İmam Gazâlî'ye sordu birisi;
"Dünya işlerinde başarılı olmak için bana ne tavsiye edersiniz."
Cevap verdi;
"𝗞𝗶𝗯𝗿𝗶 𝘁𝗲𝗿𝗸 𝗲𝘁!"
Tekrar sordu; "Peki işlerinde başarı neye bağlı?" diyince "Aynı" cevabı aldı.
Kibir her hayra engeldir...
Yaşlı Zannettiğimiz Genç Sahabeler:
🎯 Talha ibn Ubeydullah: 14
🎯 Zübeyr ibn Avvam: 18
🎯 Sa'd ibn Ebi Vakkas: 17
🎯 Abdullah ibn Mes'ud: 14
🎯 Erkam ibn Ebi Erkam: 12
🎯 Said ibn Zeyd: 19
🎯 Cafer ibn Ebi Talib: 18
🎯 Suheyb er-Rumi: 20 civarında
🎯 Habbab ibn Eret: 20
🎯 Mus'ab ibn Umeyr: 24
"Genç ibadetine düşkün temiz kişi beni hep hayrete düşürmüştür" der Hz. Ömer r.a [ibn Ebi şeybe]
Not: Bu rakamlar onların İslam'a giriş yaşlarıdır. Rakamlarda ihtilaf eden olsa da ortalama bu civarlarda oynama olmuştur.
Nefs Allah'a itaat ettiği zaman, onun rızkı her yandan bol bol gelir. İsyan ettiği ve kibirlendiği zaman ise, rızka sebep olan vasıtalar ortadan kalkar.
Abdülkadir Geylani (ks)
Bir kulun gizli hâli açık hâli ile aynı olduğu zaman, Allah Teâlâ meleklerine şöyle buyurur; İşte bu benim gerçek kulumdur.
-Ukbe bin Abdülgafir (rh.a)
Kader-i ilahi, Allah'ın ezeldeki ilmine ve takdirine uygun olarak hükmünü icra edeceği an, hangi rızık kimin kısmeti ise onu arar, bulur ve nasibini kendisine verir. Kimsenin nasibi asla bir başkasına gitmez.
Abdülkadir Geylani (ks)
Fazla açıklayınca anlaşılmıyorsun, geri çekilince anlaşılıyorsun. Çünkü insanlar yokluğunda seni değil, kendi davranışlarını görmek zorunda kalıyor. Yokluk o yüzden varlıktan daha yüksek ses çıkarır.
Gözünü haramdan çevirdiğin o ilk saniyeyi küçümseme.
Kimse görmedi.
Kimse bilmedi.
Sessizce gelip geçti; belki kimse fark etmedi bile.
Ama Allah gördü.
Bazen insanların gözünde zerre kadar küçük görünen bir duruş, Allah katında dağlar kadar ağır gelebilir.
“Eğer Allah’a giden bir yoldaysan, koş!
Zorlanırsan hızlı adımlarla ilerle.
Yorulursan yürü.
Gücün yetmezse sürünerek devam et.
Ama sakın yolundan dönme!”
İmam Şâfiî
İnandığımız şey doğruysa sorduğumuz soru onu yıkmaz. Bilakis doğru zemine oturmasına yardım eder. Eğer düşündüğümüz şey bir soru karşısında yıkılıyorsa zaten üzerinde biraz daha düşünmemiz gereken başka bir problemimiz var demektir.
https://t.co/plBlpYHCyl
Kibirli insanın problemi aynadır.
Kendine bakınca meziyetini,
başkasına bakınca kusurunu görür.
Kendine merhametli,
başkasına acımasızdır.
Ben büyüğüm., demeye utanırsa, Onlar küçük, demeye başlar.
Kendini yükseltmeden,
başkasını aşağıya çekmek.
Resûlullah (sav) kibri şöyle tarif eder:
“Kibir, hakkı reddetmek ve insanları küçümsemektir.”
(Sahih Müslim, Îman, 91)
Nefis, hakkı kendi aleyhine gördüğünde reddeder.
insanı da kendinden aşağı gördüğünde küçümser.
Fakat kibir her zaman kendini kibir olarak göstermez.
Bazen dindarlığın içine saklanır:
“Benim hâlim onlarınki gibi değil.”
Bazen ilmin arkasına gizlenir:
“Bunu onlar henüz anlayamaz.”
Bazen ahlâkın diliyle konuşur:
“Ben onların düştüğü seviyeye inmem.”
Bazen tecrübesini öne sürer:
“Ben bunları çoktan aştım.”
Bazen makamını konuşturur:
“Benim muhatabım değiller.”
Hatta bazen tevazu bile kılığı olur:
Dili kendini küçültür,
kalbi başkasını küçümser.
Kılıflar değişir, hadisin tarif ettiği hastalık değişmez:
Hakkı reddetmek,
insanı küçümsemek.
Kibrin ilacı ise şudur:
Hakkı kendinden üstün,
insanı kendinden küçük görmemeyi öğrenmek.
Başkası namaz kılmayı bilmez hayatı mükemmeldir sen Teheccüd bile kılarsın hiçbir şeyin yoktur.
Şikayet etmemek lazım. Bazı insanlara dünya verilmiştir. Faizcilere, zinakarlara, kötülere. Ama ahiretleri alınmıştır. Bazılarına ise ahiret bahşedilmiştir. Dünyanın bir mükafatıdır.
“Sabrın bir zeka biçimi olduğunu öğrendim. Her şeyin hemen çözülmesi gerekmiyor, her şeyin net bir cevabı olması gerekmiyor. Bazen yapabileceğiniz en iyi şey nefes almak, gözlemlemek ve olayların kendi akışına girmesine izin vermektir..”
• viggo mortensen
Gece karanlığında secde edişini, ayetleri tilavet edişini ya da bir miskini sevindirdiğin o sadakayı kendi çabanın eseri sanma; hayır, Allah seni gafiller arasından seçti, sana sevgisini ekti ve adımlarını razı olacağı yöne yönlendirdi. Öyleyse kalbinde iyiliğe bir yöneliş bulduğunda, şüphesiz bil ki o seni onurlandırmak için çağırıyor; ona diri bir kalple koş, zira o yönelişin, kendisi senin için dilediği bir lütuf idi.
Az önce Abonemin sorduğu soru...
"Hocam Bu coin piyasasından gerçekten para kazanabilecek miyiz?"
Bence asıl soru bu bile değil.
Kriptodan daha para kazanmaya başlamadık bile.
Bugüne kadar gördüğünüz yükselişler, düşüşler, boğa sezonları, altcoin sezonları… Gelecekte yaşanacakların yanında belki de çok küçük kalacak.
Çünkü dünya başka bir yere gidiyor arkadaşlar görmüyor musunuz?
Dünya "Tokenizasyona" gidiyor
Hisse senetleri, tahviller, fonlar, gayrimenkuller ve daha birçok finansal varlık blockchain altyapısına taşınıyor. Bunun nasıl farkında olmazsınız?
Dünya finans sistemi yavaş yavaş on-chain oluyor.
Merkez bankaları bunu araştırıyor, bankalar deniyor, borsalar tokenizasyon altyapısı kuruyor. Bank of Canada bile 2026'da gerçek bir tokenized bond işlemini gerçekleştirdi.
Yani mesele artık
“Bitcoin yükselecek mi?”
değil.
Asıl mesele
Finansın kendisi blockchain üzerinde yeniden kurulurken, biz bunun neresinde olacağız?
Bence geleceğin piyasası sadece “coin piyasası” olmayacak.
Geleceğin finans piyasası tokenleşmiş bir dünya olacak.
Ve bana göre biz daha oyunun başındayız.
Daha para kazanmaya bile başlamadık.