📌 Mozart, 1783 yılında bestelediği marşın adını "Türk Marşı" demiş.
📌 O tarihte devletin ismi Osmanlı ama Mozart marşının adını “Türk Marşı” koyuyor.
📌 Şimdi ise Türk’e düşman birileri milli marşın adını kalkmışlar Türkiye Milli Marşı diye anons ediyorlar.
📌 Onun da adı Türk Milli Marşı.
📌 Anlaştık değil mi?
Adalet Bakanlığı'nın son datalarına göre şu an hali hazırda Türkiye'de cezaevinde bulunan insan sayısı 427.525 kişi.Kalacak yer kapasitesi yaklaşık 325.000.bin.100 bin kişinin kalacak yeri yok.Dünya genelinde cezaevinde en çok insan bulunduran 5 ülke konumundayız.2021 yılında bu sayı 50 binken şu an 8 kat artışla karşı karşıyayız.Üstelik 4 ay önce infaz yasasının değişmesiyle 60-70 bin insan tahliye oldu.Birde denetimli serbestlikten dışarıda olan 490 bin kişi var.Cezavinde bulunan insan sayısını denetimli serbestlikle birleştirin yaklaşık 1 milyon insan sayısına ulaşıyoruz.Demek ki her 88 kişiden biri ya cezavinde hükümlü tutuklu ya da denetimli serbestlikle dışarıda.
Bu rakamlar buraya nasıl geldi iktidarın bunu iyi bir irdelemesi gerekiyor.
CUMA ÖZKARA
Milli Yol Partisi Genel Sekreteri
Erik Çalışması: Günde 4-5 tane Kuru Mürdüm Eriği Yemek Kemik Erimesini Durdurmuş.
Kemik erimesi vücutta bir çok metabolik işleyişle ele alınması gereken ciddi bir sorundur.
Peki kemik erimesinde bir süper besin var mı?
Randomize kontrollü çalışması bile var. ERİK ÇALIŞMASI:
Günde 50gram (4-5 adet) kuru mürdüm eriği kemik erimesinin ilerlemesini engellemiş.
(PMID: 35798020)
2022 Yılında başlayan kuru erik çalışmasının ilk 12 aylık bölümünde günde 50 gram kuru mürdüm eriği yiyen grupta kemik erimesinin (T skorları) ilerlemediği FRAX skorlarının ise azaldığı görülmüş.
Beslenme, hareket stres gibi diğer faktörler eşitlendikten sonra kuru erik yemeyen grupta T skorları ilerlemiş.
Kuru erik çalışmasının diğer sonuçları:
Kuru erik yiyen grupta inflamasyona neden olan sitokinlerin azaldığı tespit edilmiş.
(PMİD: 37984741)
Bu randomize kontrollü çalışmalar kuru eriğin özellikle menopoz ve ileri yaş döneminde kemik erimesinden önlemede etkili olduğunu ortaya koyuyor
Bu yaz erik kurutmak için çok iyi nedenimiz var.
EMNİYET’TE, BOYUN EĞMEDİ, SORGUDA DİK DURDU, C-5’TE İŞKENCELERE DİRENDİ. DAVASINDAN TAVİZ VERMEYEN MAHİR AĞABEY, DUALARIMIZ SENİNLE
12 Eylül 1980 öncesiydi. Zor ve fırtınalı yıllardı. Ölüm kol geziyor, kızıl namlular kan kusuyordu. Mahir Damatlar bu karanlık ve yıllarda safını Ülkücü Hareket’ten yana seçmişti.
1970 yılından itibaren Ankara’da Ülkücü mücadele içinde yer aldı.
1972-73 yıllarında Yenimahalle Camisi’nin altında Genç Ülkücüler Teşkilatını arkadaşlarıyla açtılar. Bu teşkilat kısa süre sonra kapatılınca, 1975’te Büyük Ülkü Derneği kuruldu ve başkanlığını yaptı. Dernek bir soruşturma geçirince ülküdaşlarıyla Yenimahalle Ülkü Ocaklarını kurdu ve başkanlığını yaptı.
Yenimahalle’de verilen Ülkücü mücadelenin liderliğini yaptı.
Mahir ağabey, mücadeleci yapısıyla, duruşuyla, tavrıyla, yiğitliğiyle Ülkücü gençlik hareketinde çok sevilen, sayılan, saygı duyulan bir isimdi.
1977 yılında şiddet sarmalının hüküm sürdüğü olayların il il, ilçe ilçe tüm Türkiye’yi sardığı o yıl, mücadeleci yönü ve teşkilatçılığı ile Genel Merkez’e alındı.
Mahir ağabeyle tanışmamız ve ağabey-kardeş ilişkimiz, 1985 yılı sonunda tahliye olmasının ardından Bizim Ocak dergisinde başladı. Ben de o dönemde MP/MÇP Ankara İl Teşkilatı’ndaydım. Kendisi, dönemin üniversiteli ülkücü gençleriyle Ocak’ta samimi sohbetlerde bulunuyor, onlara bir ağabey olarak yol gösteriyordu.
Evet, 41 yıldır hukukumuz ve dostluğumuz bulunan Mahir Ağabey; ÜOD ve ÜGD Genel Başkanlığını yapmış olan şehit liderimiz Muhsin Başkan tarafından Ocak Genel Merkezi’ne alınmış, onunla birlikte çalışmış, 12 Eylül öncesinde Ülkü Ocakları Genel Merkez yöneticiliği yapmış bir dava büyüğümüzdür.
ABD iş birlikçisi beşli çete tarafından gerçekleştirilen 12 Eylül darbesinden sonra aranan isimlerdendi. 7 Ekim 1980 günü, Pol-Der’li çetelerin evine düzenlediği baskınla gözaltına alındı. Baskını düzenleyen ekibin başında, ülkücü düşmanı askerî savcı Albay Nurettin Soyer’e bağlı çalışan Zeki Kaman ve Dürüst Oktay gibi ülkücü düşmanları vardı. Emniyet ve C-5 işkence merkezinde ağır işkenceler görmesine rağmen davasından ve ülküsünden taviz vermedi.
Cunta rejimine bağlı çalışan kolluk kuvvetleri, onu Mamak Cezaevi’nden alarak 1983 yılında Denizli’ye, 1984 yılında ise İzmir’e götürdüler. Denizli’de de 12 gün boyunca benzer işkenceler yaptılar. Ardından İzmir’deki Narlıdere Cezaevi’ne götürdüler. Burada 34 gün kaldı. Daha sonra tekrar Mamak Cezaevi’ne getirildi. Mamak Cezaevi A Blok’ta tek kişilik hücrede ve koğuşlarda yattı.
Kolordu Komutanlığı içindeki C-5 adı verilen birimde sorgulandı. MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davası’nda yargılandı.
10 Nisan 1985 tarihindeki duruşmada Başbuğ Alparslan Türkeş ve 15 arkadaşıyla birlikte tahliye edilenler arasındaydı. Tahliye olduktan sonra Başbuğ'un emriyle 1986-1992 yılları arasında "Gençlik Koordinatörü" olarak görev yaptı.
Ülke genelinde Bizim Ocak teşkilatlanmasını sağladı.
12 Eylül sonrasında MÇP ve BBP’de birlikte siyaset yaptık. 29 Temmuz 1993’te kurulan BBP’nin kurucularındandır. BBP’de Genel Başkan Vekilliği, Teşkilat Başkanlığı ve Genel Sekreterlik görevlerinde bulundu.
2002 yılı Haziran ayında kendi isteğiyle aktif siyasetten ayrıldı.
Bugün Gönüllerde Birlik Vakfı Genel Başkanlığı görevini yürüten, Altınküre Uluslararası Yardım Derneği Onursal Başkanı olan vefakâr, fedakâr dava adamı, Mahir Damatlar Ağabeyimiz, Ankara Etlik Hastanesi’nde tedavi görmektedir.
Kendisiyle dün akşam görüştüm. Ses tonu da morali de oldukça iyiydi. Bütün dava arkadaşlarımıza, ülküdaşlarımıza, gönüldaşlarımıza ve kardeşlerimize selamlarını iletti.
sabır ve tevekkül sahibi, Ağabeyimize Cenâb-ı Hak’tan sağlık, sıhhat ve şifa diliyoruz.
Rabbim, Şâfi ismi hürmetine şifa ihsan eylesin.
İnşallah en kısa zamanda sağlığına kavuşursun. Dualarımız seninle.
Biz bir savaş mı kaybettik? İşgal mi edildik? Parçalandık mı? Federasyon mu olduk? “Resmi dilimiz Türkçedir’ cümlesi Anayasamızdan çıkarıldı mı??? Sormanız gereken soru: kimin parmakları bu kuklaları oynatıyor??
Türk kimliği ile sorunu olan siyasileri sürekli olarak 'Türk halkının sorunlarına çözüm üretmekte yetersiz kalıyorlar' diyerek eleştirmek, yıllardır işlenen bilinçli ve kasti bir suçu basit bir siyasi beceriksizliğe indirgemektir...
Mete Başkanım bir çiçekle Bahar gelmez ama fikir verir: Dün Muhafazakar, biraz da milliyetçi bir emekli arkadaş aradı. Emekli maaşına tepkili. Alternatif olarak CHP'yi düşünüyormuş, ona da kayyum atadılar diyor. Aklında başka da alternatif yoktu. Bu arkadaş yeni Umre'den döndü.
Günümüzde merkez seçmenin çoğu bu formatta. İdeolıjiye değil iktidar olma potansiyeline bakıyor ve onların da baktığı yer: muhalefetin güçlü partisi.
Kişisel düşüncem İyi Partinin tek başına bu formattaki seçmenin ilgisini çekmeyeceği ama bir güç merkezi kurarsa ilgiyi üzerinde toplayacağı doğrultusunda. Cumhur koalisyonunda başkaca ideolojik bir merkez sağ bulunduğunu düşünmüyorum.
İyi Partinin kuracaksa nasıl bir güç merkezi kuracağı ise parti yönetimine ait bir tasarruf.
TBMM 1.Dönem mebusu,
Tunceli’nin yiğit adamı o zamanki adıyla Dersim’li Diyap Ağa’nın mezarını ziyaret ettik.
Bakın ne demiş Diyap Ağa🔽
“Gavur Anadolu’yu sardı,Türklük tehlikeye düştü.İşittik ki bir paşa çıkmış,Meclis kuracakmış,İhtiyar halimle başımı bile vermeyi göze aldım,zaten mahvolmuşuz varam gidem,hepberaber ölek”
Meclisteki en önemli konuşması🔽
Tarih Ağustos 1921;
Sakarya savaşı esnasında meclisin güvenliği için Kayseri’ye taşınması gündemdedir,kolay kolay söz almayan Diyap ağa ;
“Biz buraya kaçmaya mı geldik,ölmeye mi!
Meclisi taşımak isteyen buyursun gitsin,ben tek başına kalsam da bayrağım,dinim ve vatanım için son kurşunuma kadar savaşırım,son kurşunu da kafama sıkarım bu böyle biline”
Herkesin beklediği cesur ses Diyap Ağa’dan çıkmıştır.
Ve meclis Ankara’da kalmaya karar verilmiştir.
Kahraman Cumhuriyet’çi ruhun Şâd olsun..
Cemal Paşa, İttihat ve Terakki’nin önde gelen isimlerinden, Bahriye Nazırı ve Suriye–Filistin Cephesi Komutanıydı.
Kanal Seferleri’yle İngilizlere karşı mücadele etti.
I. Dünya Savaşı sonrası sürgünde yaşadı; 1922’de Tiflis’te suikastla öldürüldü.
Rahmet ile anıyoruz.
@iyikulisresmi %24 ham oy üzerinden düşünürsek; ilk etapta %13-15 Yeni parti, %5-7 CHP, %4-7 İyi, Zafer, Dem, Tip vb partilere dağılabilir. Yine de seçim zamanı bu oranlar kurulacak ittifaklara göre tamamen değişecektir.
@yozayer@iyikulisresmi Seçim takvimi netleşince Parlamenter sistemi hedefleyen tüm partilerin ittifak yapacağını düşünüyorum. Diğerleri zaten ittifak halinde ve ittifaklarında herhangi bir kırılma yok.