ASTOR tarafındaki gelişme de işin boyutunu iyice değiştiriyor. Böyle dönemlerde söylentiden çok resmi açıklamalara bakmak gerekiyor. Küçük yatırımcı açısından ise belirsizlik her geçen gün daha da büyüyor.
Borsanın en pahalı dersi bu galiba: Kârı görünce birazını cebe koymayı bilmek lazım. Her yükselişin sonuna kadar gideceğini düşünürsen, bir bakmışsın sofradan aç kalkmışsın.
Eskiden fırsat arardık, şimdi zarar gelmesin diye pozisyon kolluyoruz. Piyasanın geldiği noktayı anlatmaya bazen tek cümle yetiyor. Yarın neyin yükseleceğini bilmiyoruz ama düşüşü beklenenleri konuşuyoruz.
ASTOR tarafındaki gelişme de işin boyutunu iyice değiştiriyor. Böyle dönemlerde söylentiden çok resmi açıklamalara bakmak gerekiyor. Küçük yatırımcı açısından ise belirsizlik her geçen gün daha da büyüyor.
Bu hafta yatırımcı psikolojisi için hiç kolay geçmedi. Pazartesi açılışı ne olursa olsun, duyumların peşinden koşmak yerine elimizdeki şirketlere ve kendi planımıza bakmak daha sağlıklı. Sakin kalan her zaman bir adım önde.
Pazartesi sabahına saatler kaldı.
Ekranlar kapalı ama zihinler açıldı. Çoğu yatırımcının kafasında aynı sorular dönüp duruyor: "Acaba yarın sabah nasıl açacağız?", "Gündemdeki o iddialar ne olacak?", "Satışlar devam eder mi, yoksa fırtına dindi mi?"
Piyasada fırtınalı bir haftayı geride bıraktık. Perşembe günü bir kulis haberiyle sarsılan, Cuma günü spekülasyonların ve iddiaların havada uçuştuğu, kimin hangi kapıdan sıvıştığının tartışıldığı bir Borsa İstanbul var karşımızda. Tam anlamıyla sisin çöktüğü, görüş mesafesinin birkaç kademeye kadar düştüğü günlerden geçiyoruz.
Böyle zamanlarda insan zihni garip çalışır.
Piyasa yeşildemken geleceğe dair en cesur hayalleri kuran bizler, ekran kırmızılara büründüğünde sanki o şirketler batmış, bütün emekler çöp olmuş gibi bir hisse kapılırız. Soluğu sosyal medyada alırız. Kim ne demiş, hangi duyumcu ne yazmış, kim nereden mal çıkmış...
Ama dönüp kendimize sormamız gereken asıl soru şu: Biz bu oyuna duyumlarla mı girdik, yoksa bir stratejiyle mi?
Sisli havada araç kullanırken ne yapılır?
Gaza basılmaz, önünü görmeden şerit değiştirilmez, reflektörler yakılır ve hız düşürülür. Piyasadaki sis de tam olarak bunu gerektiriyor.
Şu an grafiğin, tekniğin ya da bilanço okumanın ötesinde; tamamen sinir sistemimizin test edildiği bir evdeyiz. Bir yanda kriz patlamadan zirvede düğmeye basıp çıkanların bıraktığı soru işaretleri, diğer yanda bilgi kirliliğinde ne yapacağını bilemeyip panikle satış tuşuna basan küçük yatırımcı...
Unutmayın: Piyasada fırsatlar hiç bitmez ama panikle kaybedilen sermayeyi geri getirmek aylar alır. Sis elbet dağılacak. O gong sabah yine çalacak. Ve o gong çaldığında masada kalanlar; en çok bağıranlar değil, soğukkanlılıkla kendi rotasını takip edenler olacak.
Derin bir nefes alın. Yarın ekran karşısına bir oyuncu gibi değil, stratejisine sadık bir yatırımcı gibi oturun.
Yeni hafta hepimize önce zihin açıklığı, sonra bereket getirsin. Kahveler hazırsa, pazartesiye hazırız.
Ne alsak bir sorun, nereye yatırım yapsak ayrı bir risk. Ev desen kira derdi, BES desen pişmanlık, borsa desen güven yok. Yurtdışı desen başka riskler var. Galiba mesele risksiz yatırım bulmak değil, hangi riski göze alacağını bilmek. Para kadar huzuru da düşünmek lazım.
Çok kazanmak tek başına yetmiyor. Para eline geçtikten sonra nasıl yönettiğin asıl farkı yaratıyor.
Gelir artmadan önce finansal bakış açısını geliştirmek lazım.
@ilkerkulaksiz Amerika borsası kolay para kapısı değil. Piyasa değişince dünyanın her yerinde aynı kural geçerli: bilgi, sabır ve disiplin olmadan kazanç kalıcı olmuyor.
Çok kazanmak tek başına yetmiyor. Para eline geçtikten sonra nasıl yönettiğin asıl farkı yaratıyor.
Gelir artmadan önce finansal bakış açısını geliştirmek lazım.
Parayı kazanmak bir beceridir, parayı elinde tutmak ve büyütmek ise tamamen bir sistem işidir.
Finansal özgürlüğün temeli: Finansal Okuryazarlık.
Paranın arkasındaki matematiği anlamanız için bilmeniz gereken 4 temel kural 👇
🚨#SONDAKİKA Ekonomist Dr.Şeref Oğuz’dan Dikkat Çeken Söylem:
“Bu bilgi eksikliği değil akıl eksikliği. 100 TL’ye 4000 TL vereceğim dendiği zaman bu bilgi eksikliği midir? Yoksa hırs gözünü bürümüş akıl eksikliği midir?”
Fon mağdurunun zararı konuşuluyor da kendi hissesi günlerdir taban yapan küçük yatırımcı ne olacak? Adam fon almamış, kendi parasını kendi seçtiği şirkete yatırmış. Küçük yatırımcının sesini duymazdan gelmek, bu öfkeyi daha da büyütür. Adalet varsa herkes için olmalı.
Fon mağduruyum diyenlerin zararlarını devlet ödeyecekse borsada hiç fon almamış piyasada işlem gören şirketleri alıp yatırım yapan KÜÇÜK YATIRIMCI nın 10 gündür taban taban gelen hisselerde yaptıkları zararlar ne olacak ?
Sesinizi çıkartın yoksa foncuların vebalini günahını borsada ki yatırımcıya giydirecekler !
Ne alsak bir sorun, nereye yatırım yapsak ayrı bir risk. Ev desen kira derdi, BES desen pişmanlık, borsa desen güven yok. Yurtdışı desen başka riskler var. Galiba mesele risksiz yatırım bulmak değil, hangi riski göze alacağını bilmek. Para kadar huzuru da düşünmek lazım.
Neredeyse ülkemizde ki hiç bir yatırımı beğenmiyoruz, elbette haklılık payları var bu düşüncelerin. Ev alınmaz kiracı derdi, bes pişmanlık, temettü aldatmaca, eurobond o ne ki? Peki çözümün nedir? Ben Amerikan borsalarına yatırım yapıyorum. İyi güzel, peki daha Türkiye'de Pd/DD ne anlama geliyor bir şirketin ederi nedir bilmeyen milyonlarca insan var, bu insanlara Amerikada şirket araştırması yap orada yatırım mı yap diyelim? Ayrıca bir siyasi kriz çıktığını varsayalım, Amerika dedi ki bütün varlıklarınızı dondurduk, amerikadaki yatırımını satıp çekebilmen mümkün mü?
Hiç başım ağrımasın ben hiç bir şeye güvenmiyorum diyorsan evine sağlam, taşıması zor bir kasa alırsın önce sonra fiziki varlıklara yatırım yaparsın.
Ya da ne yatırımı arkadaş yarın bir gün öleceğiz der gününü gün eder yaşar geçer gidersin.
Eskiden her şeyi hemen düzeltmeye çalışırdım. Şimdi bazı şeylerin biraz zamana bırakılması gerektiğini düşünüyorum. Her gün bir şeyleri çözmek zorunda değiliz. Bazen durup nefes almak da lazım.
Kaybeden her zaman gariban olamaz.
Fon mağdurları ayrı
Borsadaki mağdurlar ayrı
Milyonlarca mağdur insanlar var
Emekleri çöp olmuş.
Kelimeler kifayetsiz kalıyor.
Var mı bunun üstü zararı olan paylaşabilirsiniz.
Parayı kazanmak bir beceridir, parayı elinde tutmak ve büyütmek ise tamamen bir sistem işidir.
Finansal özgürlüğün temeli: Finansal Okuryazarlık.
Paranın arkasındaki matematiği anlamanız için bilmeniz gereken 4 temel kural 👇
Son dönemde herkesin morali ayrı bozuk ama burada güzel bir şey yapabiliriz. İçerik üreteni görmezden gelmek yerine destekleyelim, fikir bırakalım, paylaşalım. Küçük etkileşimler birleşince ortaya büyük bir topluluk çıkıyor.