🤡🎪 Sirk Ligi bir sezonu daha bitirirken Sirkin baş Cambazı GS'den kalan son 3 haftada göreceklerimiz:
- Hunharca kollanmasını örtbas etmek için GS'ye çıkacak hatalı kartlar ve verilecek penaltılar.
- Maç sonu ve öncesi espriler yapan, hakem öven, kenarda rakip hoca ve oyuncularla şakalaşan Okan.
- Rakiplerine sarılan, düşürünce kaldıran Osimhen.
- "Top benden çıktı" diye korner kararını iptal ettiren Barış Alper.
- Futbol kardeşliktir, bizi saha dışına çekmeye çalıştılar hep saha içinde kaldık tarzı açıklamalar yapan Dursun Özbek.
- Guendouzi çok iyi, Kanté yaşı kaç olursa olsun efsane tarzı Fenerbahçeli oyuncuları, Tedesco'yu övecek trol GS yorumcular.
- Bütün sene en az 7 maçta hakem doğramamış gibi tüm sebebin Fenerbahçe'nin kötü kadrosu, hocası olduğunu anlatacak sözde Fenerbahçeli yorumcular.
Ne kaldı, unuttuğumuz bir şey var mı?
Tedesco’nun sırf iyi niyetli imajına ısındığım için gidişine üzüldüm ama ne olursa olsun fenerbahçede başarılı olacak bi hoca değildi..mourinho için de tedesco için de tüm yabancı hocalar için de aynı şey geçerli, hepsi atletik takım kurar ve atletik oyun oynatır. Bunun sebebi “modern futbolun gerekliliği” olduğu için falan değil. Hiçbir yabancı hoca oturup da tr ligini takip etmez, bu takımların geçmişlerini bilmez. Sen adama parayı verip fenerin başına getiriyorsun, adam bakıyor 13 yıldır şampiyon olamayan bi takım var, karşısında da 13 yılda 6 defa şampiyon olmuş, osimhenli saneli bi rakip var. O adamlar bu tabloya bakınca “ben bu ligin dortmundunun başına geldim” diye düşünüyor, biyandan her yabancı hocanın kafasında Avrupa başarısı da olduğu için hepsi atletik takım kurup atletik oyun oynatmaya çalışıyor. Yani onlar fb-gs rekabetini inter-milan rekabetinin tarihi gibi görmüyor, cidden bayern-dortmund rekabeti gibi görüyor..mourinhonun şampiyonluk için çıktığı arenada 1 puan alınca başarı saymasının da, tedesconun arenaya sidiki-neneyle çıkmasının sebebi de bu. Atletik oyun beklentinin az olduğu, stressiz, sürpriz kovalayan takımda iş yapar. Büyük takım karakterindeki, hele ki 13 yıllık şampiyonluk stresi yaşayan takımda işe yaramaz. Fenere atletik takım kuruyorsun, hiçbir anadolu takımını çözemiyosun, ilk 30 dakikada maçları koparamıyorsun, taraftarı da coşturamıyorsun, 13 yıllık stresle de birleşince 60’tan sonra herkesin eli ayağı titremeye başlıyor, atletik topçular genelde kontrolü ele alıp stresle başa çıkabilecek topçular da olmadığı için, takımın da eli ayağı titremeye başlıyor. Kulağa çok çomarca gelecek biliyorum ama atletik oyun demek “biz bu yarışın zayıf olanıyız, dortmunduyuz, fırsat kovalayanıyız” algısını yaratır, bu algıyla oynatıp, arenaya “boşluk fırsatı bulursa koşsun” diye sidiki neneyle falan çıkınca da, talisca penaltı kaçırdığında tüm takımın psikolojisi çöker, “biz dortmunduz bunlar bayern, fırsatı kaçırdık şimdi bizi oyacaklar” korkusu çöker takıma. Git 2-3 yıl şampiyon ol, şu stresten bi kurtul ondan sonra istersen git simeoneyi getir ama şampiyonluk stresi yaşayan büyük takımın başarılı olması için ligi bilen ve teknik oyun oynatan hocaya mecbursun.