Google Cloud Country Manager, Ex Vodafone, Cisco, Microsoft veteran. Liberating companies from legacy systems.Personal views on technology #google#googlecloud
YENİ Parti’yi kuran, milletimizdir.
İşçinin YENİ Partisi
Emeklinin YENİ Partisi
Memurun YENİ Partisi
Esnafın YENİ Partisi
Çiftçinin YENİ Partisi
Kadınların YENİ Partisi
Gençlerin YENİ Partisi
Türkiye’nin YENİ Partisi…
Hayırlı, uğurlu olsun.
🎙️ Bolu Grand Kartal Otel yangınında oğlunu kaybeden Danıştay 9. Daire Başkanı Abdurrahman Gençbay:
💬 "20 yıl önceki faili meçhulleri bulup yargının önüne çıkaran ve cezalandıran devlet, bizim Kartalkaya dosyamızda failler belli ve gözümüzün önündeyken bunları yargının önüne çıkarmıyorsa burada bir sorun vardır."
İstanbul Büyükşehir Belediyesi davasında bugün yaşananlar, ceza yargılamasındaki usuli güvencelerin yok sayıldığı hukuka aykırı uygulamalar olup adil yargılanma hakkının açık ihlalidir.
Sanığın yargılamaya etkin biçimde katılması, müdafilerin savunma görevlerini bağımsız ve özgür biçimde yerine getirmesi, çelişmeli yargı ve silahların eşitliği ilkesinin ön şartıdır.
Ceza yargılamalarında bu usul güvenceleri vazgeçilmez olup, keyfi uygulamalarla esnetilemez ve zayıflatılamaz. İlgili mahkeme savunma hakkını sınırlayan ve adil yargılanma hakkını ihlal eden uygulamalarına hemen son vermeli, duruşma düzenini sağlamaya dönük yetkisini hukuk devleti ilkesiyle uyumlu kullanmalıdır.
Bu ülkenin 15,5 milyon insanının oy verdiği, 25,5 milyon insanının imzası ile destek olduğu Cumhurbaşkanı Adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı sevgili eşim Ekrem İmamoğlu, bir buçuk yılı aşkın süredir özgürlüğünden mahrum bırakılıyor.
Hakkında 142 ayrı suçlama bulunan, 2.352 yıl hapis istemiyle yargılanan bir kişinin savunmasının tek bir güne sığdırılmak istenmesi hangi hukuk anlayışının ürünüdür?
Suçlamalar sınırsız, iddialar sayfalar dolusu; peki savunma neden süreyle sınırlandırılıyor?
Bu acele neden? Bu ısrar neden?
Adalet, yalnızca iddiaları dinlemekle değil, savunmaya da tam ve eşit söz hakkı tanımakla mümkündür.
Savunma hakkı bir lütuf değil, anayasal bir haktır.
Savunma susturulursa adalet susar.
142 suçlama bir güne sığıyorsa, mesele adalet değil; savunmayı susturma çabasıdır.
#SavunmaHakkıEngellenemez
TSK'dan ihraç edilen genç doktor Efran Tumaris Usul:
-Kurum içinde sayısız tutanak tuttum, dilekçe yazdım, her kademeye ulaşmaya çalıştım, CİMER'e başvurdum, savcılığa suç duyurusunda bulundum.
-Erlere tarihi geçmiş ilaç vermem isteniyordu. Bu yüzden erlere ilaç veremiyordum. Yeni ilaç alındığında bile erlere bu ilaçlar verilmiyordu.
-Enfeksiyon vakaları artınca, musluk suyu içtiklerini, içme suyu temini yapılmadığını, kantinde parayla bile su satılmadığını söylüyorlardı.
-Uyuz vakaları artıyordu, erlere 15-16 gündür banyo yaptırılmadığını öğrendim.
-Uyuz olmayan bir eri 17-18 gün bir odada karantinaya almışlar, erin psikolojisi bozulmuş. Ben uyuz olmadığını söylediğimde, benim mesleki bilgimi aşağılayan cümleler kuruluyordu.
-Revirdeki oksijen tüpleri boştu. Bir atak hastasına oksijen tüpleri boş olduğu için müdahalede bulunamadım.
-Doktorun görev tanımında olmamasına rağmen erlere aşı yapıyordum, çünkü acemi birliğinde yapılması gereken aşılar 3-4 ay geçmesine rağmen yapılmıyordu.
-Er kafa travması geçiriyor, başka gün başka bir er iç kanama geçiriyor, ambulans yok. Çünkü rütbeli personel ambulansı şahsi işi için götürmüş.
-Sevmedikleri erlere sevk, rapor, istirahat verdiğimde, numara yaptıkları söyleniyor ve bu kararlarım uygulanmıyordu.
-Bulaşık yıkayan erlerin elleri egzama oluyordu, uyarıyordum ama bir eldiven bile verilmiyordu.
-Yemekhaneye gelmem istenmiyordu, yemeğimi erlerle gönderiyorlardı. Ben asker kızıyım, babam rütbeli olmasına rağmen hayatında bir ere kendi yemeğini taşıttırdığını görmedim.
This morning at 08:10, in my prison cell, I was notified of the court’s arbitrary decision: I am barred from attending my own trial.
The indictment bears my name. The case was built around me. Yet the court blocks me and restricts the defense of those facing the gravest charges, and their lawyers.
This is not a trial. It is a severe violation of the most basic right of defense, the pinnacle of what jurists call “enemy criminal law.”
A panel redesigned after the case was filed, in open defiance of the principle of the natural judge, can claim neither independence nor impartiality. As of today, it has abandoned even the appearance of judicial process. The “lawlessness of the century” has collapsed into a pile of extrajudicial execution.
And all this happens while Türkiye hosts the leaders of the democratic world in Ankara. The elected Mayor of Istanbul and the Presidential candidate of the democratic opposition is silenced in a courtroom he is not allowed to enter.
I am exposing this lawlessness.
🔴 İmamoğlu'nun davalarını izleyen AP Türkiye Raportörü Sánchez Amor:
🗣️ "Aynı kişinin 3 ayrı davada aynı gün savunma yapmak zorunda bırakılması tesadüf değil. İstatistiksel olarak bunun bağımsız bir yargı sisteminde gerçekleşmesi mümkün değil."
🗣️ "Durumun daha kötüye gidebileceğini düşünmek istemiyorduk. Ancak iktidarın hayal gücü her defasında sınırları aşmayı başarıyor."
When a stand-up comedian is arrested in handcuffs as if he were a national security threat, the problem is not comedy. The problem is @RTErdogan ’s fear of free citizens. Days before the NATO summit in Ankara, Turkey is exposing the reality behind the façade: critics, activists and artists are being silenced while leaders prepare for the photo-op. NATO cannot claim to defend democracy abroad while ignoring repression within its own ranks. Free speech is security too.
Deniz Göktaş’ı ters kelepçe ile kelepçeleyince ne oluyor acaba ! Kime gösteri yapıyorsunuz ?
Sanıyor musunuz ki o çocuk sizin bu gösterinizi çok ipliyor.
Siz gençlere ihanet ettiniz. Geleceklerini yaktınız. Hayallerini ellerinden aldınız. Doğdukları ülkede mutsuz ettiniz.
Onlar da sizi hiç ama hiç iplemiyor.
Mizahın tamamen yasaklanacağı ve kabul görmeyeceği günlere doğru koşar adım gidiyoruz.
Plastip şovlardan, Soyut Padişah gibi oyunlardan geldiğimiz noktaya bakın.
Deniz Göktaş gibi korkmayan ve olması gerektiği gibi mizah yapanın başına gelenleri görün.
Yarın arkadaşlarınızla kendi aranızda bir siyasetçiyle ilgili konuştuğunuz zaman bile sesiniz içinize kaçtığında, fısır fısır ve korkarak konuştuğunuzda hatırlarsınız.
#DenizGöktaşSerbestBırakılsın
Futbol Milli Takımı ve başarısız sonuç sadede TD inadı değil, Amerika’da yaşayan bir Türk olarak insanların bunu bilmesi lazım. Bir çok milli takım Amerika Futbol Federasyonu tarafından cüzi bir ücret karşılığı önerilen kamp yerlerini kabul etmedi. Lojistik, saha, konaklama ve hava sıcaklığının etkisiyle büyük çoğunluk kendilerince uygun olacak şartlarda yer tuttular. Eskiden TFF bize danışır biz de çalışıp olabilecek en makul lokasyon tercihlerini bildirirdik. Bu ölçüsüz, kifayetsiz, liyakatsız, yalaka başkan ve ekibi hava sıcaklığının 52 dereceyi gördüğü Arizona eyaletinin çölünde kamp kurdu. Olağanüstü sıcaklığın yanısıra antrenman sahası futbolcuları sakat bırakabilecek kadar rezildi. Bu kamp sahasından ilk maç için tam 3400 km uçarak iklimin çok farklı olduğu Vancouver, Kanada’ya gittiler. Sonra bu kadar yolu geri gelip henüz saat ve iklim farkına alışamadan 1350 km daha uçarak San Fransisco’ya geldiler. San Fransisco ile New York arası saat farkı tam 4 saat. Vücut daha uyum sağlamadan tekrar aynı yolu geri dönüp 1500 km daha yol giderek Amerika ile oynadılar. Bu basiretsiz beceriksiz yönetim son yılların en iyi kadrolarından birini hem politikaya alet ederek hem de süründürerek bu duruma gelmesine öncülük etti. Başkan olacak yavşak kendisini eleştirenleri henüz kendi mal varlığını bile açıklayamayan gayrimenkul zengini adalet bakanına şikayet edebilecek kadar da densiz biri. Bu rezilliği sizlerle paylaşmak istedim. Sesimiz çıkmadıkça daha çok ensemize şaplak yer lokmamızı teslim ederiz.
Psikoloji bölümünü birincilikle bitiren arkadaşımızı kutluyoruz. Zekice yazılmış bu metni paylaşmadan edemedik. Mücadele her yerde her alanda!
-Bilkent Üniversitesi 2026 Mezuniyet, 1. Gün.