Aziz Yıldırım'dan açıklama👇
"Kamuoyunun Dikkatine,
Galatasaray Spor Kulübü yönetim kurulunun ve iletişim birimlerinin yapmış olduğu açıklamada, başarılarını ön plana çıkarmak ve kendilerine odaklanmak yerine, Fenerbahçe Spor Kulübü’nü hedef almaları ve kulübümüze yönelik “şike” imasında bulunmaları, bu camianın halen içindeki Fenerbahçe kompleksini atamadığını bizlere göstermektedir.
Fenerbahçe Spor Kulübü’ne yönelik yapılan bu çirkin ve haddini aşan imaları şiddetle kınıyoruz.
Fenerbahçe’ye dil uzatmaya çalışanların önce kendi tarihlerine bakmalarını tavsiye ederiz. Fenerbahçemizin tarihte hiçbir zaman şike yapmadığı mahkeme kararıyla ve tescilli resmi yayınlarla ortadadır.
Tarihi boyunca elde ettiği başarıların ardında alın terinden çok lobilerin, kapalı kapılar ardında kurulan karanlık ittifakların ve menfaat ilişkilerinin gölgesi bulunan bir zihniyetin, bugün "şike" kelimesini ağzına alması, arsızlığın Türk spor tarihindeki vücut bulmuş halidir.
Fenerbahçe’ye “şike” imasında bulunmaya çalışanlara şunu açıkça ifade etmek isteriz, sizler için geçmişte söylediklerimiz ve mahkemelerde beraat ettiğimiz sözlerimiz aşağıdadır;
“Fenerbahçe Spor Kulübü başkanı Aziz Yıldırım’ın, 26.05.2016 tarihinde, Galatasaray-Fenerbahçe arasında oynanan Ziraat Türkiye kupası finali sonrasında yapmış olduğu basın toplantısında, “Aziz Yıldırım şike yapmadı. Ama Galatasaray şike yaptı. Hepimizin gözü önünde” , “Bu ülkeye şikeyi sokan Galatasaray’dır. 8-0’ı unuttu mu herkes… Arabalar…” “Ama 2000 yılında Fethullah Gülen‘in dua ederek, Galatasaray’ı şampiyon yaptığı söyleniyor. Bende böyle bir şey yok” , “Onların Strum Graz maçında son 5 dakikayı izleyin. Şike var mı yok mu?” , “Ama Galatasaray hep şike yapıyor. Beni daha fazla konuşturmasınlar, altından kalkamazlar. Hiçkimse kalkamaz” , “ Önce herkes edepli olacak, adam olacak”
Kamuoyunun özellikle şunu bilmesini isteriz; 2026-2027 sezonu itibariyle, artık karşısında bölünmüş, parçalanmış bir camia değil, gerektiğinde tek yumruk olmayı bilen büyük Fenerbahçe camiasını bulacaksınız.
Bizim Fenerbahçemiz…"
Merhaba Denizcim. Bu hayat, bu ülke 30 yılda bana 1 tane şey öğrettiyse o da ne CHP'de akıl vardır ne de CHP'lide. Çokta aynı mahalleden biri olarak söyleyeyim sana. Şimdi git biz Cumhurbaşkanı adayımızı nasıl kurtarırız diye düşün. Aklı ermeyenin işi değil futbol 😘
Uğraştık durduk Gstv ye bir taraftan kabul edilir miyiz nasıl bir bağlantı bulabiliriz diye yıllarca.Bulamadık tabiki.Bu seviye fanatiklik ile başka yerde bu işi yapabilme şansımız da yoktu zaten.Galatasaray sevgisinden bazı hayallerden vazgeçtik.Hakan Balta yiyormuş nasibimizi.
Türkiye Futbol Federasyonu, iki federasyon yöneticisinin kupa verme uğruna yaşadığı kavga ile ilgili bir açıklama yaptı mı?
"Futbol bir spordur; kavga ise spora ihanettir."
Demek Sebahattinsiz ultrAslan projesini uygulamaya çalışıyorsunuz.
ultrAslan olacak ama Sebahattin olmayacakmış diyorsunuz.
Siz kimsiniz?
Kimin adına ve ne adına bu projeyi uygulamaya çalışıyorsunuz.
@SebahattinReis Vallahi de billahi de senin kardeşlerin senin evlatlarınız. Kimimiz uzakta, kimimiz yanıbaşında binlerce yürekle ölene dek seninleyiz abi.
Sebahattin Şirin…
Abim, abimizdir.
11 yaşında tanıdım. O zaman da heybetliydi. Yıllar sonra, 20li yaşlarımda yanında durmaya başladım.
Uzaktan uzağa reise duyulan hayranlık, yakına gelince saygıya da dönüştü.
Kapalı���da bazen tek bir bakışı yeterdi.
Konuşmadan anlatırdı. Allah var, öfkesinden çekinirdik.
Hâlâ öyledir…
Seveni de vardır, sevmeyeni de.
Ama o hiçbir zaman sevilmek için yaşamadı. Kabul görmek için şekil almadı. Düşüncesini de, ilişkisini de kimseye beğendirme derdine düşmedi.
Riya bilmez, gizlisi saklısı yoktur.
Neyse odur. Elhamdülillah.
ultrAslan öncesi neyse, sonrası da odur.
Zaman değişti, o da değişti elbette.
Kendini ifade edişi, sosyal medyası zamana ayak uydurdu.
Ama Galatasaray sevgisi, tribüne olan tutkusu, memleket sevdası
hiç ama hiç değişmedi.
Bugün birçok aparat tarafından hedef alınmasının sebebi de budur.
Düşüncesini saklamaması, inandığını söylemesi, tutkuyla yaşaması.
Her konuda aynı fikirde olmadığı kimseye sırt dönmedi. 40 yıllık dostlarıyla bile ayrıldığı noktalar vardır. Benimle, bizimle de vardır.Ama siyaseten farklı düşünüyor diye kimseyi silmedi. Bu ayrımları tribüne de sokmadı.
Çünkü orada tek bir şey vardı:
Galatasaray ve Galatasaray mücadelesi.
Bugün Galatasaray saldırı altında.
Ve o, her zaman olduğu gibi yine en önde.
Mücadeleden kaçmadan, geri durmadan,
başına gelebilecekleri hesap etmeden…
Elinden geleni yapıyor. Doğrunun ve hakkın yanında duruyor. Bedeli ne olursa olsun.
Allah bana Sebahattin Şirin’in kardeşi olmayı nasip etti. Hayat bizi nereye sürüklerse sürüklesin, ne yaşatırsa yaşatsın, biz abimizin yanında olacağız.
Çünkü bu duruş, sadece tribün meselesi değil;
karakter meselesidir.
Biz abilerimizden böyle gördük, böyle de devam edeceğiz…
#GalatasarayTekSizHepiniz
Bir süredir gündemde sıcaklığını koruyan operasyonlarla ilgili olarak savcılığın şeffaf, doğru ve eksiksiz şekilde soruşturmayı yürütmesinin önemini defalarca vurguladık.
Bu yüzden iddialara değil, sonuçlara odaklandık, hiçbir iddia üstünden kimseyle ilgili bir söylemde bulunmadık.
Mevcut soruşturmalarda konuyu sulandıracak her türlü söylemden uzak durduk.
Ancak görüyoruz ki uluslararası mahkemelerden bile ceza almayı başarmış arsız bir camianın azgın medya aparatları günlerdir ağzından salyalar saçarak alçakça Galatasaray'a saldırıyor!
🟥 Sözde siyaseten birbirine zıt görünen TGRT, Sabah Gazetesi ve Halk TV,
🟥 Sözde yine birbirlerinin zıttı görünen, muhalif olduğu için kendini objektif sanan holigan Murat Ağırel, küçük ama daima mide bulandıran Cem Küçük gibi ekranlarda tetikçilik yapan gazeteciler,
🟥 Koç bursuyla okuyup, CAS'ta ŞİKECİLERE dava kaybettiren, Emin Özkurt gibi VASAT ÖTESİ bir avukat,
🟥 Bir başka ekranda Galatasaray'a haysiyet cellatlığı yapmaya kalkan Ertuğrul Akar isimli diploması incelenmesi gereken, az iplenen bir avukat,
🟥 Athena Gökhan gibi gündem olayım, meşhur olayım, bana da besteler yapılsın diye kendini yırtan Sarp Akkaya denen EZİK ROLLERİN BAŞROLÜ olan bir ünlümsü...
Ve niceleri...
Hepsinin nasıl tüm her şeyi bir kenara bırakarak ortak düşman olarak belirledikleri, birbirine zıt kutupların bile aynı çizgide buluşup Galatasaray'a saldırıya geçtiğini günlerdir ibretle izliyoruz.
Ortada hiçbir bir delil olmadan, elinizde hiçbir veri olmadan sadece Galatasaray'a karşı hissettiğiniz ezikliği bastırmak için bu alçak saldırılar cevapsız kalacak mı sandınız?
Senelerdir;
❌FETÖCÜLERLE dostluk maçı organizasyonlarından,
❌Yasaklı madde kullanmaya,
❌Irkçılıktan,
❌FETÖ’ye dominik pasaportçuluğuna,
❌FETÖ borsacılığından,
❌Kamuyu zarara uğratarak devleti dolandırmaya,
❌UEFA’dan tescilli şike ve teşvikten,
❌FETÖ’nün platin sponsorluğuna,
bulaşmadık suç bırakmayan yönetimlerinizin PİSLİKLERİNİ sesiniz çok çıkarsa Galatasaray'a bulaştırırız mı sandınız?
Günlerdir Galatasaray’ın doğrudan hiçbir tarafı olmadığı, Galatasaray’la ilişkisiz bir soruşturmayı ekranlardan, gazetelerden, sosyal medya hesaplarından, Galatasaray’la ilgili yürütülen bir soruşturma gibi algı yapan, geçmişe dönük puan silmelerin olabileceğini yayan, şampiyonlukların el değiştirebileceğini söyleyen hatta ligden düşme bile olabileceğini yazan bu ahlak yoksunlarına karşı yönetimimiz gereken hukuki aksiyonları alacaktır.
Taraftarlarımız da bunlara karşı her türlü boykotu tüm platformlarda en yüksek sesle uygulamaya koymalıdır!
TÜRKİYE’DİR GALATASARAY!
#ultrAslan
17 Mart 2002’de bu pankart açıldığında Mesut Yılmaz Başbakan Yardımcısı ve ANAP Genel Başkanı’ydı. Bundan 8 ay sonra yapılan seçimlerde ne olduğunu herkes biliyor. #Hafıza
Bu çok büyük bir haysiyetsizlik... Belli ki, eski okul müdürü, arasının iyi olduğu öğrenci velîlerini organize edip, böyle bir açıklama yaptırmış. Ancak vekâleten görevde olan okul idâresi de bunu destekliyor ki, okul bahçesinde basın açıklaması yapılmasını engellemememiş. Bu da ayr�� bir suçtur. Sâdece tutuklu okul müdürü değil, buna izin veren bütün okul idâresi de açığa alınmalıdır.
Kadının yaptığı konuşma ise baştan sonra cehâlet akıyor. Adı üzerinde kaynaştırma öğrencisi. Kaynaştırma öğrencisi olarak rapor verilen her öğrenci (otizm, özgül öğrenme güçlüğü ve bütün farklılıklar), topluma ve okula kaynaşsın diye normal sınıfta eğitilir, ayrı bir sınıfta ya da kurumda eğitilemez.
Cehâlet ve zulüm, paçalarından akıyor.