Siz kimsiniz yahu?
Kendinizi ne sanıyorsunuz?
Size bu denli arsız ve hadsiz olabileceğinizi düşündüren şey tam olarak nedir?
Kime güveniyorsunuz?
Siz kendinizi milletten üstün mü görüyorsunuz?
Özel ırk, ayrıcalıklı sınıf falan mısınız?
Kimsiniz siz?
Ülke ekseriyetle şirketlerin eline geçmiş,
City Of London faiz üzerinden milletin ümüğüne çökmüş,
Denizcilikten tut ağır sanayiye, inşaatçılıktan tut gıdaya kadar tekelleşmeyen yer/alan kalmamış,
Nerede bir armatör, nerede yeni yetme avam bir iş adamı varsa; ya bizzat kendileri ya da temsilcileri teker teker siyasete girmiş/sokulmuş.
İsrail?
Dış güçler?
Yahu İsrail'in yeni maslahatguzarı daha bir ay önce güven mektubunu sundu bu millete(!)
Gazze'ye ineriz diyerek halkın tansiyonu alınırken, müteahhitler şimdiden Gazze için(!) ABD-İsrail projelerine amade oldu.
Gazze'ye gidip onlarca çoluk-çocuk kadın biçen çifte vatandaşlara tek bir yaptırım dahi uygulanamadı.
İki kelimeyi bir araya getiremeyen on binlerce kişi, hayal dahi edemeyeceği imkanlara boğuldu.
Kemalist maskeli mirasyediler yetmiyormuş gibi,
Korkunç derecede cahil, avam ve ihtiraslı muhafazaKÂRımsı bir sınıf türetildi.
Tarımda sırf ihracat yüksek görünsün diye yıllardır millete adeta ürünlerin kasa dibi/çöpü layık görüldü.
Üstelik akıl almaz fiyatlarla.
Ülke, Karadeniz mafyaları ile Doğu mafyaları arasında bölge bölge preslendi.
KDV'nin ÖTV'si, ÖTV'nin Kayınvalidesi vs. derken tarihte hiç olmadığı kadar elektronik kaçakçılığı zirveye ulaştı.
Üstelik bunun başına dahi birileri oturdu.
Görsel medyada sigara alkol vs. blurlanırken;
Onlarca mafya, aşiret, töre, çete ve kadın programı içeriklerine verilen taviz/imkanlar ile hastalıklı bir nesil türetildi.
Ülke adeta 3. sınıf bir Latin Amerika ülkesine dönüştü.
Tüm bunlar ve daha da fazlasının görülmediğini mi sanıyorsunuz?
Ya da bu milletin günü geldiğinde bunların hesabını sormayacağını mı düşünüyorsunuz?
Doğruyu söyleyenleri susturduğunuz ya da sansürlediğinizde, gerçekleri sinelerden sökebileceğinizi mi sanıyorsunuz?
Neyin peşindesiniz?
Hesap verme/sorma bu kadar mı korkutuyor sizi?
Bu kadar mı çamura battınız?
Ya da(!)
Bu kadar mı dokunulmaz oldunuz?
Bu kadar mı kendinizi devletin ve milletin sahibi olarak görüyorsunuz?
Türk milletinin irfanını ve sabrını bu denli hafife alma cüretini siz ne ara kendinizde buldunuz?
Türk Devleti sevdalılarını siz kör kütük kendinize tabi mi sandınız?
Siz hangi aymazlıkla Devletçileri ve Milliyetçileri bu kadar hafife aldınız?
3-5 tane yandaş tv, çakma akademisyen ve fondaş gazeteciler ile bu milleti uyutabileceğinizi mi sanıyorsunuz?
Bakın net olarak belirtiyorum;
Bu gidişat yıkılmaz sanılan düzeni -milletin iradesiyle- yıkar.
Bu gidişat bu ülkede yeni bir dönemin kapılarını öyle bir açar ki, o kapının ardında tarihten silinirsiniz.
Adaletin kişiye/kuruma göre şekillendirildiği yerde, su bulanır.
Bulanan su da bulandıranları teker teker yutar.
Kendinize gelin.
Hesap sormak güzeldi evet; şimdi hesap verin.
Ya kendinize ivedilikle çeki düzen verin ya da bu milletin gözünün önünden çekilin.
Toplumu infial noktasına getirdiğinizin farkında olun.
İnsanlar hiçbir kuruma ve kişiye güvenemiyor artık.
Kötünün iyisi, iyinin kötüsü algısını dahi yerle bir ettiniz.
Yeter.
@Murathanyedek@RTErdogan artık akparti dahil tüm partileri tasfiye etmeli. Akın Gürlek gibi sıkı bakanlar atayıp memleketi düzeltene kadar demokrasiyi meclisi askıya almalı. Sıkı bir yönetim, katı bir disiplinle belki hale yola koyabilir.
Azerbaycan'a bakalım mı biraz?
Baştan belirteyim, gerçekler acıdır.
Yakın tarihin en trajik olayı:
Aliyev'in Karabağ savaşından önce yıllarca Erdoğan ve Türk ordusuna methiyeler dizmesi,
Bu süreçte Ermenistan ile Türkiye arasındaki her gerilimde Türkiye'yi körüklemeye çalışması,
Nihai,
Türkiye'nin yıllar süren ordu eğitimi, teknolojik desteği ve dünya tarihine geçen eşsiz savaş doktrini sayesinde (EVET SAYESİNDE) Karabağ'ın alınması sonrası;
Erdoğan'ın 2024 yılında Gazze soykırımı sebebiyle İsrail'e yönelik;
'Karabağ'a nasıl girdiysek, Libya'ya nasıl girdiysek, aynısını yaparız' açıklamasının hemen ardından;
Aliyev başta olmak üzere Azerbaycan siyasi elitlerinin anında (ve 180 derece) tavır değiştirmesi olmuştur.
O gün bugündür Türkiye ile Azerbaycan arasında örtülü ancak derin bir gerilim/çatlak oluşmuştur -ki- bu bugün dahi hala devam etmektedir.
Bunun tek sebebi ise,
Erdoğan'ın İsrail'i hedef aldığı cümlede Karabağ'ı örnek vermiş olması ve Aliyev'in bu konuyu -nedense(!)- gereğinden fazla büyüterek adeta gurur meselesi haline getirmesidir.
Bugün pek hatırlanmasa da,
Erdoğan'ın bu söyleminden sadece 4 gün sonra Azerbaycan günlük resmi gazetesinde Türkiye'ye karşı adeta bir ultimatom metni yayınlanmış;
Türk ordusunun Karabağ savaşındaki katkısı net olarak yok sayılırken,
İHA'ların parasının her bir kuruşunun verildiği ısrarla söylenmiş ve
Karabağ zaferinin sadece Aliyev'e ait olduğu sert bir şekilde ifade edilmişti.
Zaten devamında da Aliyev Erdoğan ile aylarca resmi olarak görüşmemişti.
Dolayısıyla Aliyev'in İsrail ve çıkarları söz konusu olduğunda kendini kaybedecek derecede fevrileşen tavrı yeni değildir.
Bugüne gelirsek:
İsrail ile masaya oturursun, tamam.
Ulusal çıkarındır ya da idelojik olarak yakınsındır, peki.
Ancak eğer İsrail'in Sünni eksenine karşı tanıttığı Altıgen İttifakı'nın (adı şimdilik söylenmeyen) Kafkas ayağı/ülkesi olarak kendini kodlatmaya müsade edersen,
Finalde bunun bedeli çok çok ağır olur.
İsrail'in küresel sistemde ipi zaten çekilmiş, sadece henüz ilan edilmemişken,
İradeni bu denli Siyonizme -bile isteye- teslim edersen,
Giderken seni de yanında sürüklemeyi çok iyi bilir.
Özellikle son 40 yıldır Sünni İslam eksenini parçalamak için İsrail/ABD'nin taşeronluk verdiği İran,
Bugün -görevi bittiği için- nasıl hedefe konuldu ise,
Yarın bir benzerinin başına gelmeyeceğinin garantisi -Türkiye dışında- olmayacaktır.
Türk Devletinin aklı, sabrı, anlayışı, dostluğu ve himayesi oldukça geniş ve değerlidir.
Ancak asla sınırsız, tavizkar, ya da kendi güvenliğini hiçe sayacak/macera arayacak ölçüde de değildir.
Vatandaşa sağlıklısız gıdaları reva görenleri ifşa ettiği için, bu millet etiket okumayı öğrettiği için, AB'den geri dönen ürünlerin iç piyasada nasıl satıldığı gösterdiği için, @Musaozsoy soruşturma açılmış. İyiler hep kazanır. Kaybedeceksin Murat Ülker. #ÜlkerBoykot
Ürettiği ürünler ile insan sağlığını hiçe sayan "Ülker" Ne yaptı etti, Türk milletine "etiketleri okutarak neler yedirildiğini" Öğreten Gıda dedektifi @Musaozsoy soruşturma açtılar. Yeni Akit, Ersoy Dede gibiler bilmeliler, vatandaşın sağlığı ile oymayamazsınız. #ÜlkerBoykot
Gıda Dedektifi Musa Özsoy’a soruşturma başlatılmış. Bu dakikadan sonra Ülker’i almam, aileme, yakınlarıma aldırtmam. Bu nedir ya hu? Adam ne yapmış? Suçu neymiş? Ülker’in ülkeye yedirdiklerini afişe etmiş. O kadar sıkıntılı ürünü deşifre etti bu adam. Bu gıdaları topluma yedirenlerle ilgili bir yaptırım var mı? Yok.
Her zaman söylerim, 3 yıldır bir katliam yaşanırken uykusu kaçmayanların ne söylediğinin hiçbir bir ehemmiyeti yok.
Hakan Fidan ve İsrailli yetkili arasında çıkan kavga ne anlama geliyor?
Hesap sahibimiz Musa Özsoy hakkında ortaya atılan ve hiçbir hukuki dayanağı olmayan, parasıyla itibar suikasti düzenlemekten vazgeçmeyen firmaya karşı geçmişte defalarca kez beraat alarak hukuk nezdinde cevap verdiğimiz iftiralar bir kez daha çeşitli sözde yayın organları ve tetikçi gazeteciler tarafından gündeme getirilmeye çalışılmaktadır.
Bu süreç elbette eninde hukuk nezdinde sonuçlanacaktır. Tarafımıza henüz tebliğ bile edilmemiş, gerçekliği ve içeriği dahi bilinmeyen bir soruşturmayı Cuma günü saat 16:00'da içeriye verip ardından birçok yayın organında haberleştiren zihniyet - işte bu Yahudi aklından başka bir şey değildir. Türk milletini algılarla kandıran, adalet mekanizmalarını da kendi oyuncağı sananlar elbette Yüce Adalet karşısında hesap verecektir.
Yıllardır iftiralarla algı oluşturup itibar suikasti düzenleyen, doymak bilmedikleri servetlerine servet katmak için ticaretleri pahasına her türlü etik, vicdanı, manevi ve insani değerden yoksun saldırılarla bizi yıllardır yıpratmaya çalılanlar; adalet mekanizmasını ve sözde gazetecileri kendi ticaretleri için paralarıyla istediği gibi oynatanlar eninde sonunda bu milletten özür dileyecektir.
Veremeyeceğimiz tek bir hesap yoktur.
Alnımız ak, başımız diktir.
Fakat devletimizden tek talebimiz: Bu itibar suikastini yapan, yaptıran, azmettiren ve finanse eden Yahudi aklını ve siyonistlerle iş tuta tuta artık ticaretine, gofretlerine ve markasına tapar hale gelen yoldan çıkmış sözde işadamlarını da aynı ciddiyette yargılamak, soruşturmak ve bu milletin karşısında tüm çıplaklığıyla ortaya koymasıdır. Türk milletini yıllardır algılarla sömürenlerin gerçek yüzünün eninde sonunda açığa çıkacağından şüphemiz yoktur.
@adalet_bakanlik
@gidadedektifi@yenisafak@odatv@KararHaber@fatihtezcan Bu gofret üretici şirket sahibini CB bişe sallamıyor, randevu bile alamıyor yani görüşmek bile istemiyor demişti. Size ne oluyor da bu adamın davasını güdüyorsunuz. Bırakın ne hali varsa görsün.