Yurt dışında yaşayan veya seyahat eden Türklerin karşılaştığı ilginç bir toplumsal refleks ve Karadağ'da yaşananlar:
🔶 Yurt dışına çıktığınızda başka bir Türk ile karşılaşırsanız veya yanınızda Türkçe konuşulduğunu duyarsanız kafanızı çevirmeyin.
🔶 Çevrenizdeki insanlara karşı Türk değilmiş gibi davranmak yerine onlara selam vermeyi tercih edin.
🔶 Karşılaştığınız kişilere iyi akşamlar, iyi günler veya merhaba diyerek iletişim kurabilirsiniz.
🔶 Yurt dışında Türk gördüğü zaman oradan uzaklaşmayı veya kaçmayı seçen birçok insan bulunuyor.
🔶 Bu durumun örneklerine özellikle Balkan coğrafyasında sıklıkla rastlanıyor.
🔶 Karadağ'da bir Türk restoranında otururken, menüde menemen gördüğü için tepki gösteren insanlarla karşılaşabilirsiniz.
🔶 Yurt dışında karşılaştığınız kendi kültürünüzden insanlarla selamlaşmak ve merhabalaşmak güzel bir yaklaşımdır.
💥 Merkez Bankası'nda çöküş... İki saatte 14 milyar dolar gitti. Borsa'daki 2 trilyon liralık çöküş... Yarın bitmez.
🇬🇧 Londra'da BBVA'nın Türkiye Yatırım Konferansı'nda Mehmet Şimşek'in yüzüne bakıp salonu terk etti banka ve fon müdürleri.
💢 "Bizimle alay mı ediyorsunuz? Siz burada konuşurken, Türkiye'de ana muhalefet partisine kayyım tayin edildi." dediler ve salonu terk edip gittiler.
💡 Şimşek yerin dibine geçti.
💵 Yarın evdeki gümüşlere kadar satacaklar. Zecri tedbirler (Polisiye) de masada. Herkese geçmiş olsun.
🔻Gülistan Doku’nun yıllar sonra beliren katili: Bir Vali'nin oğlu.
🔻Ege’de palalı bir zorba: Arkasında bir Savcı babanın gölgesi.
🔻Dün okula saldıran saldırgan: Arkasında bir Emniyet Müdürü zırhı.
🔻Bu failler, sanıldığı gibi toplumun dışına itilmiş marjinal profilleri değiller. Aksine, sistemin tam kalbinde beslenen, güç zehirlenmesinin yansıması olarak karşımızdalar.
🔻Adaleti sağlamakla görevli olanların, adaletten muaf tuttuğu bir "imtiyazlılar nesli" yetişti. Yasalar halk için birer prangaya dönüşürken; onlar için babadan miras, kurşun geçirmez birer zırh oldu.
🔻Bu, sadece bir asayiş sorunu değil; liyakatin yerini kan bağına, hukukun yerini ise "kimin oğlu" olduğuna bıraktığı bir sistemin iflası.
🔻 Tepedeki egemen gücün sarhoşluğu, bir alt basamakta halkın canına kasteden bu şımarık izdüşümleri yaratıyor.
Dünyayı en küçük mikro çipleri üretenlerin yönettiği bir çağda; en büyük bayrağı veya en büyük Kur'an'ı yapmak gibi işlerle meşgul edildiğinin farkında bile olmamak ne hazin
Ayşe Hatun Önal pop müzik kültürünün en vizyoner isimlerinden biriydi. Zamanın ötesinde denilecek standartlarda işler yaptı, 10 yıl önce kullandığı soundların seviyesine hala erişebilen olmadı. Aurasıyla, kalitesiyle çok başka birisiydi. Keşke bıraktığı yerden müziğe geri dönse.
Sakarya'da yaşayan duyarlı bir vatandaş, 2,5 dakikada, meseleyi hiç sulandırmadan, Akp iktidarınca yapılan bir çok algı oyununun, hırsızlığın ve vicdansızlığın altını çizmiş ve et kuyruğu görüntüleriyle şöyle bitirmiş
"İnsan kınadığını yaşamadan ölmezmiş"
#SONDAKİKA Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral:
“30 Euro düzenlemesinin amacı yerli üreticiyi korumaktı. Buna kimsenin itirazı olamaz.
Ancak 50 liralık ürün 750 liraya çıkıyorsa, 2500 liralık cihaz 15 bin liraya satılıyorsa, burada artık koruma değil, açıkça fırsatçılık vardır.”
Ben tarafsız değilim. Açık seçik taraf tutuyorum. Yobazlığa karşıyım, ırkçılığa karşıyım, gericiliğe karşıyım. İnsanların öldürülmesine ve sömürülmesine, savaşa karşıyım.
Mina Urgan