Sayın Kemal Kılıçdaroğlu,
Siz, Cumhuriyet Halk Partimizin uzun yıllar Genel Başkanlığını yapmış, partimizin en zorlu dönemlerinde sorumluluk üstlenmiş önemli bir değerimizsiniz.
Bugün yaşanan süreçte de milyonlarca CHP’li, sahip olduğunuz tecrübe ve devlet adamlığı birikimiyle sağduyulu bir yaklaşım göstermenizi beklemektedir.
Partimizin kurumsal kimliğinin korunması, örgütlerimizin ve seçmenlerimizin daha fazla üzülmemesi, Meclis çatısı altında ve kamuoyu önünde istenmeyen görüntülerin oluşmaması hepimizin ortak sorumluluğudur.
Bu nedenle, CHP’nin birliği, kardeşlik hukuku ve geleceği adına atacağınız her yapıcı adımın toplumda karşılık bulacağına ve partimize güç katacağına inanıyorum.
Cumhuriyet Halk Partisi hepimizin ortak evidir. Bu evin zarar görmemesi için göstereceğiniz hassasiyet, yalnızca partililerimiz tarafından değil, demokrasiye inanan tüm yurttaşlar tarafından da takdirle karşılanacaktır.
Yer: Tunceli…
AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nda bir vali, aynı zamanda başmüfettiş…
İddiaya göre;
Milletin parasıyla yapılmış bir Gençlik Merkezi’nde oğluna “özel bir oda” tahsis ediyor.
Uyuşturucu kullanan oğlu, uyuşturucu kullanmayı reddeden Gülistan Doku’ya bu odada tecavüz ediyor.
Daha sonra Gülistan’ı Sarı Saltuk Viyadüğü yakınlarında, Uzi marka bir silahla kafasından vurarak öldürüyor ve Pertek ilçesine bağlı bir köyde gizlice gömüyor.
Valinin koruma polisi de katile yardımcı oluyor.
Bu korkunç cinayetin izlerini yok etmek için devletin tüm imkânları devreye sokuluyor.
Vali, aileyle görüşüp Gülistan’ın SIM kartını alıyor. Bir bilişimci polise SIM kartın şifresini kırdırıp tüm mesajları sildiriyor.
Cinayet delilleri yok edilirken 10 bin dolar harcanıyor; bu da valilik bütçesinden ödeniyor.
Gülistan’ın gömüldüğü yeri bilen vali, kolluk kuvvetlerini farklı bölgelere yönlendirerek aylarca yanlış yerlerde arama yaptırıyor.
Dönemin emniyet müdürü de tüm kamera ve istihbarat verileri elinde olmasına rağmen, aramanın doğru yerde değil, ısrarla baraj gölünde yapılmasını istiyor.
Gülistan’ın tecavüze uğradığına dair hastane kayıtları, hastane başhekimi tarafından siliniyor.
Ve bu doktora Sağlık Bakanlığı “Yılın Doktoru” ödülünü veriyor.
Vali de kendisini, yaptığı “başarılı hizmetlerden dolayı” İl Sağlık Müdürü olarak atıyor.
Bu arada Türkçe Olimpiyatları’na da katılan vali, “Gülüm Benim” şarkısını söyleyen Bangladeşli kıza övgüler yağdırıyor.
Valinin oğlu ise, babasının koruma polisiyle birlikte işlediği cinayetin devlet gücüyle örtülmesinin verdiği güvenle hayatına kaldığı yerden devam ediyor.
Altında BMW 420, lüks tatiller, eğlenceler ve uyuşturucu partileri…
Tunceli’ye kayyım belediye başkanı olarak da atanan vali, bir yandan da çok sayıda ihaleye imza atmaya devam ediyor.
Bu korkunç hikâye, aslında AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nın bir özeti.
“Dicle’nin kıyısında bir kuzuyu kurt kapsa, ondan Ömer sorumludur” diyerek samimi insanların oyunu alıp iktidara gelenlerin inşa ettiği kokuşmuş, hatta topyekûn çürümüş düzenin küçük bir resmi…
Bu korkunç cinayetin üzerinin devlet gücüyle örtüldüğü yıllarda görev yapan Adalet Bakanları, İçişleri Bakanları, savcılar ve diğer tüm yetkililer bugüne kadar tek bir kelime etmediler.
Gülistan’ın ailesinin ahı arşa ulaştı, gözyaşları pınar oldu aktı.
Siz ey sorumlular, gece başınızı yastığa nasıl koyuyorsunuz?
Bir gün hesap vermeyeceğinizi mi sanıyorsunuz?
MESLEK FABRİKASI HALKINDIR,
HALKIN MALINI
GASP EDEMEZSİNİZ!
Şafak baskınıyla yapılmak istenen tahliyeye karşı
Meslek Fabrikası’nda basın açıklamamız için buluşuyoruz
Halkın iradesine sahip çıkıyoruz!
📅 6 NİSAN PAZARTESİ (Bugün)
🕒 18:30
Gittiniz, bize, yani Büyükşehir belediyesine hiç bir bilgi vermeden, tertemiz %100 bize ait tapumuza hiç bir ahlaki ve hukuki ölçüye sığmayacak şekilde el koydunuz, yani çöktünüz. Şimdi de polis zoruyla tahliye için uğraşıyorsunuz.
Bu tapu ve mülkiyet ne belediye başkanına ait ne de başka özel bir kişi ve kuruma. İnsanları yalanlarınızla kandırmaya çalıştığınız gibi hiç bir başka kişiye veya kuruma da verilmedi. 2017 yılında dünya kadar emek ve parayla restore edildi ve o günden beridir “Meslek Fabrikası” olarak kullanılıyor.
Söylediğiniz bir başka yalan mahkeme kararları ile ilgili. Tapu dairesi üzerinden hukuksuzca üzerinize geçirdiğiniz mülkümüze dair hakkımızı aramak için açtığımız dava “DEVAM EDİYOR” henüz sonuçlanmadı. Bu kadar belge ve ispatla inanıyoruz ki dava lehimize sonuçlanacak ve hak yerini bulacak. Ama siz ne yapmaya çalışıyorsunuz, Alelacele binayı boşaltıp birilerine geçici olarak verip FİİLİ BİR DURUM YARATMAYA çalışıyorsunuz.
3 kez Yürütmeyi Durdurma kararı çıkarttık. Üçü de anormal hızlı bir şekilde kaldırıldılar. Bunun nasıl olduğunun takdiri kamuoyumuza aittir. Ancak dava henüz başında ve dava süreci sonunda ne karar çıkacağı belli değil. Bitmeyen davayı bitmiş gibi anlatmayın
Peki beyler, Sayın Vakıfların Milletvekilleri nedir bu aceleniz ve telaşınız. Hangi kurum kendine bir hizmet binası bulamıyor da buraya çökmeye çalışıyorsunuz? Vakıfların elinde bomboş ya da kira almadan birilerine kullandırdığı yüzlerce binaları varken niye Meslek Fabrikası?
Bu sizin yaptığınız düpedüz güç gösterisi ve bizim irademizi yok sayma çabası.
Peki biz bu belediye seçimlerini niye yaptık? İnsanlara seçme hakkını verirken ne düşünüyordunuz? Siz seçilmeseniz de seçileni çalıştırmayız nasılsa diye mi planladınız? Belediye başkanlarının epey bir kısmını görevden aldınız. Belli ki başkalarına da benzer müdahaleleri yapacaksınız.
Ne olacak bu işin sonu söyler misiniz? Siyaset sadece sizin iktidarınızdan mı ibaret olacak? Devlet sadece sizin partinizin mi devleti olacak?
Kabul sınırlarını aştınız. Bize had bildiriyorsunuz. Halkı fazla göz ardı ediyorsunuz.
Daha önce de söyledim, tekrar ediyorum
BEYLER YAPMAYIN ETMEYİN.. Bu iş böyle devam edemez
Polis ablukası ile zorla tahliye etmeye çalıştığınız bina, bizim hizmet binamız, belediyenin ve İzmir halkının “her anlamda %100 sahibi olduğu bu mülk;
1. Un fabrikası olarak özel girişimciler tarafından yapılmış bir binadır. Herhangi bir vakıf bu binayı yapmamıştır.
2. 1926 yılında Atatürk ve bakanlar kurulu tarafınca kamulaştırılmış ve İzmir yerel yönetimine verilmiştir.
3. 2007 yılında tapuda vakıfların mülkiyetle alakasız mukataa şerhinin kaldırılması için İzmir Büyükşehir Belediyesi Vakıflara o günün parasıyla 1milyon 600 bin TL para ödemiş ve bu şerhi tamamen kaldırmıştır.
4. Bu bina yine İzmir Büyükşehir Belediyesinin tüm masrafını üstlendiği büyük bir restorasyon çalışması yapıldıktan sonra 2017 yılında meslek fabrikası olarak hizmete alınmış ve O TARİHTEN BUGÜNE KADAR ARALIKSIZ bu amaçla kullanılmaktadır.
Gerisi yalan, dolan, iftira, saptırma ve çarpıtmadır. Hatırlatmak istedim.
Kravatlı terörist Abdullah ZEYDAN, 2015 Eylülünde Tabur Komutanı dahil 16 şehit veren Dağlıca Taburunun nizamiyesine gidip biz askerin de teröristin de konumlandığı yerleri biliyoruz dedikten bir hafta sonra Dağlıca Taburunun Komutanı Kurmay Yarbay İlker CEVİKCAN teröristlerin çifte Eyp'li saldırısı sonucu şehit edildi.Bu kravatlı teröristin memleketi olan Yüksekova ile Dağlıca taburunu bağlayan yola tuzaklanan 40'ın üzerindeki Eyp Doski Vadisi Operasyonu ile temizlendi.Bu operasyonlarda çeşitli birliklerden onlarca şehit ve gazi verildi.
Bunlar nasıl tahliye ediliyor ? Nasıl belediye başkanı olabiliyor ?
Burası adliye ya da cezaevi değil, İzmir Meslek Fabrikası önü!
Bu sabah, devletin polisi ülkenin gençlerinin mesleki eğitim almasını engelleyerek tapusu @izmirbld' ne ait olan Tarihi Meslek Fabrikası'na girişi engelledi.
Emeği geçenlerden İzmir hesabını sorar elbet.
Murat Ağırel:
“Melih Gökçek, FETÖ’nün siyasi ayağının başıdır. Bundan dolayı Melih Gökçek’i yargılayamazlar; emsal teşkil eder.
Milyarlarca lira, garibin yetimin hakkı
bu listedeki isimlere peşkeş çekilmiş.”
“Benim en büyük eserim Cumhuriyettir.”
Türk milletinin kaderi, bir liderin iradesiyle değişti. Atatürk’ün emanetine sahip çıkmanın gururuyla; Sonsuza dek yaşasın Cumhuriyet! 🇹🇷
Almanya’dan gelip halkı parmak sallayarak “kıymet bilin” dersi veren gurbetçiye cevabımdır:
Sen yılda 11 ay sosyal devleti, hukuku, adaleti, özgür basını, gerçek demokrasiyi yaşayıp
1 ay gelip ezan, bayrak edebiyatıyla Türkiye’yi azarlayamazsın.
Vatandaşımız burada 12 ay boyunca:
Açlıkla boğuşuyor,
İşsizlikle savaşıyor,
Gençlerimiz ülkeyi terk ediyor,
Adalet yerine talimatla çalışan bir yargı sistemine mahkûmuz,
Çocuklarımız eğitimde fırsat eşitliği göremiyor.
Senin altındaki araba değil mesele
Asıl mesele:
Üzerimizdeki adaletsizlik, hukuksuzluk, torpil ve yoksulluk.
Vatan sevgisi, halkına tepeden bakmakla değil; halkının içinde, onuruyla, emeğiyle yaşamayla olur.
Türkiye kimsenin siyasi ajandasını tatmin edeceği bir
“maneviyat sahnesi” değil,
adalet, eşitlik ve refah isteyen 85 milyon insanın ortak vatanıdır.
Bayrak da bizim, ezan da bizim, bu millet de bizim.
Kendi halkına tepeden bakanlara değil.
3712
ANALYSIS: Misleading
FACT: A video is being shared claiming that yesterday, five beluga whales washed ashore in Kamchatka, Russia, the exact epicenter of #RussiaEarthquake. The fact is, this is an old video, available online since at least 2023. (1/3)
“Bize oy vermezseniz PKKlıları serbest bırakacaklar” diye oy toplayanlar seçilmiş belediye başkanlarını içeri alıp PKKlıları serbest bırakıyor. Bunlara oy veren vatandaşlar neticeden memnun mu?