"Mü' min kardesin, su üç hasletle
senden nasibini alsin:
1. Ona faydali olamiyorsan, bari zararli olma!
2. Onu sevindirmeye gücün
yetmiyorsa hiç olmazsa üzme!
3. Onu övmeye dilin varmiyorsa
bari yerme!
Yahya bin Muaz (k. s)
@demir_ceng26734@Uzaktan8138 Tevfik Fikret değil Neyzen Tevfik söyledi “Geldikleri gibi gitmediler kimi itini bıraktı kimi bitini, kimi de piçini. Yoksa bu kadar şerefsizin bizden olması mümkün değil.”
Neyzen Tevfik
Kalbe ışık saçan, eşsiz detaylarla dolu Doğuş Elazığ Sabah Namazı ve İşrak İbadeti Buluşması'nı; her açıdan izleyebilmeniz ve sevdiklerinizle paylaşabilmeniz için yenilikçi bir çekim tekniğiyle size özel bir video hazırladık.
#MahmudEsadCoşan#MECVakfı#DoğuşElazığ#İşrakİbadeti
Dünyanın dört bir yanından gelen binlerce gönül dostuyla, video sunumlarıyla, semada ışıldayan drone gösterisiyle, Mescid-i Kıbleteyn imamının kıldırdığı sabah namazıyla, hüseyni makamında icra edilen salasıyla, Ubeydullah Sezikli ile ekibinin zikir terkibiyle....
@SDT_TRGT@06melihgokcek Masadaki zeytin ve hurmalardan Sofranın iftar sofrası olduğunu oruç tutup iftar edenler bilir
Bardakta da ayrandan başka bir şey arayana ne denir?
Ekonomide
yapısal önceliğimiz nedir?
Türkiye’de öncelikle
parayı mizanla ilişkilendirecek yeni bir sistemik akla ihtiyacımız var.
Bu sistem aklı;
mal parayı,
itibari parayı ve
dağıtık parayı birlikte yönetmelidir.
Borç yerine üretimi,
faiz yerine risk paylaşımını,
spekülasyon yerine reel değeri,
kısa vadeli kazanç yerine medeniyet ölçekli kalkınmayı
esas alan bir finanspolitik mimari kurgulamalıdır.
Bu yüzden Türkiye’nin öncelikli stratejik hamlesi;
parayı yeniden tanımlamak
ve
finanspolitiği milli güç üretme araçlarının merkezine yerleştirmek olmalıdır.
Abdukadir Selvi bey, yıllardır Türkiye’ye kan kusturan ve hain hedefine erişemediği için silah bırakmak zorunda kalan Öcalan’a
“Akan kanın durması için bir tırnak ucu kadar katkısı olan varsa ondan Allah razı olsun” diyerek duaya katmanız çok abes olmuş!! https://t.co/6NuaNLbGUr
Gayemiz:
‘Her şeyin en güzeli’ni yapmak;
kendimiz ‘en güzel vasıflar’la muttasıf olmak,
dünyada ve ahirette ‘en güzel sonuçlar’a ve
‘en güzel mükâfatlar’a erişmektir.
Rabbimiz celle celâlüh, bizi bunlara nail ve vasıl eylesin.
#MahmudEsadCoşan
Hacca ve umreye gitmeye devam edin! Çünkü bu hac ve umre hem insanlardan fakirliği giderir hem de günahları siler; tıpkı körüğün demirin pasını giderdiği gibi…
Zamanında ifade edilen
"Verin yetkiyi, görün etkiyi"
söyleminin sonucu bu olmamalıydı.
Ekonomi yönetimi vaktini
"yangın söndürme"
odaklı günlük denge arayışlarında tüketiyor.
Uzun vadeli üretim ve sanayi stratejileri maalesef geri planda kalıyor.
Oysa kısa vadeli programlarla b��yük bir etki oluşturulamaz.
520 milyar dolarlık dış borç,
14 trilyon 687 trilyon TL’ye ulaşan kamu brüt borç stoğu ve
930 milyar TL’lik emisyon hacmi dikkate alındığında;
Türkiye’nin borç faizlerini eritebilmesi ve
OECD seviyesinde bir refaha ulaşabilmesi
için
yıllık ortalama %5 civarında büyümesi bir politik tercih değil,
matematiksel bir zorunluluktur.
Ancak sadece inşaat veya borçlanmaya dayalı tüketimle büyümek ülkeyi daha güçlü yapmaz;
aksine dış borcu ve cari açığı artırarak kırılganlaştırır.
Türkiye'nin asıl potansiyeli,
üretim kapasitesini jeopolitik avantajları, teknolojik kabiliyetleri ve nitelikli insan kaynağıyla birleştirebilme imkanından doğacaktır.
Mesele sadece "daha fazla üretmek"
değil,
mevcut kapasiteyi stratejik bir hedef doğrultusunda örgütleyebilmektir.
Anadolu'nun dağınık üretim merkezlerini, üniversitelerini, teknoloji geliştirme bölgelerini, lojistik ağlarını ve finansman araçlarını aynı istikamette çalıştırabilen bir yapı kurulmalıdır.
Ancak bu sayede Türkiye,
ithalata bağımlı olarak "büyüyen" değil,
kendi katma değerini ve teknolojisini yaratan "güç üreten" bir ekonomi haline gelebilir.
Zamanında ifade edilen
"Verin yetkiyi, görün etkiyi"
söyleminin yaratması gereken asıl sonuç,
piyasa spekülasyonlarıyla boğuşmak
değil,
tam olarak bu vizyoner ve stratejik üretim mimarisini inşa etmek olmalıydı.
Ne Mutlu O'na Erenlere!🌹
Bizi yaşatan, nimetlerine gark eden, rahmetine daldıran Allah-u Teala'ya en güzel şekilde kulluk etmek lazım.
#MahmudEsadCoşan
Doğuş Elazığ Sabah Namazı ve İşrak İbadeti Buluşması, işrak namazının ardından tamamlandı.
Dünyanın dört bir yanından katılım sağlayarak Şehri El-Aziz’i; huzur, sevgi ve samimiyetle dolduran tüm misafirlerimize teşekkür ederiz.
#MahmudEsadCoşan#MECVakfı#DoğuşElazığ
Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi, bir milletin tarihe kazınmış iradesinin ve asırlık bir emanete sadakatinin en güçlü sembollerinden biridir.
Fatih Sultan Mehmed Han’ın İstanbul’umuza bıraktığı bu kutlu emanet, altı yıl evvel Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın tarihi kararlılığıyla yeniden asli hüviyetine kavuştu. Bu, yalnızca bir mabedin yeniden ibadete açılması değil; tarihimize ve medeniyetimize sahip çıkışın güçlü bir ifadesidir.
Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nin yeniden ibadete açılışının yıl dönümünü en kalbi duygularımla tebrik ediyor; bu mukaddes mekândan yankılanan her tekbirin ve semaya yükselen her duanın kalpleri birleştirmesini, kardeşliği pekiştirmesini, mazlumlara umut olmasını Rabbim'den niyaz ediyorum.
Eserleriyle edebiyatımızda ve düşünce dünyamızda derin izler bırakan, “Yedi Güzel Adam”ın müstesna isimlerinden Rasim Özdenören’i, vefatının 4’üncü yılında rahmetle yâd ediyorum.
Engin bir irfan ve tefekkür birikimiyle kaleme aldığı eserleri, genç nesillerin fikir dünyasına ışık tutmaya devam edecektir.
Ruhu şâd, mekânı cennet olsun.
Katliamcı Netanyahu çetesinden bir bakanın provokatif bir grupla birlikte Müslümanların ilk kıblesi Mescid-i Aksa’ya düzenlediği alçakça baskını lanetliyorum. Bu hukuk tanımaz saldırganlık, İslam aleminin kutsal değerlerine yönelik kasıtlı bir tahriktir.
Mescid-i Aksa’nın kutsiyetini hedef alan, Kudüs’ün tarihî ve hukukî statüsünü yok sayan bu kural tanımazlık asla kabul edilemez.
Soykırım çetesi Netanyahu hükûmetinin bu pervasız adımı, Filistin topraklarındaki işgal ve ilhak siyasetinin "İnsanlık Cephesi" tarafından artık kesin ve kararlı bir şekilde durdurulması gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır.
Netanyahu ve çetesi derhal durdurulmalı, uluslararası toplum sözle yetinmeyerek İsrail’in saldırganlığını önleyecek somut tedbirleri hayata geçirmelidir.
Kudüs ve Mescid-i Aksa sahipsiz değildir. Başkenti Kudüs olan, nehirden denize özgür bir Filistin Devleti kuruluncaya kadar mazlum Filistin halkının yanında kararlılıkla durmaya devam edeceğiz.