Bilmek, okumak, ibadet etmek önemlidir. Ama daha önemlisi, tüm bunların bizi değiştirip dönüştürmesidir. Karakterimizi şekillendirmesidir. Kabalıklarımızı yontmasıdır. Bilincimizi artırmasıdır. Bakışımızı güzelleştirmesidir. Ruhumuzu zarifleştirmesidir.
60 yaşlarında bir adam, açım bana ekmek alırmısın dedi. Tabiki alayım istersen seni lokantaya götüreyim dedim. Israrla sadece ekmek istedi. Fırına girip ekmek alırken, fırıncı bu adam herkese ekmek aldırıyor, topladığı ekmekleri, tekel bayisine satıp içki alıyor dedi. Şok oldum!
Kocaeli'de bir AVM'nin yangın merdivenine çıkarak aşağı atlayacağını söyleyen adam, polis ve vatandaşların çabasıyla ikna edilerek aşağı indirildi. (İHA)
— Şahıs, memleketine dönmek için parasının olmadığını iddia etti.
— Çevredeki vatandaşlar aralarında para toplayarak adama verdi.
— İkna olan adam merdivenden aşağı indirildi.
— Adamın birçok farklı şehirde aynı yöntemle defalarca intihar girişiminde bulunduğu ortaya çıktı.
Modacı Zühal Yorgancıoğlu’nun cenazesinde, kızı ve bazı kadın yakınlarının saf tutmak istemesi kısa süreli gerginliğe yol açtı.
İmam, “bir kerelik istisna yapalım” ısrarına rağmen talebi reddetti.
Damatlara özel 'altın kravat' üretildi.
• Satın almak isteyen kişinin 15 gün önceden sipariş vermesi gerekiyor.
• 100 gram değerindeki kravatın değeri 600 bin TL.
• Kravatın üzerine isim ve tarih de yazılabiliyor.
@gusholderhaber Sen kendi işine yatırım yaptığın gibi, başkasıda arsaya, daireye yatırım yapar. Helal yoldan kazandıktan sonra bin tane de daire arsa alsan yinede kimsenin kul hakkına girmezsin.
Yıllar önce üniversitede başörtüsüne karşı olan ve her seferinde bununla ilgili tehditler savuran hocanın dersine bir hanım kardeşim derse tesettürlü girdi. Hoca onu farkedince önce azarladı Sonra tehditler savurdu En son yerinden kalkıp hanım kardeşimizin üstüne yürümeye başladı
Tesettüre girdiğim ilk sene, yatılı lise okuyorum. Yemekhaneye girdiğimde edebiyat öğretmeni herkesin içinde bağırarak “aaa bakın babaanne geldi, hoşgeldin babaanne” diye dalga geçmişti. Aynı sene Çankaya’da bir markette hınç dolu bir teyze “gencecik kızsın, şu halin çok çirkin olmuş, iğrenç!” diyip arkasını dönüp gitmişti. O zamanlar küçüktüm, hiçbir zararım dokunmamış olan insanların bana yönelen bu nefretini anlayamıyordum ve cevap veremeyip ağlıyordum. Sonraki senelerde tabii ki onlarca kere daha karşılaştım böyle tacizlerle. Ancak zamanla bu insanlara asla laf anlatmamak ve sessiz de kalmamak gerektiğini çok iyi anladım. Bu yönde en ufak bir söylemle karşılaştığımda olay çıkarmaya başladım. Özetle bu tavsiye tecrübeden doğmuş bir tavsiye. Bu muamele ile karşılaşınca hepimiz doğru karşılığı verirsek zamanla azalarak bitecek bu tacizler. Ancak kalplerinde bize karşı kaynayan nefret asla bitmeyecek, o ayrı mesele…
Hoca hiç beklemediği bu tepki karşısında çok şaşırdı. Sınıftakiler ondan daha şaşkındı. Ben böyle bir şey diyebildiğim için herkesten daha şaşkındım. Sınıfta bir kaç arkadaş daha bana destek olunca hoca, ne haliniz varsa görün deyip dersten çıkıp gitti.
Hanımın doğduğu bir köy var doğu Türkistan’da.
Üç beş dağ ötesindeki insanlar ineğe tapıyor.
Yani, kadar bizleri üç beş dağ ötesinde de dünyaya getirebilirdi.
Bizlik bir şey yok.
Bizi İslam ile şereflendiren ALLAH’a hamd olsun.
Sonra eşi geldi ben daha bir şey söylemediğim halde, bana çarpan hanımefendi, eşine beni gösterip bu bana hayvan gibi gelip çarptı dedi. Siz olsanız bu hakaretten sonra ne yaparsınız?!
Akşam vakti anayolda ilerlerken bir hanımefendi sağına soluna bakmadan aracıyla yola çıktı ve bana yandan çarptı. Sonra korkup bağırmaya başladı. Kendisini sakinleştirip ciddi bir şey olmadığını ve yola bu şekilde çıkmaması gerektiğini ve hatalı olduğunu anlattım.
Aracımda hasar olmasına rağmen maddi bir talepte bulunmayacağımı telaş etmemesini söyledim. Biraz sakinleştikten sonra bana, eşim ve babam çok kızacak senin bana çarptığını söylermisin dedi. Bende telefonda babasına ufak bir kaza oldu ben çarptım hata benim dedim.