İl Başkanımız Fırat Çoban:
‘’Bu mesele CHP’nin genel başkanının kim olacağı meselesi değil. Bu mesele, bu memlekette yurttaş mı olacağız, köle mi olacağız meselesidir.
Mutlaka, mutlaka bu karşı devrimi birlikte savuşturacağız!’’
Anayasa’ya açıkça aykırı bir yargı kararı gerekçe gösterilerek Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel merkez binası kolluk kuvvetlerince işgal edilmiştir.
Bir parti genel merkezinin gazla, plastik mermilerle, zorbalıkla zapt edilmesi kabul edilemez.
Konu bir parti konusu değil, Türkiye demokrasisinin iktidar ve kuklaları tarafından yerle bir edilmeye çalışılmasıdır.
Demokrasi, hukuk ve özgürlükler halkın mücadelesiyle kazanılır, halkın mücadelesiyle korunur.
TİP, demokrasi mücadelesinin tarafıdır.
Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da, faşizme karşı meydanlarda yerimizi alacağımızı, halkla verilecek mücadelenin yoldaşı olacağımızı, Saray’ın kuklası kayyumu tanımayacağımızı bir kez daha ilan ediyoruz.
Karşı devrime direneceğiz. Saray darbesine teslim olmayacağız.
Kahrolsun faşizm!
Mutlak butlanı da iktidar icazetiyle CHP koltuğuna geçecek kişiyi de siyaseten tanımayacağız. Kararlılık büyürse karanlık dağılacak, içinizi ferah tutun. Memleketimiz için direneceğiz!
“İşçiyiz, Haklıyız, Kazanacağız!”
Günlerdir Kurtuluş Parkı’nda açlık grevi yapan, tek derdi alın terinin karşılığını almak olan madencilere reva görülen bu zulüm, bu işkence insanlık suçudur! Bir avuç patronun kârı azalmasın diye işçinin boğazına sarılanlar bilsin ki; madenciler yalnız değildir.
Zulmü alkışlamıyoruz, zalime boyun eğmiyoruz! Bu akşam 18.00'de patronların kapısında, işçilerin yanındayız; tüm Ankara halkını Yıldızlar SSS Holding önüne bekliyoruz.
MESEM’lerde çocukların katledilmesini protesto ettikleri için haftalardır cezaevinde tutulan 16 TİP’li genç yoldaşımız tahliye edildi!
Sıra bu ucube sistemi tarihe gömmekte, düzeni değiştirmekte!
Leyla Zana’ya yönelik küfürlü sloganlara sahip çıkılmasını eleştiren Halk TV moderatörü gazeteci Gözde Şeker’e cinsiyetçi ve ırkçı bir söylemle saldırılması kabul edilemez.
Bu ırkçı ve cinsiyetçi söylem ifade özgürlüğü değil, ifade özgürlüğüne yönelik bir saldırıdır.
Her türlü linç girişiminin karşısında meslektaşımızın yanındayız.
Türkiye’deki milyonlarca asgari ücretli, iktidarın aklına yılda bir kere geliyor: Ücretlere zam yapılacağı zaman.
Açl��ktan ölmekle sefalet içinde yaşamak arasına sıkıştırdıkları milyonlarca insana bir kuruş fazlasını vermemek için titizlikle çalışıyorlar. Patronların artan servetini, emekçilerin artan refahı diye pazarlıyorlar.
Şimdi yapılacak üç kuruşluk zammı “yüzde kaç olsun” diyerek tartıştırmak istiyorlar ki, emekçilerin hayatı üzerine dönen kirli pazarlığa suç ortağı bulsunlar.
Türkiye İşçi Partisi, asgari ücrete dair bu kirli pazarlığı reddediyor.
Asgari ücret, işe yeni başlayanların veya düşük nitelikli işgücünün taban fiyatıdır. Asgari ücret, genel ücret değildir! Avrupa Birliği genelinde her 100 çalışandan 9’u asgari ücretliyken Türkiye’de bu oran %46! Toplumun
neredeyse yarısının asgari ücretli olduğu bir düzen kabul edilemez.
Ücret belirlenirken beklenen enflasyon değil, gerçekleşen enflasyon oranı baz alınmalıdır. Ücretler, hane halkı enflasyon oranı ve refah payıyla zenginleştirilmelidir.
Asgari ücrette yapılacak her artıştan kadınlar daha az faydalanıyor çünkü patronlar erkekle aynı işi yapan kadına eşit ücret ödemiyor. Çocuklar için kreş hakkı, tek başına çalışan annelere hane katkısı ve eşit işe eşit ücret, kadınların tartışmasız haklarıdır!
Serveti patronlar kazanıyor, vergiyi emekçiler ödüyor. Servet Vergisi getirilmeli, vergi yükü en çok kazananlara yüklenmelidir.
Türkiye İşçi Partisi’nin “teklifi” budur: Asgari değil, insanca yaşam!
İktidarın yapacağı teklif de, o teklifin biraz üzeri de sefalettir. Yıllardır emekçileri oyalayan, ocakları söndüren bu tartışmanın tarafı değiliz.
Karın tokluğuna değil, insanca yaşamak için çalışıp kazandığımız; kadınların, gençlerin, engellilerin hem işte hem hayatta huzur bulduğu, emeklilerin hakkını aldığı, yoksulluğun olmadığı bir ülke…
Mücadeleye omuz verirsek, böyle bir ülke mümkündür. Öyleyse bugün hep birlikte mücadeleye!
"Mesem"lerdeki çocuk işçi cinayetlerine dikkat çekmek için MEB çalıştayını protesto eden gençlerimizin hukuksuzca tutuklanmasına karşı tüm Türkiye'de olduğu gibi, Datça'dan da ses vermek için; semt pazarında tüm yurttaşlarımızla ve dostlarımızla Datca semt pazarinda, sıra arkadaşlarına sahip çıkan 16 genç yoldaşimız için ve "MESEM'lerde cinayetlere son" demek için yaptiğımız basın açıklamasında birlikte ses verdik.
Basın açıklamasının ardından ülke genelinde başlattığımız "Tüm Okullarda Bir Öğün Ucretsiz ve Sağlıklı Yemek" kampanyası için kurulan imza standında yurttaşların yoğun ilgisi ve katılimıyla imza topladık.
https://t.co/hz12y7nEg9
Yalnızca bu yıl MESEM’lerde 85 çocuk katledildi!
Çocuklara işçi demeye utanmıyorlar, canları üzerinden pazarlık yaparken yüzleri kızarmıyor! Her birinin hesabını soracağız!
Dilovası Mimar Sinan Caddesi’nde bulunan, Ravive Kozmetik isimli şirkete ait bir parfüm fabrikasında sabah saatlerinde meydana gelen patlamada en az 6 yurttaşımız yaşamını yitirdi, yaralanan yurttaşlarımız bulunuyor. An itibarıyla İl Yönetim Kurulumuz, ilçe yöneticilerimiz ve parti örgütümüz, olay yerinde gelişmeleri takip ediyor.
Katliamda yaşamını yitiren emekçilerin yakınlarına baş sağlığı diliyor, yaralanan emekçilerin ise en kısa süre içerisinde sağlıklarına kavuşmalarını umut ediyoruz.
Mahalledeki yurttaşlar tarafından, katliamın faili olan patronun uzun süredir kadınları ve çocukları bu tabelasız, havalandırması dahi olmayan, adeta faciaya davetiye çıkaran iş yerinde zorla çalıştırdığı, gerekli işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerini almadığı, kendisini şikâyet eden işçileri ise tehdit ettiği bilgileri iletilmektedir.
Göz göre göre yaşanan bu cinayetin tüm sorumlularının en ağır şekilde cezalandırılması için mücadelemizi sonuna kadar sürdürecek, Ravive patronu gibi arsız katilleri denetimsiz bırakarak memleketimizi işçiler için ölüm havzası hâline getiren Saray Rejimi ile mutlaka hesaplaşacağız.
Bugün Muğla’da binlerce yurttaşımızla tek ses oluyoruz:
“Madene inat, doğada inat ediyoruz!” 🌳✊
Doğamıza, zeytinliklerimize, ormanlarımıza sahip çıkmak için, #ToprağımızıVermiyoruz@TipEkoloji
Datça İlçe Örgütümüzün Üçüncü Olağan Seçimli Kongresi, dün Bulent Ecevit Kültur Merkezinde gerçekleştirilmiştir.
Kongrede belirtilen hedefler değerlendirilmiş, siyasi gelişmeler doğrultusunda ilçe örgütünün yeni dönem çalışmaları tartışılmıştır.
TİP Muğla İl yöneticileri, ilçe üyelerinin yanı sıra diğer siyasi parti, basın ve STK temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilen kongrede Hatice Zehra Kahraman yeniden ilçe başkanı seçilmiştir.
Datça İlçe Yönetim Kurulu görevlileri ise Mehmet Feyyaz Soyver, Latife Yapıcı, Büşra Alemdar Deveci, Figen Yiğit ve Turan Dalbudak olmuştur.