Komedi adı altında Mustafa Kemal Atatürk'ün şahs-ı manevisi rencide edildiğinde yeri göğü inletip gereğini yapın diyenlerle;
Komedi adı altında Alevi vatandaşlarımız rencide edildiğinde yeri göğü inletip gereğini yapın diyenler;
Komedi adı altında İslamın kutsallarına hakaret edildiğinde, bir bakıyorsunuz ne var bunda ifade hürriyeti deyip, utanmadan üzerine iktidarı suçluyorlar.
Hadi oradan ikiyüzlüler!
Ülkemizin doğrudan güvenliğini ilgilendiren meselelerde dahi muhalefetin hemen istismar siyasetine sarıldığını görüyoruz.
Eski yönetimin marazlı yaklaşımını CHP’nin yeni yönetiminin de aynen devam ettirmesi, CHP adına utanç vericidir.
Anlaşılan Sayın Özel, iyice kızışan parti içi iktidar kavgasından başını kaldırıp dünyada ne olup bittiğini takip dahi edemiyor.
Tıpkı devrik genel başkan gibi birilerinin eline tutuşturduğu kâğıtları okuyarak saçma sapan iddiaları gündeme taşıyor.
Kendisine tavsiyem şudur:
Siz Şam rejiminin değil, Türkiye’nin ana muhalefet partisisiniz. Dolayısıyla gelişmelere Ankara merkezli bakmanız beklenir.
Haleplilerin Türkiye’ye ve ay yıldızlı al bayrağımıza muhabbet duyması, soruyorum, CHP’yi niçin rahatsız ediyor?
Suriyeli sığınmacıların gönüllü, güvenli ve onurlu bir şekilde vatanlarına dönme ihtimalinden CHP yönetimi neden rahatsız oluyor?
Türkiye’nin bölücü terör belasını sınırlarından uzaklaştırma iradesinin size dokunan tarafı nedir?
Eski yönetim döneminde CHP’yi enfekte eden etnik köken ve meşrep virüsünden ne zaman kurtulacaksınız?
Ülkemize başkalarının penceresinden bakmayı bırakıp ne zaman Türkiye partisi olacaksınız?
Sayın Özgür Özel CHP’yi normalleştirecekse Suriye meselesinde eski yönetimin bıraktığı kötü mirasla da hesaplaşması gerekir.
Gazze’ye yönelik saldırıların genişlemesi daha fazla acı, ölüm ve gözyaşından başka hiçbir şey getirmeyecektir.
Çocukları, kadınları, sivilleri katlederek; hastaneleri, okulları, camileri, kiliseleri bombalayarak güvenliğin sağlanamayacağı açıktır. Zulümle âbâd olunmaz.
İsrail yönetimi, hatadan geri dönmek, devlet aklıyla hareket etmek yerine, bölge dışı aktörlerin de kışkırtmasıyla örgüt gibi davranmaktadır.
Batılı ülkelerin teşvik ettiği, Batılı medya kuruluşlarının âdeta meşrulaştırma yarışına girdiği bu cinnet furyasından bölgemizin bir an önce kurtarılması gerekmektedir.
Tüm devletleri ve uluslararası kuruluşları bir an önce Gazze’de insani ateşkesin tesisine yönelik girişimlere samimiyetle destek olmaya davet ediyorum.
İsrail yönetimine sivillere yönelik saldırılarının kapsamını asla genişletmemesi ve soykırıma varan operasyonlarını derhâl durdurması çağrımızı yineliyorum.
Müslümanların, Yahudilerin, Hristiyanların ve bu topraklarda yaşayan herkesin emniyetini garanti edecek yeni mekanizmaların kurulmasıyla bölgemizin kalıcı istikrara kavuşacağına inanıyoruz.
Türkiye, daha fazla masum kanının akmaması, daha fazla insani trajedinin yaşanmaması ve Filistin’deki çatışmaların geri dönülmez noktaya varmadan çözümü için üzerine düşeni yapmaya devam edecektir.
Israeli air strikes have hit Al Ahli hospital in Gaza. More than 500 people - patients, doctors & those sheltering - have been killed.
What unspeakable horror. We will mourn their loss forever.
Our leaders could have spoken up for peace. They chose to cheer on war instead.
When will they demand an end to these atrocious war crimes? How many Palestinian lives will it take to call for these indiscriminate killings to stop?
Please, for the sake of humanity, raise your voice for an immediate ceasefire. The existence of the Palestinian people is at stake.
Sivillere, sivil yerleşim yerlerine yönelik hiçbir eylemi, hiçbir saldırıyı doğru bulmuyoruz.
Savaşın da bir ahlakı vardır.
Maalesef, İsrail ve Gazze’deki çatışmalarda birçok ilke çok ağır bir şekilde ihlal edilmektedir.
İsrail topraklarındaki sivillerin öldürülmesine açıkça karşı çıkıyoruz. Aynı şekilde, Gazze’deki masumların hiçbir ayrım gözetilmeden sürekli bombardımana maruz bırakılarak katledilmelerini de asla kabul etmiyoruz.
#PalestineGenocide
Israel’s latest demand is that 1.2 million Palestinian civilians in Northern Gaza relocate to the South. With no guarantees of safety or return.
This amounts to forcible transfer, which is a war crime. They want to completely destroy and wipe out Palestine.
We cannot be silent
Altını çizerek ifade etmek isterim ki… Bölgeye kalıcı huzur ve barış ancak, meşruiyeti BM kararlarına dayanan, 1967 sınırlarında ve coğrafi bütünlüğe sahip, başkenti Doğu Kudüs olan, bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasıyla ve tüm dünya tarafından tanınmasıyla gelebilir.
Bunun dışında yol aramak, bunun dışında hevesler peşinde koşmak sadece daha fazla yıkım, daha fazla gözyaşı ve can kaybı demektir.
Üç semavi dinin kutsal mekânlarını bünyesinde barındıran Kudüs’ün mahremiyetine, Mescid-i Aksa’nın içinde yer aldığı Harem-i Şerif’in statüsüne saygı göstermeyen hiçbir adımı ve tasarrufu kabul etmedik, etmeyeceğiz.
İsrail’in bir devlet olarak varlığını sürdürebilmesi ve vatandaşlarının güvenliğini güvence altına alabilmesi ancak bu şekilde mümkündür.
Aksi takdirde, geçtiğimiz cumartesi gününden beri yaşanan hadiseler son olmayacağı gibi, bunu çok daha büyük trajedilerin izlemesi de kaçınılmaz hale gelir.
Biz ne İsrail’in ne Filistin’in ne de bölgemizin böyle bir kısır döngüye sürüklenmesini asla arzu etmiyoruz.
Rabbim ülkemize, bölgemize ve dünyaya daimi huzur, barış, esenlik nasip eylesin.
Bana şu cümle düştü:
100 yıl önce olduğu gibi bugün de Müslümanların arasına fitne sokmaya çalışıyorlar
يحاولون اليوم زرع الفرقة بين المسلمين كما فعلوا قبل مئة عام.
A crystal clear message to our Swedish Friends!
Fulfill your commitments arising from Trilateral Memorandum & take concrete steps in the fight against terrorism.
The rest will follow.