Azerbaycan’daki Başörtüsü karşıtı medya kiminmiş acaba
Türkiye ile Azerbaycan arasında 'türban' gerginliği mi? Hüsnü Mahalli iş... https://t.co/MWuo29nTx1 @YouTube aracılığıyla
@Slademrf0 Bu cimrilik değil , kaynakları gereksiz israf etmemektir . Bunu anlamıyor olman daha büyük bir felaket . Orada bulunuyor olmanın sebebi belkide bu .
Atatürk’ü sevmesede karşıt görüşten olsada helal olsun tarihi saptırmadan, mert bir şekilde konuşuyor gerçeği söylüyor.Bazı vatansızların sorusunu çok güzel tarihi saptırmadan delikanlı gibi cevaplıyor !
1918-1920 Yılları arasındaki Azerbaycan Cumhuriyetinin Cumhurbaşkanlığını yapmış olan Mehmed Emin Resulzâde'nin (Vefatı: Ankara 1955) İranlı ünlü Azeri Şairi Muhammed Hüseyin Şehriyâr'ın (Vefatı: Tahran 1988) "Haydar Baba'ya" Selam kitabının Tebriz'de neşredilen İsfend 1332/Şubat 1954 tarihli ilk baskısını Ankara'da Mehmet Karatekin diye bir şahsa hediye ettiğine dair 27/11/1954 Tarihli kendi el yazısı ile kaydı. (Özel kütüphanemizde mahfuz)
https://t.co/IkYUyu3FdZ
https://t.co/JOnaRxLK5a
Bu görüntüler bir yandan sevgili direnişimizin benzersiz yalnızlığı ve yeryüzünün en mert adamının terk edilmişliğidir. Bir yandan da, nesiller boyu anlatılacak Hüseyni bir duruşun emsalsiz örneği ve Filistin'in kurtuluşunun belgesidir. O, gerçekten yalnız ama kudretli bir savaşçı olarak şehid oldu. Allah ona öyle bir şehadet nasip etti ki, nesiller boyu bütün mazlumların öğretisi olacak.
1804 – Latin harfiyle ilk Türkçe metinlerden biri. III. Selim'in kız kardeşi Hatice Sultan'ın Mimar Antine Ignace Melling'e yazdığı mektup.
(Mektubun dökümü sonraki tweette)
Yahya Sinvar'ın Şehadet Yıldönümü!
"Eğer askeri hedeflere ulaşan hassas ve güdümlü füzeler fırlatma gücümüz olsaydı, bu füzeleri fırlatırdık. Fakat biz, elimizdeki mevcut imkânlarla halkımızı savunmak zorundayız. Elimizde olan budur; ne yapabiliriz? Beyaz bayrak mı çekelim? Biz beyaz bayrak çekmeyeceğiz. Dünyanın gözü önünde öldürülmemiz ve sesi bile çıkmadan öldürülen, uysal ve iyi huylu bir kurban olmamız mı isteniyor? Bu kesinlikle mümkün değildir. Biz, elimizden gelen tüm güçle halkımızı savunmaya karar verdik."
Yahya Sinvar (ra)
Aşırı Profesyonel ismiyle tanıdığımız sempatik abimiz Caner Bey'den sıra dışı bir bakış açısı. Sesi açıp dinleyin bence. Fenerbahçe'nin 6-0'lık yenilgisi üzerinden ilginç bir ders vermiş. Kendisine Saygılar
Yahya Efendi Sokağı’ndan aşağı süzülen yağmur, Sevmek Zamanı’nın ayrılık sahnesinde Halil ve Meral’in çaresizliğine adeta ortak gibidir. Metin Erksan’ın yönettiği, Mengü Yeğin’in her karesi fotoğraf değerindeki usta işi kadrajlarıyla hayat bulan bu veda sahnesi, sinemamızın unutulmazları arasındadır.
Rusya'dan Almanya'ya doğalgaz aktaran Nordstream 2 boru hattı, Ukrayna gizli servisi tarafından patlatılmadan 3 ay önce Alman hükümeti uyarılmış.
Boru hattı patlatıldıktan hemen sonra ve ta 2025'e kadar Berlin hükümeti, boru hattının Ruslar tarafından patlatıldığı yalanını yaymış.
Bir hükümet kendi ülkesi ve halkına ancak bu kadar düşman olabilir.
1981’de Sovyet çizgi filmi Ukrayna’da neler olacağını olduğu gibi tahmin etmiş…
Önce ülke sınırlarını büyüt, sonra onu Batı cephesine kat ve güvenlik çemberi kur, ardından da emir alacak bir sirk oyuncusu bul ve becerilerini sadakayla ödüllendir...
Heil Austria 🧵
Mustafa Ayyash cresce nel campo profughi di Nuseirat a Gaza, a quindici anni crea il forum online "Gaza Now" che riscuote un successo clamoroso. Raggiunto il sogno di fare il giornalista, fonda "Gaza Now news" che in pochi anni diventa uno dei media più popolari della regione.
Nel 2017 riesce a raggiungere l'Austria da dove pensa di raccontare liberamente i crimini di Israele senza il pensiero di ricevere in regalo un missile in camera da letto.
A differenza di quei cialtroni dei media mainstream europei, ignoranti e felici di raccontare Gaza attraverso le veline degli invasori, Ayyash racconta la sua città, la sua gente, e non si può parlare di Gaza omettendo i combattenti della Resistenza.
Ayyash pubblica tutto, senza censura. Pubblica i video di Hamas ma anche quelli di altre fazioni e personalità politiche che si oppongono ad Hamas.
Con l'inizio dello sterminio, Israele vieta ai media di entrare a Gaza, il mondo deve sapere solo attraverso i portavoce dell'esercito sterminatore.
"Gaza Now" è una spina nel fianco della narrazione israeliana, diventa la principale fonte di informazione su Gaza per i giornalisti internazionali, pubblica in continuazione video dall'inferno di Gaza che ottengono milioni di visualizzazioni.
Su Telegram, "Gaza Now" raggiunge due milioni di iscritti.
Tutto questo per Israele è intollerabile, e contrattacca con i suoi noti metodi democratici.
A novembre del 2023, un missile colpisce l'abitazione di Ayyash a Gaza e uccide la madre, il padre e venti parenti tra i quali bambini e una neonata.
Gli Stati Uniti sanzionano "Gaza Now" e il giornalista Ayyash in quanto "presunto facilitatore finanziario chiave" (?) di Hamas.
(Classica pagliacciata tipicamente americana: "Gaza Now" pubblica migliaia richieste di donazioni provenienti da Gaza ma i canali che effettuano il passaggio di denaro sono americani o europei).
Nell'aprile del 2024 la polizia austriaca irrompe all'alba in casa di Ayyash e lo arresta insieme alla moglie.
Sequestrano tutti i dispositivi elettronici.
Dopo un luogo interrogatorio, vengono rilasciati.
Ayyash ha paura, capisce che questo è solo l'inizio, ma continua i suoi viaggi nelle città europee per raccontare la distruzione di Gaza.
Nell'agosto del 2024 l'Austria spicca un mandato di arresto europeo per Ayyash, la polizia olandese esegue e lo arresta.
Israele chiede l'estradizione, Ayyash entra in sciopero della fame, gli olandesi scendono nelle piazze per manifestare contro la detenzione del giornalista.
Dopo due mesi rinchiuso in carcere, l'Olanda consegna Ayyash alle autorità austriache.
Da novembre del 2025, il giornalista Ayyash è rinchiuso in attesa di processo in cella di isolamento per 24 ore al giorno, vietata l'ora d'aria, vietato avere colloqui con altri detenuti.
Le accuse della giustizia austriaca a carico del giornalista palestinese sono un'offesa al diritto, l'ennesimo passo verso l'israelizzazione delle società europee.
Ayyash, assente da Gaza da nove anni, è accusato di finanziare e APPARTENERE contemporaneamente ad Hamas, Fronte Popolare per la Liberazione della Palestina, Jihad Islamica, Brigate dei Martiri di al-Aqsa e pure la libanese Hezbollah.
(Un record da Guinness dei primati!)
Il processo dovrebbe iniziare a dicembre, gran parte delle accuse si basano su informazioni e prove SEGRETE fornite dai servizi di intelligence israeliani.
Ed essendo segrete, l'imputato e l'avvocato difensore non possono prenderne visione.
Questa non è più una questione palestinese, qui siamo davanti all'abbattimento delle colonne portanti delle nostre democrazie.
Dovrebbe interessare tutti.
"Laikliği" Rus işgal ve egemenliği/tahakkümü ve dayatması ile öğrendiniz. 1830 Rus işgali öncesinde Seküler ve Laik miydiniz. Ya da öncesinde Ateist miydiniz. Rus ve Batı etkisi ile yetişen Mirza Fethali Ahundof'un babası Gayr-i Müslim miydi? Ahund çocuğu olarak doğmamış mıydı. Azerbaycan'da Ruslardan alıp edindiğiniz Laiklik mi köklü, İslam/Din mi köklü geleneğe/geçmişe sahip? Muciruddin Beylekânî, Nizami Gencevi, Halvetiyye’nin büyük piri Seyyid Yahya Şirvani, Tefsir Sahibi Allâme/Mutasavvıf Nimetullah Nahcivani, Hakani Şirvani, Halvetiyye’nin Gülşeniyye kolunun kurucusu İbrahim Gülşeni, Dede Ömer Ruşeni, Tehafüt Sahibi Hâce Muhyiddin Karabaği, Mevlana Abduzzâhir Eş-Şirvânî, Mevlana Şemseddin Eş-Şirvânî, Mevlâna Kasım Eş-Şirvanî, Mevlana Fethullah Eş-Şirvânî, Mevlana Seyyid Veli Eş-Şirvani, Mevlana Abduşşekkûr Eş-Şirvanî, Mevlana Abdulcebbâr Eş-Şirvânî, Mevlana Abdülhalim Eş-Şirvâni, Mevlana Hüseyin bin Abdillah Eş-Şirvani, Allâme Sadreddin Eş-Şirvâni ve oğlu Sadreddinzade Muhammed Emin Eş-Şirvâni, torunu Osmanlı Şeyhülislâmı Fındıklı Camiinde Medfun Sadreddinzâde Mehmed Sâdık Efendi, Karabağlı Osmanlı Şeyhülislâmı Feyzullah Efendi, Mevlana Hâlid Hazretlerinin Halifelerinden Amasya’da medfun Şeyh İsmail Şirvâni, Oğlu Sadrazam Şirvanizâde Mehmed Rüşdi Paşa, Hamza Nigarî, bunların hepsi İslam dışı ve Laik miydi.
“Azerbaycan’ın laiklik geleneği çok köklüdür. 1918'de kurulan Azerbaycan Halk Cumhuriyeti, Müslüman Doğu’nun ilk laik ve parlamenter cumhuriyetiydi ve 1919'da kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanıdı.” Diyorsunuz. Bunların hepsi 1830’dan itibaren işgali ve egemenliği altından bulunduğunuz Rus Çarlığının, Petersburg ve Moskova’nın etkisiyle değil miydi. Yüzyıllara dayanan 1830 Öncesi Müslümanlığı mı köklüydü. Yoksa Rus Çarlığı ve Sovyet Komünizmi idaresinde/işgalinde edindiğiniz “Laiklik” mi?
Ebeveyniniz size Laiklik hassasiyetiyle mi İslâmi “Vasıf Hüseyin” adını vermişti. Önce bunlara cevap verin.