"Mütalaadan mütalaaya, dersten derse, sohbetten sohbete, konferanstan konferansa; öyle sade, öyle mütevazı, öyle muhabbetli ve hayranlık uyandırarak geçen bir ömür..."
Bir tarihçinin(!) şu yorumu yapması akıl alır gibi değil.
Taht dediğin araba direksiyonu mu ki ben yoruldum oğlum sen sür diyeceksin.
Öyle her baş kaldırana taht devredilse ne olur bu devletin hâli.
Sizin senaryoda ilk ölen Kanuni olurdu. Ve daha nicesi
Kanuni, Safevi Seferi’ne yaşlılıktan dolayı gidemiyor. Yerine sadrazam Rüstem Paşa’yı göndermeye kalkıyor. Oğlun Mustafa 40 yaşına gelmiş, gayet de altyapılı, kaliteli yetişmiş. 2.Beyazıt’ın tahtı oğlu Yavuz Sultan Selim’e bırakması gibi, “oğlum sen geç” diyebilmeliiydi bence. Ancak dışardan ve 500 yıl sonradan konuşmak tartışılır. Bizim bilmediğimiz Mustafa’yla alakalı başka bir şeyler biliyor muydu ? Maalesef bunları bilmiyoruz.
Tasavvuf demek edep demektir.
Benim şeyhim hepinizin şeyhini dövere muhabbet getirmek avamın işidir. Bunca yıldır o rabıta seni avamlıktan çıkaramadıysa rabıtanı da sorgula.
Sanki ben topladım bu kalabalığı demek istiyorsun da diyemiyorsun gibi gibi
Hiçbir şeyhin dirisi bu cemâati toplayamazken, Mahmûd Efendi Hazretleri vefâtından sonra topluyorsa bu tasarruf değil de nedir?!
Nakşibendî tarîkatının üveysî olduğu ve Mahmûd Efendi Hazretleri'nin kabrinden râbıtasıyla terbiye ettiği bugün daha iyi anlaşılmıştır.
“Mahmûd Efendi kabirden terbiye edemez” diyenler o zaman siz dışarıdan terbiye edin de görelim. Kabirden terbiye işte böyle oluyor.
@muhittinodemis Al birini vur ötekine sanki siz iyisisiniz. Manevi büyüklerin en büyük düşmanı ona bağlı olduğunu sananlardır.
Sanıyorum ki mahşerde hepinizin yakasına yapışacaktır.
@sadiktanrikulu Mesele Risale-i nurda değil mesele nurcularda.
Allahu alem üstadın ahirette ilk yakasına yapışacağı nurcular olacak..
(Tabi ki bütün nur talebesini kastetmiyorum)
ÖNEMLİ!!
“Sana Din’den Sorarlar”ın 2. cildinde (s.324) adak kurbanının etinden kimlerin yiyebileceğini söylerken, “adak adayanın kendisi yiyemez; komşusu, arkadaşı, akrabası zengin de olsa yiyebilir” demişim.
Doğrusu, Hanefî ve Şâfiî mezheplerine göre kişinin eşinin ve usûl-fürûunun adak kurbanının etinden yiyemeyeceğidir. Yerlerse bedelini tasadduk etmeleri gerekir. Mâlikî ve Hanbelî mezheplerine göre ise adak kurbanının etinden yemek hem adak sahibine hem de usûl-furûuna caizdir.
Bu hata nasıl meydana geldi, bilmiyorum. Bu paylaşımı okuyan kardeşlerimin Allah rızası için. mümkün olduğunca yaymaları hususi istirhamımdır.
Türkiye'de hiçbir kurumda disiplin kalmadı.
Okullar burada başı çeker. Ama suç kimde?
Çocuklarına ilah gibi davranan veliler
En ufak mevzuda hocayla iletişime geçen veliler
Çocuklarından haberi olmayan veliler
Sonuç kontrol edilemez ve hiçbir halta yaramayan bir nesil.
Şunu kabul etmek lazım artık. Bu kısır döngüden çıkalım.
ACM haremlik selamlığı kabul etmiyor, uymuyor uygulamıyor. İstese alasını uygular.
Adamın öyle bir derdi yok.
Bu ortamlarda da kimsenin hidayetine vesile olmadığını anladığında iş işten çoktan geçmiş olacak.
Şunu kabul etmek lazım artık. Bu kısır döngüden çıkalım.
ACM haremlik selamlığı kabul etmiyor, uymuyor uygulamıyor. İstese alasını uygular.
Adamın öyle bir derdi yok.
Bu ortamlarda da kimsenin hidayetine vesile olmadığını anladığında iş işten çoktan geçmiş olacak.