Ya arkadaş! Türk futbolunda hakem tartışmaları sanki Ertuğrul Doğan’ın Özgür Yankaya hakkında söylediği sözlerle başlamış gibi yangın yapıyorsunuz! Ayıptır, ayıp!
Trabzonspor Başkanı, federasyon başkanına “Özgür Yankaya’yı maçlarımızda istemiyoruz” dedi diye, sanki Türk futbol tarihinin en büyük sırrı ortaya çıkmış gibi niye davranıyorsunuz? Özgür Yankaya’yı istemedi de ne oldu? Yankaya, Trabzonspor maçlarından çekilmiş mi? Hayır. 27 Şubat 2026’daki Trabzonspor-Fatih Karagümrük maçında VAR, 9 Mart’taki Kayserispor-Trabzonspor maçında yine VAR, 13 Mayıs’taki Gençlerbirliği-Trabzonspor kupa yarı finalinde yine VAR olarak görev yapıyor. Yani rahatsızlığını bildirmiş fakat MHK, o hakemi Trabzonspor maçlarında görevlendirmeyi sürdürmüş. 😁 Bunun neresinde gizli bir organizasyon var?
Bu ülkede kulüpler yıllardır hakemlere itiraz etmiyor mu? MHK’yi hedef alıyor ve bazı isimlerin kendi maçlarına verilmemesini açıkça talep etmiyor mu? Başkanlar televizyonlara çıkıyor, kulüpler resmî açıklamalar yayımlıyor, hatta teknik direktörler isim de vermiyor mu? Maç öncesinde ya da sonrasında TFF’ye gidilmiyor mu, kapalı kapılar ardında toplantılar yapılmıyor mu?
Fenerbahçe, Beşiktaş ya da Galatasaray söylediğinde “hakkını savunuyor”; Trabzonspor Başkanı bir hakemle ilgili federasyon başkanına rahatsızlığını bildirdiğinde büyük bir skandal mı ortaya çıkıyor? Yani Ertuğrul Doğan’ın yazışması ortaya çıktı diye mi bu yangınınız? Birinin söylediği “hak arayışı”, diğerinin söylediği “hakeme müdahale” öyle mi?
Bu ligde hakem kıyımlarından en çok canı yanan kulüp Trabzonspor’dur. İkincisi de Beşiktaş! Bunu defaatle söyledim. Şimdi hem en fazla şampiyonlukları yaşayıp hem de hakemlerden en fazla şikâyet eden taraf olmak nasıl bir paradokstur? :) “Hakemlere rağmen olduk” diyorsanız, o başka!
Siz gerçekten suçlu mu arıyorsunuz, yoksa bir günah keçisi mi? Daha doğrusu şöyle sorayım: Ortaya çıkan bütün bu yapısal meseleleri, hakem atamalarını, klasman tartışmalarını, MHK içindeki ilişkileri ve kamuoyuna yansıyan onca tartışmayı konuşmak yerine meseleyi Trabzonspor’un üzerine yıkarak kendi tartışmalı geçmişinizi görünmez hâle mi getirmeye çalışıyorsunuz? Getiremezsiniz! Çünkü cemaziyülevveliniz ortada!
Gelin, bütün arşivleri açalım mı? Kim hangi hakem için ne söylemiş? Hangi başkan hangi hakemin maçına verilmemesini istemiş? Hangi sert açıklamadan sonra hangi hakem o kulübün maçlarından haftalarca ya da aylarca uzak kalmış? Kimler federasyon başkanlarını aramış? Kimler MHK başkanlarıyla görüşmüş? Hangi hakem bir kulübün ağır tepkisinden sonra kızağa çekilmiş? Hakemler kimlere en fazla imtiyaz sağlamış, kimleri doğramış? Hepsini çıkaralım mı?
Meseleyi özünden saptırmayın! Kim suçluysa cezasını çeksin ve bu kirli sistem artık temizlensin! Bizim meselemiz, Türk futbolunda hakemlik kurumunun nasıl bu kadar büyük bir güven erozyonuna uğradığıdır. Sahaya çıktığında dört büyük kulübün de Anadolu kulüplerinin de “Bu adam gördüğünü çalar” diyebileceği kaç hakem kaldı? Toplasanız bir elin parmaklarını bulur mu? MHK’nin hakem yetiştirme sistemini konuşalım. Atama kriterlerini konuşalım. Klasmanları konuşalım. Terfileri konuşalım. Federasyon-hakem-kulüp ilişkilerinin neden sürekli kuşku ürettiğini konuşalım.
Ama geçmişinizdeki bütün “karanlık” dosyaları masanın altına itip Trabzonspor’un bir hakeme yönelik itirazını masanın üzerine koyarak “İşte büyük mesele bu” derseniz, o hikâyeyi kimse satın almaz. Yemeyiz!
Yemeyiz çünkü “Sakın ha” diyenleri, “O hakem bu stada gelemez” diyenleri, “O hakemi bizim maçta görmek istemiyoruz” diyenleri bilmiyor muyuz? Yıllardır kurduğunuz sistem üzerinden yaptıklarınız arşivlerde! Açalım mı hep beraber? Bakalım kim ne kadar mağdur, kim ne kadar mağrur!
MHK Başkanı tutuklu, koca sistem temelinden çökmüş, TFF istifanın eşiğinde; bizim 'duayenler' hâlâ tek bir ekran görüntüsüyle faturayı Trabzonspor’a kesme derdinde. Yangın bacayı sarmış, siz dereye taş atıyorsunuz. Komik olmayı bırakın da gerçekleri konuşun.