Eyvallah, İhsan Fazlıoğlu hocamız yine bam telinden yakalamış. Allah razı olsun. Ömrüne, irfanına bereket...
Kahramanmaraş'tan, Ökkeş abinin cenazesinden, dostlarla dönerken önüme düştü bu güzel twet. Tevafukun böylesi!
Aha dünya, işte bu aşağıdaki resim kadardır. Teneşire er gibi uzanmak, musalla taşına dostlarının şehadetiyle ve mertçe konulmak ve ardından hayırla, hatırla anılan bir yâren olarak kara toprağın bağrında yatmak ne mutlu bir sondur!
Allah bes bâki heves...
Biz, Muhsin Başkan'dan tevarüs ile bir ruhu iliklerimize kadar işledik ve ağabeylerimizden nakille bir karakteri de tüm vecheleriyle uhdemize aldık.
Başka türlüsü ömre ziyandır, şu üç günlük ve yalan dünyada buna gerek de yoktur.
Biz, itiraz, muhakeme ve muhasebe kültürü ile büyüdük. Hep sorguladık, hep meselenin aslını, künhünü irdeleyenlerden olduk.
"Hayhay, efendim!"ci ve "Zât-ı âlileriniz bilir, efendim!" diyen vıcık vıcık tipolojilerden olamadık hiç!
Konuşması gereken yerde susanlardan ve kafasını öte tarafa çeviren ufakçı, menfaatçi tiplerden de olmadık ya, bu şeref bize yeter!
Maslahat dininin "yavşak" müntesiplerinden olmadık hiçbir zaman!
Arkadan konuşmadık, yüze göze itiraz ahlâkı ile kuşandık hep tavrımızı.
Güçlüyken ve yapabilecekken yapmadıklarımızın bizi asaletli ve şahsiyetli kılacağını bilerek koyduk yastığa başımızı.
Hakikati eğip bükmedik. Hayatımız hep bir istikamet üzerine oldu, elhamdülillah.
Böyle yaşar, böyle ölürüz, inşallah.
"Münafık, kâfirden eşeddir." diye bilerek büyüdük. Allah'ın ve milletin düşmanlarına düşmanlığımız var diye, umutla yaşadık. Adam satmayı küfürle eş gördük. Kavgada, mücadelede de hep en önde olduk, elhamdülillah.
Doğrunun, haklı eleştirinin kavgasını vermenin vicdani rahatlığı ile yoldaş; hakkaniyet ile hemhâl olduk.
Öfkemiz hak için,
kızgınlığımız halk için,
tavrımız da daha iyisi olsun diye oldu hep!
Dostlarımız için, yeri geldiğinde almamız gereken tavırdan asla geri durmadık.
Dostlarımızın şerefi, onuru ve itibarını kendi izzetimizden daha üstün bildik ve adam gibi durmamız gerekiyorsa da adam gibi durduk.
Bize yakışanı yaptık, yakışmayandan beri durduk. Şükürler olsun. Ne gam!
Konformizm dininin, halının altına süpürme kolaycılığının ve nemelâzımcılık ahlâksızlığının (p)lastikleştirdiği ruhlardan ve insanlardan hiçbir şey olmaz!
Kifayetsiz muhterislerin kahpe tasallutlarına, alçak iftiralarına karşı tek bir arkadaşımızın zerresini dahi feda etmedik. Edenler, hüsrandadır. Kendileri bilir!
O habis ruhlular da ilk virajda belli olur!
Düz yolda herkes şofördür; zorlu yollarda görünür, kim dost, kim düşman!
Kim esas ve hakikatlı âdem, kim yoz ve çoraklaşmış âdem..!
Hele bir sallan, görürsün, kim kardeş, kim kalleş..!
Tarih, vicdan ve hakikat muhakkak ki en güzel yargıçtır. Allah, doğrularla beraberdir. Allah, âdildir! Allah, kerîmdir!
Bu yukarıda yazdıklarımız, tüm dostlarımız için, ömrümüze dua olsun. Bugün cenazede bu duaya böylesi bir itibar gördük. Biz, yukarıda böyle diyoruz da bakalım musalla taşında dostlarımız ne diyecek? Bu güzel vedalar, bize de nasip olsun. Allah, son nefeste, hakiki dostların şehadetinden, imandan ve itibardan geri koymasın.
Allah'a teslimiz...
Vesselâm.
Eyvallah, İhsan Fazlıoğlu hocamız yine bam telinden yakalamış. Allah razı olsun. Ömrüne, irfanına bereket...
Maraş'tan, Ökkeş abinin cenazesinden, dostlarla dönerken önüme düştü bu güzel tweet. Tevafukun böylesi!
Aha dünya, bu aşağıdaki resim kadardır. Teneşire er gibi uzanmak, musalla taşına dostlarının şehadetiyle ve mertçe konulmak ve ardından hayırla, hatırla anılan bir yâren olarak kara toprağın bağrında yatmak ne mutlu bir sondur!
Allah bes bâki heves...
Biz, Muhsin Başkan'dan tevarüs ile bir ruhu iliklerimize kadar işledik ve ağabeylerimizden nakille bir karakteri de tüm vecheleriyle uhdemize aldık.
Başka türlüsü ömre ziyandır, şu üç günlük ve yalan dünyada buna gerek de yoktur.
Biz, itiraz, muhakeme ve muhasebe kültürü ile büyüdük. Hep sorguladık, hep meselenin aslını, künhünü irdeleyenlerden olduk. "Hayhay, efendim!"ci ve "Zât-ı âlileriniz bilir, efendim!" diyen vıcık vıcık tipolojilerden olamadık hiç! Konuşması gereken yerde susanlardan ve kafasını öte tarafa çeviren ufakçı, menfaatçi tiplerden de olmadık ya, bu şeref bize yeter!
Maslahat dininin "yavşak" müntesiplerinden olmadık hiçbir zaman!
Arkadan konuşmadık, yüze göze itiraz ahlâkı ile kuşandık hep tavrımızı.
Güçlüyken ve yapabilecekken yapmadıklarımızın bizi asaletli ve şahsiyetli kılacağını bilerek koyduk yastığa başımızı.
Hakikati eğip bükmedik. Hayatımız hep bir istikamet üzerine oldu, elhamdülillah.
Böyle yaşar, böyle ölürüz, inşallah.
"Münafık, kâfirden eşeddir." diye bilerek büyüdük. Allah'ın ve milletin düşmanlarına düşmanlığımız var diye, umutla yaşadık. Adam satmayı küfürle eş gördük. Kavgada, mücadelede de hep en önde olduk, elhamdülillah.
Doğrunun, haklı eleştirinin kavgasını vermenin vicdani rahatlığı ile yoldaş; hakkaniyet ile hemhâl olduk.
Öfkemiz hak için,
kızgınlığımız halk için,
tavrımız da daha iyisi olsun diye oldu hep!
Dostlarımız için, yeri geldiğinde almamız gereken tavırdan asla geri durmadık.
Dostlarımızın şerefi, onuru ve itibarını kendi izzetimizden daha üstün bildik ve adam gibi durmamız gerekiyorsa da adam gibi durduk.
Bize yakışanı yaptık, yakışmayandan beri durduk. Şükürler olsun. Ne gam!
Konformizm dininin, halının altına süpürme kolaycılığının ve nemelâzımcılık ahlâksızlığının (p)lastikleştirdiği ruhlardan ve insanlardan hiçbir şey olmaz!
Kifayetsiz muhterislerin kahpe tasallutlarına, alçak iftiralarına karşı tek bir arkadaşımızın zerresini dahi feda etmedik. Edenler, hüsrandadır. Kendileri bilir!
O habis ruhlular da ilk virajda belli olur!
Düz yolda herkes şofördür; zorlu yollarda görünür, kim dost, kim düşman!
Kim esas ve hakikatlı âdem, kim yoz ve çoraklaşmış âdem..!
Hele bir sallan, görürsün, kim kardeş, kim kalleş..!
Tarih, vicdan ve hakikat muhakkak ki en güzel yargıçtır. Allah, doğrularla beraberdir. Allah, âdildir! Allah, kerîmdir!
Bu yukarıda yazdıklarımız, tüm dostlarımız için, ömrümüze dua olsun. Bugün cenazede bu duaya böylesi bir itibar gördük. Biz, yukarıda böyle diyoruz da bakalım musalla taşında dostlarımız ne diyecek? Bu güzel vedalar, bize de nasip olsun. Allah, son nefeste, hakiki dostların şehadetinden, imandan ve itibardan geri koymasın.
Allah'a teslimiz...
Yiğitlik ile Anılan Bir Ömür: Ökkeş Şendiller,
Türkiye yakın siyasi tarihinin en tartışmalı ve sancılı dönemlerinde öne çıkan isimlerden biri de kuşkusuz Ökkeş Şendiller’dir. Onu önce namı ile tanıdık. İsmi elbette bir anlam ifade ediyordu fakat “yiğit, yürekli adam” denince akla doğrudan Ökkeş gelirdi. Öyle ki, adının sözlük anlamı adeta onun şahsında yeniden tanımlanmıştı.
Gençlik Yılları ve Maraş Olayları,
Daha 20'li yaşlarındayken, dönemin birçok genci gibi kendisini Kahramanmaraş olaylarının içinde buldu. Ancak en trajik olanı, herhangi bir dahli olmadığı halde olayların baş sanığı olarak yargılanmasıydı. Uzun yıllar süren ileriki yaşlarda işitme kaybına varan işkenceler, baskılar ve ağır yargılamaların ardından suçsuzluğu ortaya çıktı ve beraat etti. Ne var ki beraat kararı kamuoyundaki algıyı silemedi; ömrü boyunca “Maraş Katliamı sanığı” yaftasıyla anılmak durumunda kaldı. Bu durum, onun hem kişisel hayatını hem de siyasi kariyerini derinden etkileyen bir talihsizlik oldu.
Siyasete Adım: MÇP İl Başkanlığı,
1989 yılında MÇP Kahramanmaraş İl Başkanı olduğunda, şehirde büyük bir sevgiyle karşılandı. O dönem Kahramanmaraş’ın toplumsal hafızasında Ökkeş Şendiller’in adı adeta bir güven ve umut kaynağıydı. Hastanelerde bir hasta başucunda gördüğü “Ökkeş Başkan’ın çiçeği” ile moral buluyor, fakat çoğu zaman bu çiçekler bizzat onun tarafından değil, kendisini seven sağlık çalışanları tarafından gönderiliyordu. Bu küçük ama anlamlı ayrıntı, halkla kurduğu samimi ve içten bağın güçlü bir göstergesiydi.
1991 yılında Kahramanmaraş Milletvekili seçildi.Partisinden koparılarak 1993 yılında yeni bir parti kurmak durumunda bırakılan Muhsin Yazıcıoğlu ve arkadaşlarının yanında yer aldı.
Siyasi kariyerindeki en verimli günlerini uzun yıllar hizmet verdiği BBP'de Muhsin Başkan'ın en yakınında geçirdi.
Ökkeş Şendiller, siyasette “düz adam” kimliğiyle tanınıyordu. Siyasi cambazlık yapmaz, doğruları açıkça dile getirirdi. Anadolu’nun saf Türkmen damarını temsil ediyordu ki bu tanımlamayı şahitlik ettiğim onca tavrından biliyorum. Omurgalı bir duruş sergileyen, cesaretiyle öne çıkan bir lider profili çizdi.
Merhum Muhsin Başkan ile Kardeşlik Hukuku
Merhum Muhsin Başkan'ın vefatından iki yıl kadar önce, bazı gerekçelerle partiden istifa etse de, bağlarını koparmadı. 2009’da Muhsin Yazıcıoğlu’nun şehadetiyle sonuçlanan elim hadiseden sonra da, hem dava sürecinde hem de aileye verilen destek noktasında yanlarında oldu.
Talihsizlikleri,
Ökkeş Şendiller, güçlü liderlik vasıflarına sahipti. “Kurtuluş refleksi yüksek”, omurgalı, cesur bir insandı. Kitlelere hitap ederken yüreğinin sesini duyurur, toplulukları adeta titreten bir hitabet gücü sergilerdi. Bununla birlikte, geçmişten kalan “Maraş olayları sanığı” yaftası, siyaset sahnesinde önünü açmasına engel oldu. Türkiye’nin en çok ihtiyaç duyduğu, eksikliğini hissettiği siyasetçi profiline sahip olsa da bu bariyeri aşamadı.
Mirası ve Hatırası
Uzun yıllar birlikte görev yaptık gördüğüm o ki Ökkeş abi, bütün talihsizliklerine rağmen milliyetçi–mukaddesatçı camia nezdinde önemli bir saygınlık bıraktı. Uzun yıllar boyunca birlikte siyaset yapanlar, onu “önemli ve gerekli bir adam” olarak tarif ederler. Geride yalnızca siyasal bir miras değil, aynı zamanda “adamlık” bıraktı. Onun yaşamı, Türk siyasetinde dürüstlük, mertlik ve vefa kavramlarıyla anılan bir hatıra olarak yerini aldı.
Ökkeş Abi’nin hayatı, hem bir trajediyi hem de bir vakarı içinde barındırır. Talihsizliklerle gölgelenmiş olsa da, şahsiyetinde saklı kalan mertlik ve yiğitlik, onu tanıyanların hafızasında silinmez bir iz bırakmıştır. Bugün geriye baktığımızda, onun hayatından çıkarılacak ders, her türlü siyasi oyunun ötesinde “düz durmanın” ve “omurgalı kalmanın” değeridir.
Allah rahmet eylesin. Mekânı cennet, derecesi âlî olsun.
Yiğit Dava Adamı Nizam-ı Alem ocaklarında yetişen gençliğin idolü olan 19.dönem Kahramanmaraş mv. Ökkeş şendiller başkanın cenazesine TBMM de katılım Sağladık Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun.
Töre roman ödülü sahibi roman yazarı dostumuz Hasan Kayıhan, o sırada Irak'ta savaş muhabirimiz olan Ökkeş Şendiller ve bendeniz ya Millet gazetesi, yahut Doğuş dergisi için konuşuyoruz. Bugün Ökkeş Beyi kaybettik. Ruhu şad olsun.
19. Dönem Kahramanmaraş Milletvekili, Muhsin Yazıcıoğlu’nun yol arkadaşı, ağabeyim Ökkeş Şendiller’in vefatını derin bir teessür ile öğrendim.
Vatanı savundular, milleti savundular, devleti savundular, bayrağı savundular, ülkeyi ve ülküyü savundular. İftiralara maruz kaldılar. İhtilal mahkemelerinde kendilerini savundular. Millet vicdanında ve ihtilal mahkemelerinde hep beraat ettiler, tertemiz kaldılar. Mahzun göçtüler, ülkülerinin mürüvvetini göremediler. Bir hazan vakti, bir hüzün nesli olarak birer birer dünyaya veda ettiler. Allah rahmet eylesin!
“Muhakkak Allah’tan geldik, ve yine O’na döneceğiz”
Ülkücü Hareket’in sembol isimlerinden Değerli Ağabeyim,19.Dönem BBP Kahramanmaraş Milletvekili Ökkeş Şendiller Hakk’ın rahmetine kavuşmuştur.
Başta ailesi olmak üzere, bütün sevenlerine başsağlığı diliyorum.
Allah rahmet eylesin.
Ökkeş Şendiller...
Gençliğimizin, Muhsin Başkanlı yıllarımızın sembol isimlerindendi. Anadolu'da Ökkeş Abi, Mahir Abi demek ne demek, o yıllarda Ocaklı olanlar bilir. Ökkeş Şendiller'in vefatıyla o ruha yârenlik eden herkesin, hepimizin içinden bir şeyler koptu gitti.
Hepimiz, yüreğimizden bir parçayı kaybetmiş gibiyiz, değil mi?
Anadolu için Ökkeş demek, yılmaz bir mücadele iştiyakı, Muhsin Başkan'ın cesur ve satın alınamaz bir yol arkadaşı demekti. Şu yalan dünyanın güzel ve kahramanlık hatıralarından biriydi Ökkeş Abi. 28 Şubat'ın er ve erkek sesiydi. Cuntaya, zalimlere eyvallahsızlığı bize ruh vermişti.
Biz, böyle bildik ve hep böyle tanıdık.
Allah var. Şehadet sonrası süreçte de bu vasfa layık yaşadı ve kırılmalarda, tavır alınması gereken yerlerde de bizi hiç şaşırtmadı. Siyasetin yavşak ve kahpe tabiatının eğip bükemediği mert bir adamdı. Doğru yaşadı, doğru durdu.
Ökkeş Şendiller, bizim neslin yiğitlik ve adamlık idolüydü. Öyle yaşadı, öyle ahirete irtihal etti. İyi bilirdik, mert bilirdik. "Garamurat, ne oluyor, ne yapıyorsunuz?" demişti bana. Koca bir ömrün hülâsası olan o acı nasihatleri, kulağıma küpedir! Var olsun. Ağabeyler azalıyor! Sayıca zaten az olanların ve dosdoğru duranların hâlâ hayattayken ve yaşıyorlarken kıymetlerini bilmek lâzım.
Allah rahmet eylesin. Ailesinin ve camiamızın başı sağ olsun. Son vazifemizi yapmak için, Cuma günü Kahramanmaraş'ta olacağız, inşallah.
Önden gidenlerimize selâm olsun.
Rahmet ve dua ile...
ÖKKEŞ ŞENDİLLER AĞABEY HAKKA YÜRÜDÜ
İnna Lillâhi ve İnna ileyhi raciun.
Her geçen gün artıyor yalnızlığımız. Güzel insanlar, kadim dostlar, dava adamları bu fani dünyadan ebedi aleme göçüyorlar.
Ömrünü Ülkücü Harekete Aziz Türk Milleti’ne Vakfetmiş Muhsin Yazıcıoğlu’nun dâvâ ve yol arkadaşlarından ADAM GİBİ ADAM hareketimizin önde gelen isimlerinden çilekeş, vefakâr, fedakar, dava adamlarından ÖKKEŞ ŞENDİLLER AĞABEY HAKKA YÜRÜDÜ, SONSUZLUĞUN SAHİBİNE KAVUŞMUŞTUR.
Ölümün kol gezdiği, kızıl namluların kan kustuğu 70’li Yılların Türkiye’sinde en önde dövüşenlerdendi.
Komünist ve bölücülerin hep hedefinde oldu. İç savaş tahrikçileri, vatan hainleri, Türklük düşmanları, 47 yıldır iftiralarla, algı operasyonları ile saldırdılar ve hedef gösterdiler.
1978 yılının Aralık ayında meydana gelen K.Maraş olayları ile ilgisi ve alakası olmamasına rağmen dönemin CHP iktidarı ve emniyet içindeki POL-DER adlı kızıl çetenin düzenlediği bir komplo ile cezaevinde yattı.
İdamla yargılandı, işkencelerden geçirildi; ama asla davasından taviz vermedi.
K.Maraş olaylarından BERAAT etti. Mücadeleyi bırakmadı.
12 Eylül sonrası MÇP de siyaset yaptı. K.Maraş halkının teveccühü ile Milletvekili seçildi.
Meclisdeki çalışmalarında daima hakkı ve hakikatı haykırdı.
Milletimizin hislerine tercüman oldu.
BBP Kurucularındandır. Başkanlık Divanında bulundu ve uzun yıllar Genel Başkan Yardımcılığı yaptı.
Yolundan dönmedi..
Döneklerden olmadı..
İstikametini bozmadı..
Çizgisinden sapmadı..
Güce biat etmedi..
Makam mevkii ve İkbal peşiden koşmadı..
Ülkücü gibi yaşadı..
Ülkücü gibi hareket etti.
Vefatından bir kaç gün önce telefonda görüşmüştük çok üzgünüm. Vefatını teessürler öğrendim.
Çok kıymetli bir dava adamını kaybettik.
Muhsin Yazıcıoğlu’nun dava ve yol arkadaşları onu asla unutmayacak.
Alperen hareketi daima özlem, minnet ve rahmetle anacaktır.
Ruhu şad mekanı cennet olsun.
ÜLKÜCÜ HAREKETİN BAŞI SAĞOLSUN
Ülkücü hareketin önemli isimlerindendi. Ökkeş Şendiller ağabey de vefat etmiş. Kendisine Allah'tan rahmet, ailesine, dostlarına ve sevenlerine başsağlığı diliyorum.
Hamas paylaştı !!!
Asa-yı Musa operasyonu başladı ve Komutan Ubeyde...
Resimde, Kızıldeniz'in yarılması resmedilmiş. Hz.Musa (as) ve halkı kurtulduysa, Gazze için de elbette bir çıkış gösterecektir Rabbim...
La Tahzen, İnnâllahe Meana" 🇹🇷
#AsayıMusa#EbuUbeyde