Özel hayatı beni ilgilendirmez ama Kadıköy'de 4-2 kazandığımız derbide, kendini balıklama attığı günden beri ısınamıyorum şu çocuğa. İstediği kadar başarılı olsun, isterse adını tarihe yazdırsın. BEŞİKTAŞ camiasının aklında o penaltı hep kalacak. Mesela Burak Yılmaz aynısını yaptı diye yıllardır emek hırsızı diyoruz.
Futbolda güzel ahlak, sahada gösterilir. Ne plaketler ne de ödüller ahlaklı anılmanızı sağlamaz.
GvB taş gibi top oynatiyordu bu arada siz anca coluk cocuga GvB’yi boklarsiniz. Gercek anlamda krediye ve zamana ihtiyacı olan hoca GvB’ydi, oynattigi futbolu, sistemi eksik kadrosuna rağmen umut veriyordu.
Orkun Kökçü hakkında FAQ:
Q: “Orkun Beşiktaş’ta 16 maçta 2 kırmızı kart gördü, kariyerinde bizden önce 9 sezonda sadece 1 kırmızı kart görmüş!”
A: 16 maçta 2 değil, 1 kırmızı kart.
Orkun, Başakşehir maçında kırmızı kart gördüğünde; resmi hesap, sen, ben, hepimiz buna tepki göstermedik mi?
Hani bu pozisyon, kırmızı kart değildi?
Dün Orkun’un suçu yoktu, bastığı yeri görmüyordu; bugün, algı lazım olunca mı bu pozisyon kırmızı oldu?
Kendi oyuncunuzu kötülemek için hakemler tarafından doğranmanızı meşrulaştırıyorsunuz.
Amaç ne?
Tepki oklarını, TJK başkanından ve hoca olmayan hocanızdan alıp; Beşiktaş’ın 30 milyon euroluk yatırımına çekmek.
Acıyorum halinize, bu gidişle daha çok doğranırsınız.
Q: “2 değil 1 kırmızı kart olsun. Görmesi doğru mu?”
A: Kesinlikle değil.
4-4-2’nin merkez orta saha tandeminde oynayan bir oyuncunun, antrenmanda bile yapmaması gereken bir hata.
Fakat Orkun yaptı.
Neden? Orkun berbat bir oyuncu mu?
Hayır, sadece kendisi 4-4-2’nin merkez orta saha tandeminde oynayabilecek bir oyuncu değil. Sorun da burada zaten.
İç sahada derbi oynuyorsun, kırmızı kartı görene kadar topla oynaman %35 değil.
İçeride, dışarıda, farklı önde, farklı geride; skor ne olursa olsun, topu rakibine veriyor ve 11 kişi topun arkasına geçiyorsun.
Topun arkasındayken de Rıdvan Emirhan Paulista Gökhan savunma bloğu, Cerny Orkun Ndidi Cengiz orta saha bloğu, Rafa Abraham ise çift forveti oluşturuyor ve bir 4-4-2 karşılama planı ortaya çıkıyor.
İşte bu karşılama planında, orta saha bloğunun merkezindeki iki oyuncu kim olabilir?
Kessie olur, Bennacer olur, Anguissa olur, Bissouma olur, Stach olur; bunlar kayarak top alırken kırmızıyı görmeyi bırak, faul bile yapmazlar. Tereyağından kıl çeker gibi hallederler bu işi; çünkü kendileri birer 6-8 pivottur, profilleri bu iş için uygundur.
Orkun Kökçü 8.5 numaradır, arkasında bir 6 numara ile üçlü orta sahanın serbest sol 8’ini oluşturmalıdır. Bu iş için asla ama asla uygun değildir. %35 topla oynayan bir 4-4-2’nin kesici orta sahası değildir Orkun Kökçü.
Şimdi, burada bir yanlış var.
Getafe gibi her maç %35 topla oynayıp 4-4-2 kapalı savunma yapacaksan, Orkun’u neden aldın?
Orkun’u aldıysan, neden Getafe gibi her maç %35 topla oynayıp 4-4-2 kapalı savunma yapıyorsun?
Q: “Orkun kırmızı görmese yenerdik!”
A: Muhtemelen; ancak düşündüğün gibi değil, 4-3 falan yenerdik.
10 kişiyiz diye mi Gökhan çizgiden dönen topu İsmail’in ayağına attı? 10 kişiyiz diye mi Ersin rakibe degaj yaptı; Ndidi, Asensio’yu kademeden kaçırdı? 10 kişiyiz diye mi Emirhan, Duran’a top kaptırdı? 11 kişi olsak olmayacak mı bu bireysel hatalar?
Bal gibi olacak.
Kırmızı görmeden 4-4-2 karşılıyordun; kırmızıyı gördün, 4-4-1 karşılıyorsun.
Savunma bloğun da, orta saha bloğun da yerinde duruyor.
Fakat sen, Orkun kırmızı görünce oyuna Salih’i atıyorsun. Salih ve Ndidi haliyle yoruluyor, kulübende orta saha yok diye değişiklik yapamıyorsun. Kulübedeki artist, yönetime “Orta saha alın” mesajı verecek diye Ege ve Kartal’ı kadroya yazmıyor çünkü. Son dakikalarda Ndidi çıkarıp Abraham alman rezillik ya, Orkun çıktıktan sonra 10 dakika boyunca Salih’i oyuna sokmayı akledemeyecek kadar şoke olman daha büyük rezillik. 10 dakikada kale arkasındaki taraftar çıktı şoktan, sen anca fark edebildin Orkun kırmızı yiyince Ndidi’nin merkezde tek kaldığını.
Kısacası anlıyorum, taraftarsınız; kendi evinizde 2-0’dan 3-2 maç verdiniz, bir yerde ağlamanız gerekiyor ama Trabzonspor, Kadıköy’de dakika 20’de 10 kişi kaldı; 70 dakikada 1 gol yedi. Sen evinde 60 dakikada 3 gol yedin. Galatasaray, sana karşı dakika 35’te kırmızı gördü; 10 kişiyle 55 dakikada 1 gol attı, gol yemedi ya.
Kısacası bu maç, 10 kişi kaldık diye buralara gelmiş bir maç değil. Sen, maçı çıkan kırmızı kartta sahada değil; kafada kaybettin.
Beşiktaş’ın 30 milyon euroluk yatırımını, geleceğini, en değerli asset’ini; nefesimiz yettiğince, sonsuza dek koruyacağız.
Hepinizi Orkun’un son gönderisine instagram üzerinden destek mesajı atmaya davet ediyorum.
#SeninleyizOrkunKökçü
Hollanda karşısında Barış Alper Yılmaz:
6.4 rating
0 gol
0 asist
24 topla buluşma
14/16 pas
7 top kaybı
0 şut
0 anahtar pas
0 orta
0 uzun top
4 (0) çalım girişimi (%0)
9 (3) ikili mücadele (%33)
4 (1) hava topu (%25)
Hollanda savunması Barış’ı kevgire çevirmiş gibi daha çok :Dahahahha
Her kulübün belli bir felsefesi vardır... kimisi solcudur Livorno gibi, kimisi sağcıdır Lazio gibi, kimisi uluscalcıdır Rangers gibi, kimisi mezhepcidir Celtic gibi, kimisi işci kesimin takımıdır Liverpool gibi, kimisi zenginlerin takımıdır Chelsea gibi, kimisi orduyu temsil eder CSKA gibi, kimisi de bölgeselcidir Bayern gibi. Dürüstlük, mertlik, ve delikanlılık ise Beşiktaş'ın temel felsefesidir. Çünkü hiç bir Beşiktaşlı hak etmediği şampiyonluğu istemez mesela. Beşiktaş alın terinin karşılığıdır. Ekmeğini taştan çıkaran insan Beşiktaşlıdır. Kendi özdeğerleri ile zirveye çıkmak Beşiktaşlılıktır. Bir okul sınıfında sürüye kapılmadan tek başına kalabilmenin özgüvenidir Beşiktaşlılık. Dünyanın her yerinde, bu Türkiye olsun ya da İngiltere olsun, İstanbul olsun ya da Bilecik olsun farketmez, bu değerleri paylaşan her insan tartışmasız Beşiktaşlıdır. Ve Beşiktaşlıların birbirlerine olan bağlılığı ve sevgisi farklıdır. Aile gibidirler. Aynı memleketten olan insanlar için, "kan çeker" derler ya, işte biz Beşiktaşlılar da birbirimizi böyle çekeriz. Lig deplasmanı için Anadolunun ucra bir köşesine gidildiğinde şu garip İngilize yer sofrasında yer ayırırlar, Avrupa maçına İngiltere'ye gidildiğinde o İngiliz Beşiktaşlılara evini açar. Belki denk gelmişinizdir, "futbolu sevmem, ama öylesine x takımlıyım" veya Avrupa kupasını kaldırdığı için y takımı tutup ama takımın kadrosunu sayamayan kişilerle. İlginçtir, böylesine Beşiktaşlı göremezsiniz. Yolda Beşiktaş forması giyen biriyle karşılaştığımızda pençe işareti yaparız. Mahalle maçında Beşiktaş formasını giyen çocuğa destek veririz. Beşiktaş armasını nerede görsek gururla bakarız - ama mutlaka bir durup bakarız çünkü içinde bayrak vardır, gururdur. Biz bu dünyada yaşayan siyah-beyazlılar değil, siyah-beyaz bir dünyanın içinde yaşayan bir aileyiz. İşte bu eşsiz ve güzel ailemin gününü kutlarım! #DünyaBeşiktaşlılarGünü 🦅🖤🤍
fenerbahcenin yeni transfer ettiği gabriel silva'nın gay olduğu ortaya çıktı.
"sen sadece bana aitsin❤️"
ülkemizde eşcinsel futbolcu görmek istemiyoruz.
Felipe Melo, Tüpraş Stadyumu için "Burada hep kazandık" diyor...
😅 Melo, Dolmabahçe'de 3 maça çıkmış ve 1 galibiyet almıştır.
😅 Galatasaray, 2000'den bugüne Dolmabahçe'de oynadığı 23 maçta 3 galibiyet almıştır.