Kamusal alanı paylaşma bilincinden uzak, ortak yaşam kurallarını hiçe sayan ilkel zihniyet bugün İstanbul sokaklarındaydı. Maç izleme bahanesiyle metroyu, caddeleri tahrip eden; çevresine saygı duymaktan aciz bu öfke nöbetlerinin sporla, takım tutmakla uzaktan yakından ilgisi yok.
Adam kalabalık içinde kendini kaybetmiş, kimliksizleşmiş (deindividuation) içgüdüsel şiddete ve vandallığa teslim olmuş. Bireysel sorumluluk ve ahlaki süzgeç devre dışı kalmış; kalabalığın yarattığı anonimlik hissi, gizlediği ilkelliğini ortaya çıkarmış. Ortak kullanılan mekanları kasten kirletmek, kırmak ve toplumsal huzuru gasp etmek bir "taraftarlık" değil, düpedüz toplumsal uyumsuzluk.
Takıma, taraftar grubuna ait hissedeceksiniz diye sergilediğiniz davranışlar iç kontrol mekanizmanızın çalışmadığını da gösteriyor.
Bu arada, dünyanın en iyi hamur işi seçilen Novipazar Boşnak Türklerinin Boşnak mantısı Pazarske Mantije'ye selam burdan :) öbücükler bebeyims https://t.co/0G3dqkL65G
Muhasebe süreçlerinde şeffaflık ve takip adına standartlar nettir: Vergi tahakkukları zamanında iletilip ödemeler mükellefte kalmalı; şirkete ait devlet bankası hesabı veya vergi dairesi sistemi üzerinden zaten anlık görülüp ödenebiliyor. E-belgeler (e-fatura, e-arşiv) sistemde kayıtlı olduğu için veri akışı zaten otomatik yürümeli. İletişimi yoran anlık mesajlaşmalar yerine, her 3 çeyrekte bir (3 ayda bir) detaylı mizan paylaşılması süreci öngörülebilir kılıyor ve gereksiz trafiği tamamen ortadan kaldırıyor. İşin özü bu kadar aslında.
Gündüz vakitlerinde İzmir,
Akşam vakitlerinde İstanbul,
Yarın da Akdeniz Bölgesi için yağmur ihtimali var.
Salı günü İstanbul'da hava sıcaklığı düşecek.
Bi de bu akşam full maç var, trafik kilitlenir, yola erken çıkın. Ona göre yani.
@_liberiangirl_ Farkında olmak istemiyorlar ki ☺️
Hiçbir şey yapmadan onlara verilmiş bir sürü hak, üstünlük var, hangi empati yeteneği vicdanı olan, adil (!) insan kendi elleriyle bunu ister ki(?) fjdjdj
O kuşak böyle değildi, annem beş sene yaşamış bunu + babamın bekar kardeşlerine de bakıyormuş. Yeter demiş, almış beni ananemin evine gitmiş. Babam da annemin peşinden gitmiş, 42 yıldır ananemin evinde oturuyoruz.
Bunlar kişisel tercihler, bereketle de alakası yok. Kadın hayatından vaz geçince, her işe her şeye o koşuyor, siz de bunu bereket sanıyorsunuz.
Kadınlar gözünü açıp size ne olduğunu söyleyince, arkanızı toplamayınca sizin betiniz benziniz atıyordur.
Annem, tam kırk beş yıl babaannemle aynı evde yaşadı. Son on beş yılda babaannem yerinden kalkamaz hâle gelmişti, annem de her ihtiyacıyla ilgilendi. Dışarıya çıkamadığı için, annem de neredeyse on yıl boyunca sadece zaruri durumlarda evden çıktı. Onu evde bırakıp gitmeye vicdanı el vermiyordu. Babaannem vefat ettiğinde, annem neredeyse bir ay kendine gelemedi.
Şimdi de dedem hasta… Annem kırk beş yıldır onunla da ilgileniyor. Son beş yıldır da bütün işlerini kendisi yapıyor. Dedem doksan üç yaşında ve yoğun bakımda. Annem hâlâ ona “Allah uzun ömür versin, yaşatsın” diye dua ediyor. Onlara hizmet etmenin kendi için bir cennet bileti olduğuna inanıyor.
Bu sadece anneme mahsus bir durum değil; o kuşak böyleydi. Onlar, anneye babaya hizmeti bir görev değil, bir şeref bilirdi. Ama ne yazık ki yeni nesil, hepsi değil ama bazıları ne annenin, ne babanın, ne de atalarının değerini biliyor.
Toplum da ki bereketsizliğin en önemli sebeplerinden biri de bu hal.....