Aşırı keyiflendim. 3. Dünya Savaşı'na giden komando triplerine girdiniz, elinize verip yolladılar. Ülkücü bıyıkları, hamaset fışkıran ağlak reklamlar, otel köşesinde lise bebeleri gibi sigara içmeler, halka mafyacılık oynamalar... Partili milli takımdan kurtulduk sonunda.
Merih Demiral: "Dışarıdan herkes yorum yapabilir ama inanın herkes elinden geleni yaptı. Futbolda böyle şeyler var. Çok daha iyisini yapabilirdik. Gruptan çıkabilirdik. Bütün sorumluluk bizde."
Nihat Kahveci dediğin Semih dediğin Tuncay dediğin Hasan Şaş dediğin adamlar aşırı hırslı o yüzden biraz profesyonellikten uzak adamlardı. Biraz tepki görünce halka atarlanan değil sorumluluk hisseden adamlardı. Bir fark varsa budur.
Hayırdır oğlum? Evde evladınızı, ana-babanızı bırakıp cepheye mi gittiniz? Hudutta nöbette misiniz? Sürekli sizin moralinizi iyi tutmak zorundayız, eleştirirken sizin istediğiniz seviyede eleştirmeliyiz, üzmemeliyiz. Bodrum’da villa, milyon lira prim alırken bize mi soruyorsunuz?
Merih Demiral: "Bazen olmayınca olmuyor. Çok üzgünüz.
Tabii ki bahane hakkımız yok. Çıkıp, yenmeliydik. Ülkemizde kötü günler abartılıyor, iyi günlerde de çok yukarı çıkartılıyor.
Hepimiz her şeyin farkındayız. İnşallah 2 maçta ülkemizi en iyi şekilde temsil edeceğiz."
Böyle büyük turnuvalarda arkadaşlar sadece yetenekleriyle bir yere geleceklerini sanıyor onun gereksiz özgüveni var demeçlerde, hazırlık yapmadan rakip çalışmadan 3/0 yapar eleniriz.
Neospor’ da metin tekin kıvamında kaygı başarının anahtarıdır dedi, dünya kupasında ne olacağını bilemezsiniz 5 yiyen ispanyalar 7 yiyen brezilyalar gördük. Korkmadan dünya kupasında başarı gelmez, 2002’ deki nesil çinle oynarken bile ayakları titreyerek oynadı.