@AlkolikSK Yalan dolan bi ses kaydı bu. Bir kişi bile tepki vermiyo hadi diğerlerinin konuşması kapalı diyelim host'un kendi mikrofonu kapalı zaten simgesi var. Kaydın sonunda hocayı da gönderirler seçime de giderler diyo olan şeyi henüz olmamış gibi anlatıyo. Paylaşım saati 5:24
@SabanciBerkkan Takımın ne oynadığı belli değil Berkkan Bey. Sığır pres harici taktik bilgisi kısıtlı olan, yeterince çalışmayan bir antrenörümüz var malesef. Teknik ekip ve kulüp çalışanları da yetersiz. Bunun şahıslarla ilgisi gayette var. Söyleyecek çok şey var ama yazmaya üşeniyorum.
Okan Buruk.
Hocayı sevmiyor muyum? Seviyorum arkadaşım. Adam bir efsanemiz. Karakterini de seviyorum, insanlığını da. (Yani gördüğümüz kadarıyla)
Peki neden eleştiriyorum?
Çünkü birini sevmem, onun Galatasaray’a layık olduğu anlamına gelmiyor. Aynı son 2 yılki İcardi gibi.
Çünkü Galatasaray benim için şahıslardan öte.
Peki Okan hoca için eleştirilerim neler??
*** Oyun formatı ne bilmiyoruz. Var mı o da belli değil. Vur topu Osimhen’e koşsun, arada bir Barış Alper, Leroy Sane ve Yunus Akgün ile birebirde bireysel bir şeyler üret, sadece bu. Taktik, sistem, şekil, diziliş??
*** Oyun sıkışırsa B planı, C planı yok. (Yukarıda yazdığım gibi A planıda yok gibi)
*** Takımı ve oyuncuları ne fiziksel, ne oyun anlamında geliştiremiyor.
*** Genç oyuncuları geliştiremiyor.
*** Takım kimyası ve kadro mühendisliğinden zerre anlamıyor. Sürekli yanlış tercihler, seçimler.
*** Bütün bu hataları yüzünden, sürekli gedikleri 30-40-50M€’luk transferlerle kapatmaya ��alışması.
*** Mesela geçen ay fenere karşı 1-0’ı bulunca geri çekilmesi. Oysa Tedescolu fenerin bize karşı 1-0’dan sonra 2,3,4,5’i kovalatması bir karakterdir. Okan hocada bunu göremiyorum. Kadro hiç mazeret olamaz, onlar 5M€’ya Musaba alırken sen 6M€’ya Ahmed Kutucu istedin. Onlar 28M€’ya Guendouzi alırken, sen 31M€’ya Singo, 33M€’ya Uğurcan Çakır istedin. 23M€’ya Sara’yı, 11M€’ya Jelert, 8M€’ya Cuesta, 8M€’ya Frankowski istedin.
Tüm bunları toplayınca; geçen yıl 62M€ bonservis, bu yıl da 148M€ bonservis verdiğin takımla, zorlanarak Türkiye liginde şampiyonluk yaşayıp, AVRUPADA 10’da 1 bütçemdeki takımlara rezil olup ilkbaharı görememek benim için kabul edilemez. (Young Boys, Copenhag, Sparta Prag, AZ Alkmaar, RFS, Union SG, Malmö deyerek uzar bu liste.)
Peki şimdi soruyorum, çok sevsemde, GALATASARAY için daha iyisini istemek suç mu?
Daha iyisini istemek insanın doğasında var. Bu nankörlük değil. Hayat ve futbol dinamiktir, yerinde sabit durmuyor.
Fenerbahçe taraftarı iyi eğitimli akraba ve dostlarım var. Yıllarca taraftarlık çerçevesinde birbirimize takıldık, eğlendik, tartıştık...
Son yıllarda Galatasaray'ın bariz üstünlüğünden ve malum şike davasından çok olumsuz etkilendiler.
Artık onlarla konuları tartışamıyoruz; kronik travma nedeniyle mantıkları refrakter kalıyor, başkalarını suçlayıcı birkaç cümleyi anlamsızca tekrarlamaktan öteye gidemiyorlar.
Şu rezaleti savunanları neden ciddiye alamam biliyor musunuz?
Bir insanı, attığı tiviti bahane edip, hukuken hiçbir yaptırımı olamamasına rağmen hapse atıyorsanız, hukuktan bahsedemezsiniz. Ederseniz ciddiye alamam.
Anayasaya göre serbest kalması gereken insanları tutsak edip Anayasayı çiğnerseniz, Anayasanın öneminden bahsedemezsiniz. Ciddiye alamam.
Kul hakkına girip, çalana çırpana, gasp edene, çökene “bizdendir” deyip susarsanız, dinden, imandan, ahlaktan bahsedemezsiniz. Ederseniz ciddiye alamam.
Sabah programlarında grup yapan dayılar, kayınvalidesine atlayan damatlar, eşini zehirleyip ele kaçanlar kol gezerken, eteğin boyundan, makyajın tonundan bahsedemezsiniz. Ciddiye alamam.
Cümle kuramayan yazarlar, bebek öldüren doktorlar, torpille atanan yeğenler, sahte diplomalı mühendisler varken yarını hedefleyemezsiniz . Ciddiye alamam.
Yazılı kuralları vardır hukukun. Kafanıza göre kural ekleyemez, işinize geldiği gibi şekillendirip, adına “adalet” diyemezsiniz. Derseniz ciddiye alamam.
Ardına saklandığınız tüm değerleri çıkarlarınız uğruna yok etmek üzeresiniz. Şeffaf duvarlar ardında, gizleniyoruz zannettiniz. Yanlışsınız! Elbette yanlışınıza “yanlış” diyeni susturur, sindirir, hapsedebilirsiniz! Ancak dünün tarihini nasıl değiştiremediyseniz, yarının kitaplarına da “haklı” geçmeyeceksiniz. Kendi yazdığınız kitaplara elbette geçersiniz, ama ciddiye alamam.
Sokakta dayak yiyen gençler, hakkını arayan ablalar, abiler, kardeşler, 70 yaşında ekmek derdine düşmüş dedeler, neneler! Halk işte. Değil derseniz, ciddiye alamam.
Her şey Türkiye için diyorsunuz. Biz Türkiye değil miyiz? Milletin refahı için diyorsunuz, biz millet değil miyiz? “Öyleyiz” derseniz, ciddiye alamam.
Yıkıldıysa Cumhuriyet bilelim. Geçersizse hukuk bilelim. Korkulmuyorsa Allah’tan bilelim. Aksi taktirde, her birini haksızca ağzınıza alıp, kimseden susmasını bekleyemezsiniz. Beklerseniz, ciddiye alamam.