— SOLOTÜRK, İzmir’in düşman işgalinden kurtuluşunu Ulu Önder Atatürk’ün sözleriyle kutladı:
“Bütün cihan işitsin ki efendiler, artık İzmir hiçbir kirli ayağın üzerine basamayacağı kutsal bir topraktır!”
Mustafa Kemal Atatürk
9 Eylül İzmir’in Düşman İşgalinden Kurtuluşu’nun 104’üncü yıl dönümü kutlu olsun! 🇹🇷”
— 9 Eylül 1922’de İzmir’in kurtuluşuyla taçlanan bağımsızlık mücadelesi, 9 Eylül 1923’te Cumhuriyet Halk Partisi’nin kuruluşuyla siyasal hayatta vücut buldu.
Bugün hem kurtuluşu hem kuruluşu selamlıyoruz. ♥️
🚨 İBB tutuklularına yeni yasak: Maç izlemek de yok!
Peki neden?
Bir tutuklunun maç izlemesi cezaevi güvenliği açısından nasıl bir tehdit oluşturuyor? Hangi somut risk nedeniyle bu hak kaldırıldı?
Tutukluluk zaten özgürlüğün ağır biçimde sınırlandırılması demek. Şimdi bir de “maç izleme” gibi en temel sosyal faaliyetlerden biri mi güvenlik tehdidi olarak görülüyor?
Maç izlemek suç mu, yoksa mesele başka mı?
Kamuoyunun bilmesi gereken çok basit bir şey var:
Bu yasağın hukuki ve somut gerekçesi nedir?
Üsküdar Belediyesi nasıl AKP'ye geçti?
🔴Sinem Dedetaş tutuklandı
🔴Belediye Meclisi Sibel Tan Çetinkaya'yı başkanvekili seçti
🔴AKP seçime itiraz etti, seçim iptal edildi
🔴4 CHP'li Meclis üyesi AKP'ye geçti
🔴2 CHP'li Meclis üyesi tutuklandı
🔴Bugün yapılan "seçim"i AKP kazandı
https://t.co/Cw75hn6u6j
Makam uğruna gerçeği satan, kendisini o makama oturtanlara kulluğu siyaset sanan siyasetçi değil, koltuk bekçisidir; “Kucaklaşmak istiyorum” derken kimle kucaklaşmak istediğini bilememişiz, aslına dönmüşsün.
Devam et böyle Bay Kemal; Firavun bile senin yanında masum kalır. Neferlerinde kör şeytanlar olmuş, yoldaşların da. Allah seni ıslah etsin.
Eda Erdem;
-Biz bugün sadece şampiyonluk kazanmadık. Cumhuriyetin bize açtığı yolda Türk kadınlarının neleri başabileceğini gösterdik.
#FileninSultanları🇹🇷
— Avrupa Şampiyonası'nda:
En iyi pasör çaprazı: Melissa Vargas,
En iyi libero: Gizem Örge,
En iyi orta oyuncu: Zehra Güneş,
En iyi smaçör: Derya Cebecioğlu seçildi.
Tarih ne acı… Bazen insanı kendi sözleriyle yakalar.
Oğuz Kaan Salıcı, 10 Aralık Hareketi içinde aktif siyaset yaptığı dönemde, 12 Ocak 2010’da Çorlu’daki Yeni Sol toplantısında CHP için “sosyal demokrat hareketin önündeki en büyük engel CHP’dir” ve “CHP, görevini tamamlamış bir parti olarak kapatılmalıdır” ifadelerini kullandı.
Sonra ne oldu? Çok geçmeden , kapatılma dediği siyasi partide
İstanbul İl Başkanı, ardından milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı oldu.
İşte tarih bazen insanı kendi sözleriyle yüzleştiriyor.
Bugün CHP’nin veya herhangi bir partinin kapatılmasını savunan veya bunu gündeme taşıyanlara da aynı soruyu sormak gerekir:
Bu yasakçı anlayış nereden geliyor?
Özgürlük bu mu? Solculuk bu mu? Demokratlık gerçekten bu mu?
Biraz tarihe bakın.
Hangi siyasi parti kapatıldı da seçmeni başka bir düşünceye teslim oldu?
Partiler kapatıldı, isimler değişti, yeni partiler kuruldu; ama seçmenin iradesi ortadan kalkmadı.
DEM Parti’nin yıllardır maruz kaldığı siyasi operasyonlar bunun en açık örneklerinden biridir.
Siyasi operasyonlarla seçmeni susturamazsınız. Parti kapatarak düşünceyi yok edemezsiniz. Seçilmiş iradeyi zindanlara atarak kitapları yasaklayarak demokrasiyi ortadan kaldıramazsınız.
Vazgeçin artık bu yasakçı zihniyetten.
İkinci yüzyıla yakışmayan açıklamalar yapacağınıza, bedel ödeyen gençlere, barikatları aşanlara, yıllardır zindanlarda tutulan seçilmişlere bakın.
Onların mücadelesinden özgürlüğün, solculuğun ve demokratlığın ne olduğunu öğrenmeye çalışın.
Çünkü demokrasi, sadece kendi fikriniz kazandığında değil; karşı olduğunuz fikir sandıktan çıktığında da onun hakkını savunabilmektir.
Bunca zulüm, sadece seçilmişlere değil; doğrudan seçmene, milletin iradesine vurulmuş açık bir darbedir.
Bu milletin iradesine saygı duymayan kim olduysa, er ya da geç milleten cevabını almıştır.
Milletle inatlaşanın sonu hüsrandır.
Sakın unutmayın:
MİLLET BÜYÜKTÜR!
Yaparsa AKP yapar!
Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilileri bugün yaptıkları açıklamayla köprü ve otoyolların özelleştirilmesi sürecine şimdiden şaibe karıştırmıştır.
Devletin yüksek kârla işlettiği köprü ve otoyolların gelirlerini düşük, giderlerini yüksek beyan ederek kamuoyunu yanıltmaya çalışmışlardır.
Bakanlık açıklamasında;
🔴Söz konusu köprü ve otoyolların 2025 yılı gelirini 600 milyon dolar olarak beyan etmiştir.
🔴Yine aynı açıklamada; bakım ve onarım giderlerinin ise 300 milyon dolar olduğunu belirtmiştir.
Bu tutarların gerçeği yansıtmadığını aşağıdaki belgelerle ortaya koyuyoruz!
🔵Bakanlığın açıklamasında belirtilen 600 milyon dolar:
Köprü ve otoyol gelirlerinden yüzde 20 KDV ve köprülerdeki yüzde 10 belediye payı düşüldükten sonra kalan 2025 yılının sadece ‘net geliridir’.
Karayolları Genel Müdürlüğü 2026 Yılı Kurumsal Mali Durum ve Beklentiler Raporu'na göre;
KDV ve belediye payı eklendikten sonra yapılan doğru hesaplamaya göre;
Köprü ve otoyollardaki (vatandaşın ödediği tutar) ‘toplam gelir’ 804 milyon dolardır.
🔵Ayrıca Bakanlık aynı açıklamasında;
2025 yılı bakım ve onarım giderleri 300 milyon dolar olarak açıklamıştır.
Bu tutar da doğru değildir!
Zira Ulaştırma Bakanlığı 2026 Yılı Performans Programı Raporu'na göre;
2025 yılı bakım ve onarım giderleri 5 milyar 391 milyon liradır. Yani 126 milyon dolardır.
Görüldüğü gibi Bakanlık açıklamasındaki çarpıtmalar, devletimizin ve milletimizin çıkarlarına açıkça aykırıdır.
Peki Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilileri, kamuoyuna yanıltıcı açıklamalar yaparak kime ve neye hizmet etmektedir?
SKANDAL!
Köprü ve otoyolların özelleştirileceği haberi kamuoyunda tepkilere neden olunca Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkilileri açıklama yaptı. Bakanl��k, söz konusu köprü ve otoyolların 2025 yılı gelirinin 600 milyon dolar, bakım ve onarım giderlerinin ise 300 milyon dolar olduğunu duyurdu. Ancak belgeler farklı bir tablo ortaya koydu.
Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, “Bakanlık, devletin yüksek kârla işlettiği köprü ve otoyolların gelirlerini olduğundan düşük, giderlerini ise olduğundan yüksek göstererek kamuoyunu yanıltmaya çalıştı.” diyerek Karayolları Genel Müdürlüğü’nün 2026 Yılı Mali Raporu’nu paylaştı.
Paylaşılan resmi belgelerde köprü ve otoyolların gelirinin 600 milyon dolar değil 804 milyon dolar, giderlerinin ise 300 milyon dolar değil yalnızca 126 milyon dolar olduğu görüldü.
🗣 "Blokta çok fazla sektirdik ve Sırbistan'ın direncini kırdık. Boskovic oyuna giremedi."
🗣 "Biz çok iyi hazırlandık. Bu gurur hepimizin."
🎙 Kaptan Eda Erdem, maç sonu @trtspor'un sorularını yanıtladı.