderini tayin hakkı’nın devreye gireceğini iyi bilen İmamoğlu nereye koşuyor?
@360Gazete Çok doğru. Kur'anı bilenler çok iyi bilirlerki kurban kesmek ibadet değildir. Kur'anı bilmeyen okumayanlar bunu bir ibadet olarak kabul ederler.
Devlet ancak kendine karşı işlenen suçu affedebilir.
Cinayet, tecavüz, çocuk istismarı affedilemez.
Düşüncelerinden dolayı özgürlüğü elinden alınanlar içinse affa gerek yok:
Onlara özgürlük ve iade-i itibar verilmelidir.
#AfDeğilAdalet#DüşünceSuçuSuçDeğildir
@HuseyinAygun62 Hayata veda etmiş,Kendini savunamayan birine dil uzatmak cesaret değil, zavallılıktır."
Sessizliğinden faydalandığın kişi, senin gibi birine cevap vermezdi zaten."Ardından konuşmak kolay, yüzüne söyleyecek yüreğin olsaydı keşke."
🗣️@gurseltekin34:
📌Türkiye'de 5 grup her türlü özgürlüğe sahiptirler: İmar çeteleri, beton lobisi, arsa çetesi, ihale çetesi, uyuşturucu çetesi
📌İktidar 3 Y ile mücadele diyerek iktidara gelmişti
👆Bugün kendisini özgürce ifade edebilen tek grup Türkiye'yi soyanlardır
Bu boykot meselesinde asıl olay şu ki buna memur da beyaz yakalı da katılabiliyor. Sosyal medyada tepkisini gösteremeyen, sokakta eyleme gidemeyen ama artık orta sınıfın ortadan kalkmasıyla büyük buhrana giren toplumsal kesimler, buna doğrudan katılabiliyor. Fişlenmediğin bir protesto biçimi. Aslında uzun süredir yoksullaşan, ama bunun tepkisini gösteremeyen özellikle beyaz yakalılar ve memurlar -ki çarkı çeviren esasen bunlar- tepkisini gösterecek. Bu akşam yaşananların önemli bir sebebi de bu.
Genel Sonuçlar
Diktatörlerin büyük bir kısmı ya halk ayaklanmalarıyla devrildi, ya sürgüne gitti, ya da suikast ve infazlarla öldürüldü. Çok azı iktidarını barışçıl bir şekilde devretti veya doğal yollarla öldü.
Tarih boyunca birçok diktatör iktidara geldi, ancak çoğu trajik veya dramatik bir şekilde iktidarını kaybetti. İşte bazı önemli diktatörlerin akıbetleri:
2. Sürgüne Gönderilenler veya Kaçanlar
Napolyon Bonapart Fransa, 1799-1815): Waterloo Savaşı’nı kaybettikten sonra Saint Helena Adası’na sürgün edildi ve orada öldü.
Fulgencio Batista 1952-1959) Fidel Castro’nun devriminden sonra Dominik Cumhuriyeti’ne, sonra İspanya’ya kaçtı.
Francisco Franco (İspanya, 1939-1975): Doğal nedenlerle öldü ve ölümünden sonra İspanya demokrasiye geçti.
Kim Jong-il (Kuzey Kore, 1994-2011): Kalp krizi geçirerek öldü, yerine oğlu Kim Jong-un geçti.
Augusto Pinochet (Şili, 1973-1990): 1998’de İngiltere’de tutuklandı, sonra Şili’ye döndü ve yargılandı ama yaşlılığı nedeniyle hapse atılmadı.
4. Doğal Ölümle Ölenler
Josef Stalin 1924-1953): Kalp krizi geçirerek öldü, ancak bazı tarihçiler suikast ihtimalini öne sürüyor.
3. Yargılanıp Hapse Atılanlar
Saddam Hüseyin (Irak, 1979-2003): ABD’nin işgali sonrası yakalandı, yargılanarak idam edildi.
Slobodan Milošević (Yugoslavya, 1989-2000): Savaş suçlarından yargılanırken hapishanede öldü.
Idi Amin (Uganda, 1971-1979): Devrildikten sonra Suudi Arabistan’a sığındı ve orada öldü.
Jean-Claude Duvalier (Haiti, 1971-1986): Halk isyanı sonrası Fransa’ya kaçtı, sürgünde öldü.