Bakın buraya ihtiyacın ve olması gerekenin 10 katı doktor koyun, Beylikdüzü’nde sıra hızlı ilerliyormuş diye buraya 20 katı insan yığılır. Konu doktor sayısı değil. Önce bunu kavrayın
@cxcr44@doktordunyada Gelmeyecek. Acil değilse acile gelmeyecek. Bunun nesini anlamıyorsunuz tam olarak.
Tek bildiğiniz laf: gündüz çalışıyorsa, gündüz çalışıyorsa.
Diğer kurumlardaki işinizi, gündüz çalışıyor olmanıza rağmen nasıl hallediyorsanız, hastanedeki işinizi de o şekilde halledeceksiniz.
arteryel kg dışında hiçbi işe elimi sürmedim pratisyenlikte. acil yönetimine dair her şeyi de hasta danışa danışa 1 yılda öğrendim. internlüğün katkısı %30 anca olmuştur. perifere hekim değil hemşire lazımmış gibi doktor yetiştiren fakültelerimiz.. hemşire pışpışlayan hocalarımız
Katledilen kadının, olay günü katilin hastaneye geleceğini öğrendiği ve izin almak için durumu hastane yönetimine bildirdiği ancak hastane yönetiminden şu cevabı aldığı öğrenildi:
"Burası kalabalık bir hastane. Seni burada, ulu orta yerde, bu kadar insanın içerisinde öldürecek hali yok."
Devletin yaptığı yatırımın karşılığı vicdan değil, sistemdir.
Tıp fakültesine girerken kimse bize “Bu ülkeden çıkamazsın” diye sözleşme imzalatmıyor. Üstelik bu eğitim sadece “bedava” olduğu için değil, emeğimizle, tercih sıralamamızla ve başarımızla kazanılıyor. Devlet bir yatırım yapıyorsa, bunu en çok hak eden öğrencilere yapıyor; torpilli değil, alnının teriyle gelen insanlara.
Tıp eğitiminin maliyetli olduğu doğru. Ama şunu da hatırlatalım:
- Devletin yatırım yaptığı her doktor bu ülkede çalışacak demek değildir.
Her doktor bu ülkede çalışmak istese bile, sistem onu tutabilecek durumda değildir.
Kimse bir ülkeye zorla vefa borcu ile zincirlenemez.
Bu ülkenin tıp mezunlarına sahip çıkamayan sistemi, onların istifa etmesine, şiddet görmesine, maaşının bölük pörçük yatmasına, aylarca uzmanlık kadrosu beklemesine göz yumuyor. Sonra dönüp, “Ama biz seni yetiştirdik, şimdi kal” demek; vicdani değil, ikiyüzlü bir yaklaşımdır.
Eğer amaç adaletse, önce şu soruları da soralım:
Her gün şiddet gören hekim bu halka karşı görevini yerine getirmemiş mi sayılır?
36 saat kesintisiz çalışan, ayda yüzlerce saat nöbet/icap tutan bir hekime, ‘sen bu ülkeye borcunu ödemedin’ demek; emekle, adaletle ve vicdanla alay etmektir.
Devletin eğittiği mühendisin yurt dışına gitmesi makul, ama doktorun gitmesi mi vicdansızlıktır?
Bu ülke doktoruna güvenli bir çalışma ortamı, insanca bir yaşam, öngörülebilir bir kariyer sunmadan; “biz sana eğitim verdik, şimdi bedelini öde” diyemez.
İnsanlar ülkesini terk etmek istemez; göç bir tercih değil, çoğu zaman bir kaçıştır.
Ve unutmayın:
Vefa tek taraflı yüklenemez. Bir ülkenin en kıymetli çocuklarını tutmak istiyorsanız; onlara zincir değil, gelecek sunmanız gerekir @denizsatar hanım.
Sağlık sistemi size herhangi bir şikayetle her an acile başvurabilme ve doktor ile görüşebilme hakkı verdi diye bu sistemi işlemez hale getirmek zorunda değilsiniz. Bu hizmet için şükredip size acilde yapıldığı kadarıyla müteşekkir olmanız gerekir.
Sağlık sisteminde çözülmeler şiddetleniyor. Saçma sapan sırf hastalar mutlu olsun diye kurulan sistemin yükünü artık kaldıramıyoruz. Acile başvuran hasta, arkadaşıyla kıkır kıkır gülerek boğazım ağrıyor diyor. Böyle acil servis mi olur? Hastalar benden daha sağlıklı. Tüm ülke yemek yer gibi ilaç kullanıyor. İlaçsız iyileşmediğine inanan insanları avutma yerine dönmüş tüm hastaneler, aile hekimlikleri...
#İnanmadigimisiyapmiyorum
kaldırım, metro çıkışı, üst geçit gibi tempolu yürünüp dolayısıyla hızlı nefes alınması gereken gereken yerlerde sigara içiliyor. içimize çekiyoruz. duraklarda içiliyor. kenarlara çekiliyoruz.
ben de sigara içenlerin bu bencillik ve şımarıklıklarından bıkıyorum açıkçası.
🔥Yangın otelin dördüncü katındaki restoran bölümünde başladı.
🔥Muhtemelen baca kanallarında biriken yağların bir kıvılcımla alev alması sebep oldu.
🔥Mutfak tasarımında ve kullanılan malzemelerde hata var mıydı, bilmiyoruz çünkü ne denetim, ne de rapor var.
🔥Baca kanallarının düzenli bakım ve temizliği yapıldı mı, bunu düşünen sorgulayan birilerinin olduğunu bile sanmıyorum.
🔥Yangın alarmı yok, yangın merdiveni yok, iktidara göre bunlara gerek bile yok. Bunun için 2012’de yönetmelik çıkarttılar ve “genel yangın güvenliği projelerini” itfaiyenin onaylama zorunluluğunu kaldırdılar.
🔥Gece yarısı başlayan yangını ancak alevler odalarına ulaşınca fark eden vatandaşlarımız, maalesef kaçabilecek bir yol bulamadıkları için korkunç bir şekilde can verdi.
🔥Sorumlu Kültür ve Turizm Bakanı gün ağardığında olay yerine gitmek yerine partisinin kongresine katılmak için hazırlık yapmaya başladı.
💡Ve felaketin boyutunu kamuoyu ile paylaşmak için kongrenin bitmesini beklediler.
🔥Meslek hayatım boyunca yüzlerce yanık hastası tedavi etmiş bir cerrah olarak yazıyorum bu satırları ve üzüntüden, öfkeden kahroluyorum.
🇹🇷Yazık bu güzel ülkeye! #Bolu #bolukartalkaya
Kaldığım otelin yangın merdiveni var mı yangın alarmı var mı ben kontrol edeceksem oturduğum apartman deprem açısından güvenli mi ben bakacaksam gittiğim restoran gıda güvenliğine uyuyor mu ben araştıracaksam neden vergi veriyorum? #bolukartalkaya
“İlaçla 7 gün, ilaçsız 7 günde iyileşir”
Eski kuşak doktorlarımız aslında durumu en basit haliyle müthiş özetlemiş. Her zeka seviyesinin anlayacağı netlikte bir cümle.
Yine de olmuyor olmuyorrrr
En az 6 ay anne sütü diyip kadınlara doğumdan sonra 6 ay bile izin vermediğiniz için olabilir. Ülke şartlarında erkek tek başına ev geçindiremediği kadın da bebeği mecburen birine bırakıp işe dönmek zorunda kaldığı için olabilir.