Bazen sadece tanımadığın birine içini dökmek istersin. Karşındakinin bir çare olamayacağını, belki sadece sessizce dinleyeceğini bile bile... Sırf o içindeki tıkanıklık biraz olsun hafifler mi umuduyla. Bazen kelimelere sığınıp kendinden kaçmak istiyor insan.
14 yaşındaki kızı Işıl Öykü için adalet arayan baba Yunus Dinç, cinayetin üzerinin nasıl örtüldüğünü anlattı:
“Kızım Pendik sahil yolunda, yaya geçidinden karşıdan karşıya geçmeye çalışırken yüksek hızla gelen aracın kırmızı ışıkta geçmesi sonucu bütün kemikleri kırılarak, bütün iç organları parçalanarak, kafatası çatlayarak olay yerinde öldürüldü.
Tüm şahitler araç sürücüsü kadın demesine rağmen bir erkek teslim oldu. 15 mobese kamerası 1 buçuk saat boyunca arızalıymış.
Bu erkeğin tuttuğu avukat, 3 günde 3 savcı değiştirtiyor. Yeni savcı 1 günde iddianameyi tamamlıyor. Ne tanık ne sanık ifadesi, ne de delil toplama ihtiyacı hissediyor.
14 yaşındaki çocuğun öldürüldüğü bir olayda 1 günde iddianame yazılıyor.
Hakim de bu iddianameyi onaylayıp kızımın katilini 4. günün öğleninde dışarı çıkarıyor. Tutuksuz yargılanıyor.
Biz buna kaza değil, cinayet diyoruz.”
Zorla uyuşturucu verilerek cinsel istismarda bulunulan ve katledilen Selime Bağcı için annesi Arife Balcı adelet istiyor:
“Kızım Selime’ye rızası dışında uyuşturucu verdiler, fuhuşa zorlayıp uçurumdan aşağı attılar.
Devlet büyüklerine sözü geçen birileri var. Kızımı adli tıpa götürmediler, otopsi yaptırmadılar.”
Ferdi başkanın seçim kampanyasını ben yaptım.
Madem bu kadar para verilmiş;
Biz neden Seçim Koordinasyon Merkezi( Skm) dahi olmadan kampanya yaptık! Bütün toplantılarımızı Ferdi başkanın mimarlık ofisinde ya da Chp Manisa İl başkanlığında yaptık?
Bizim neden seçim otobüslerimiz, araçlarımız yoktu?
Biz neden medya satınalma yapamadık!
Ferdi Başkan kampanya giderlerini neden cebinden karşıladı?
Ferdi başkan bütün kampanyayı neden 2015 model bir araçla tamamladı?
Ben bütün kampanya süresince neden kendi aracımı kullandım, benzinimi dahi kendim karşıladım?
Neden, kampanya için çalışan gönüllüler dahil, herkes kendi yemek paralarını kendileri ödedi?
Sahaya çıktığımızda Milletvekilleri, İl Başkanı, yöneticiler kendi ceplerinden harcama yaptılar ?
Hayatını kaybetmiş, cevap veremeyecek bir insan üzerinden Genel Başkan Özgür Özel’e saldırmayı, karalamayı göze alacak kadar alçalmazsınız diye düşünüyorduk.
Kaybedecek ne çok şeyiniz var ki buna dahi tenezzül ediyorsunuz!
Ya amk ben İç Anadolu Alevisiyim. Yedi sülalem CHPli. Yalan mı söyleyeceğiz. Yedi sülalem kk denen vasıfsıza sövüyor. Neymiş tabanda tepki yokmuş. Yarramı yok
@kilicdarogluk Büyük çınarlardan bahsediyorsunuz ancak o çınarın köklerini kurutanların başında geldiğinizi görmezden geliyorsunuz. Ne yol arkadaşıyız, ne de kardeş; bu süslü cümleler artık hiçbirimizi ikna etmiyor.
Seçmen değişim diye haykırırken, 'mutlak butlan' gibi kılıflarla koltuk hesabı yapmak irade gaspıdır. Hukuken boşlukta olan bu çaba, vicdanlarda da karşılıksızdır. Halkı yok sayan bu inadı tarih affetmeyecek. @kilicdarogluk
Siz bakmayın Özgür Özel şunu yanlış yaptı bunu yanlış yaptı diye yumuşak sedirinde kıçından ahkam kesenlere. Özgür Özel tek başına müthiş bir demokrasi mücadelesi veriyor. Genel merkezden çıkması bile partiyi korumak için yaptığı bir hamle parti binasına polis yollayan utanmazlara karşı bir CHP lilik gösterisi.
Saray’ın yargısının hukuksuz kararını tanımıyoruz, kabul etmiyoruz.
Demokrasiye yönelik bu müdahaleye karşı tüm üyelerimizi babaocağımıza, 81 ilde il ve ilçe başkanlıklarımıza ve Genel Merkezimize çağırıyoruz.
Geri adım yok, mücadeleye devam.
Ben size iktidara gül bahçesinden geçerek gitmeyi vadetmiyorum.
Ben size acıya katlanmayı ama teslim olmamayı vadediyorum.
Ben size onur, haysiyet, cesaret ve mücadele vadediyorum!
Şimdi de TRT spikerine taktılar. Kovdurmaya, yapabilirlerse içeri attırmaya çalışıyorlar. Neden?
Köpeklerimi seviyorum dedi diye.
Neden bu kadar kötüler ve zalimler?
Çünkü yapabiliyorlar…
İnsanları işinden aşından etmek artık bir hobi, bir boş zaman aktivitesi haline geldi. Artık keyif almak için zalimlik yapar haldeler.
Sürekli nefret saçıyor ve kurban istiyorlar.
Yazık…
Siyah önlüklerden beyaz gömleklere geçtik ama okulları hala gri bir korkunun içine hapsediyoruz. Maraş ve Urfa'da yaşananlar gösterdi ki; kalem tutan elleri koruyamayan her sistem, temelinden çürümüştür. Çocukların korktuğu bir ülkede, hiçbir yetişkin masum değildir.
bi yanda dün ahmet telli'yi ziyaret eden özgür özel, diğer yanda bugün ibrahim tatlıses'i ziyaret eden kılıçdaroğlu, şu iki kare bile kimin ne olduğunu anlatıyor