Umarım o açgözlü mutahitlerin fazladan daire düşsün diye 2+1 60 m² yaptığı, yüksek fiyata sattığı, dip dibe yeşil alanların hiç olmadığı, bir odasına yatak odasının sığmadığı, mutfak diye yaptıkları yerde iki kişinin dönemediği hücre gibi küçücük daireler boş ve ellerinde kalır!
Van'da konut arzı, konut talebini aşmaya başlamış olabilir.
2025 yılında 7.700 ruhsatlı olmak üzere, kaçak yapılarla birlikte 9.000'den fazla daire yapılmış gibi görünüyor.
Her yıl, yeni evliler için +5.000, boşanmalar için +400, 25 yaş üstü bina dönüşümü için +3.000, göç için ise -2.500 olmak üzere toplamda 5.900-6.000 daire ihtiyacımız var.
Van'da toplam 241.500 daire bulunmakta olup, bu dairelerin 50.000 adedi 25 yaş üstü olarak kabul edilmektedir.
Bununla birlikte Van'da kendi evinde oturanların oranı %63 ile ülke ortalamasının biraz üstünde yer alıyor.
60.000 kişinin kiracı olduğu şehrimizde, her aileye bir konut düşseydi, konut sayısı ile aile nüfusu (4,2 kişi) birlikte değerlendirildiğinde konut ihtiyacı sadece kentsel dönüşüm sayısı kadar olacaktı.
Bu şekilde devam etmesi hâlinde her yıl 2.000 adet konut fazla üretilmiş olacak.
Bu da beraberinde konut fiyatlarının düşmesine ve boş kullanılan ya da kullanılmayan daire sayısının artmasına sebep olacak.
Önümüzdeki yılların en büyük sorunu ise şu olacak:
Kentsel dönüşüm değeri olmayan ve terk edilmiş konutlar ile binalar...
Van güzel Van.
O kadar uzağa gitmeye gerek yok. Van merkezde Şerefiye Mahallesi'nde günlerdir patlayan ve boşa akan su var.Oradan geçen yetkililere söyledik bir çok yerde patlak var hangisini yapalım birde artık tatile girdi gelemeyiz dediler.Tatil sonrası gelecekleride belirsiz maalesef
#VASKİ
Van Su ve Kanalizasyon İdaresi (VASKİ) Genel Müdürlüğü’nün kayıp kaçak su kullanan vatandaşlara yönelik yaptığı açıklama maalesef trajikomik bir açıklama olmuştur. Elbette kaçak kullanımın önüne geçilmesi önemlidir. Ancak yıllardır ana isale hatlarında meydana gelen kırıklar ve göz göre göre yaşanan büyük su kayıpları konusunda yeterli önlem alınmaması kamuoyunda ciddi soru işaretleri oluşturmaktadır.
Özellikle Gürpınar’dan Gevaş istikametine giderken yol güzergâhında dahi patlayan borular ve ana hatlardan kırılarak bağlanan 400’lük borularla bahçe ve bostanların sulandığı açıkça görülmektedir. Vatandaşın gözü önünde tonlarca su boşa akarken sadece açıklama yapmak yeterli değildir. Bu kaçak bağlantılar ve altyapı arızalarıyla ilgili sahada ciddi denetim ve müdahale yapılması gerekmektedir.
Su hepimizin ortak değeridir. Hem vatandaşların kaçak kullanımdan kaçınması hem de ilgili kurumların ana hatlardaki kayıp ve kaçaklara karşı daha etkin mücadele yürütmesi şarttır. Van’ın su kaynaklarını korumak hepimizin ortak sorumluluğudur.
Kırk Değirmenler ve Şamran Kanalını Koruma ve Yaşatma Derneği Başkanı
Erdem Güngör @vaskigm@dsi17blgmd@van65haber@vanhabertr@vanhaberbolge@yenidogugzt@GazetevanC@ulusalajansnews
Türkiye’de artık vatandaş denize girmiyor…
Denize alınıyor…
Bir zamanlar sahiller kamunundu…
Şimdi kapısında fedai gibi duran görevlilerin…
Bir şezlong koyuyorlar…
Bir halat çekiyorlar…
Bir çit dikiyorlar…
Sonra denizi satmaya kalkıyorlar…
Deniz ne zamandan beri tapulu mal oldu…?
Kıyılar bu ülkenin insanınındır…
Üç beş işletmecinin değil…
Ama bugün Bodrum’da olan yarın her yerde olacak…
Önce küçük bir alan çevrilir…
Sonra “müşterilere özel” denir…
Sonra giriş paralı olur…
Sonra vatandaş kendi ülkesinde denize bakıp geri döner…
Adına da turizm derler…
Bu turizm değil…
Kamusal alan işgalidir…
Daha kötüsü ne biliyor musunuz…?
İnsanlar artık buna alışıyor…
Çünkü Türkiye’de en tehlikeli şey hukuksuzluk değil…
Hukuksuzluğun normalleşmesi…
Belediyeyi ararsın ulaşamazsın…
Bakanlığı ararsın cevap yok…
İşletmeye sorarsın “kurallar böyle” der…
Hangi kural…?
Kimin kuralı…?
Kıyı Kanunu diye bir şey var…
Ama belli ki bazı yerlerde kanundan daha güçlü olan şey kasa…
Para vermezsen kum yok…
Para vermezsen gölge yok…
Para vermezsen deniz bile yok…
Böyle ülke olur mu…?
Yavaş yavaş halk plajları dışında her yer küçük derebeyliklere dönüyor…
Bugün sahile zincir çeken…
Yarın sokağa da fiyat biçer…
Hukukun olmadığı yerde önce fırsatçılar gelir…
Sonra küçük mafyatik düzenler kurulur…
Ve en acısı…
Vatandaş kendi memleketinde misafir muamelesi görür…
💥En kısa zamanda halkın yüzme hakkına tecavüz eden otel lokanta ve bilimum yerleri isim isim yayınlamaya çalışacağım
Bu konuyu daha önce defalarca kez işledik. Çocuklar neden okuldan çıkıp, marketlerden bir şeyler satın alıyor? Saat 11:00'de çocukların okul dışında ne işi varmış diye soran oldu mu?
Bir de bu marketin ismi neden açıklanmıyor?
Birilerinin illa ölmesi mi lazım?
@TCTarim@tcmeb
🚫 Lavaboya dökülen yağlar… Tuvalete atılan ıslak mendiller…
Farkında olmadan kanalizasyona attığımız her atık; Borularda tıkanıklığa, Arıtma tesislerinde pompa arızalarına, Yüksek bakım maliyetlerine ve Hizmet aksamalarına neden oluyor.
Unutmayalım…
Kanalizasyon çöp değildir.
Arıtma tesislerimiz sizin duyarlılığınızla sağlıklı çalışır.
♻️ Doğayı korumak, altyapıyı korumakla başlar.
🚫 Lavaboya dökülen yağlar… Tuvalete atılan ıslak mendiller…
Farkında olmadan kanalizasyona attığımız her atık; Borularda tıkanıklığa, Arıtma tesislerinde pompa arızalarına, Yüksek bakım maliyetlerine ve Hizmet aksamalarına neden oluyor.
Unutmayalım…
Kanalizasyon çöp değildir.
Arıtma tesislerimiz sizin duyarlılığınızla sağlıklı çalışır.
♻️ Doğayı korumak, altyapıyı korumakla başlar.
Murat Ülker aradan geçen 5 yılın ardından kaybettiği 40 dava ve suç duyurusuna rağmen Gıda Dedektifi yayınlarıyla uğraşmayı bırakmıyor. Türkiye’nin en zengin işadamı unvanıyla şeker, glikoz şurubu ve palm yağı ile çeşitli katkı maddeleri ve aroma vericilerle ürettikleri abur cubur ve yüksek doymuş yağ oranına sahip margarin üretiminde lider konumda olan Ülker grubu, milyonları bilinçlendiren ve Türkiye’de etiket okuma farkındalığını yaygınlaştıran hesabımızı susturmak için elinden geleni ardına koymuyor.
Geçtiğimiz yılın Mayıs ayında yetki alanı dışında olmasına rağmen Çağlayan’daki Spor ve Basın Savcılığı’na sundukları dilekçede yer alan uydurma ithamlar ve suçlamalarla hesaplarımızı 9 ay kapatmışlardı! Ardından geçtiğimiz aylarda adalet yerini geç de olsa bulmuş ve hesaplarımız savcılığın yetkisizlik kararı sonrasında açılmıştı.
Fakat gözünü karartan zengin işadamı bir kez daha Gıda Dedektifi hesaplarını kapatmak üzere benzer iftiralar ve seviyesiz ithamlarla harekete geçti. Murat Ülker tarafından İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na verilen uydurma suç ve ithamlarla dolu dilekçe saatler önce Fikri ve Sinai Haklar Soruşturma Bürosu tarafından kabul edildi ve hesaplarımızın tamamının Türkiye’ye kapatılması istemiyle İstanbul Anadolu Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi.
Hesabımıza yönelik yapılan suçlamalar arasında “halk arasında korku ve panik yaratmak”, “devletin kurum ve organlarını aşağılamak”, “milli ve yerli markalara karşı halkı örgütlemek” ve “marka ve ürünlere saldırarak para ve itibar kazanmaya çalışmak” gibi uydurma ithamlar yer alıyor.
Takdiri değerli takipçilerimize, yüce Türk milletine ve Türkiye Cumhuriyeti adaletine bırakıyoruz.
@adalet_bakanlik@tcbestepe
Korkunç bir gerçek var. Artık yeni yapılan çoğu 2+1 ev bile 1+1 büyüklüğünde. Çok küçük. Yatak odasına gardorp sığmıyor. Diğer odaya koyuluyor. Yatak odası tek yatağı zor alacak boyutta. Bu evlerde insan nasıl doğursun da çoğalsın? Çocuk odası yok. Akrabalık öldü diyorsunuz, iki akraba gelse oturacak yer kalmıyor. Ülke nüfusu artsın isteniyorsa en çok dikkat edilmesi gerekenlerden biri de bu. Zaten kira ve ev fiyatları uçuk ama en azından bu kadar para verdiğimiz evlere sığalım. Bu küçük ev trendini ilk kim çıkardıysa Allah ruhunu daraltsın da ferahlık göstermesin inşallah.
Yönetenler de nüfus artması konusuna eğilirken bunu da göz önünde bulundurmalılar.
Umarım her fırsatta rahatları bozulmasın diye çocukların ellerine telefon tablet bilgisayar veren, ama çocuklarına sınır koyup düşünenleri de her fırsatta aman abartmayın diyerek eleştiren insanlar, anne babalar bu sefer birazcık olsun düşünüp ders alır!
#Heryerdeşiddetehayır
AVM'ler dahil her yere X rey cihazları, polisler,güvenlikler bırakılırken yüzlerce çocuğun insanın olduğu okulların içinde ve dışında bu kadar ciddi tehditler varken, ülkede en önce korunması gereken okullar neden bu kadar sahipsiz?
#EgitimdeŞiddet#OkullardaŞiddet@TC_icisleri
Sadece orası mı? Şehrin her yeri aynı.
Ne yazık ki #Van Türkiye'nin en kötü kentleşmesine sahip varoş görünen ve en kirli şehri olabilir!i!
Hem yöneticileri hem de halkı el birliği ile şehri ve gölü mahvettiler maalesef 😔
❄️ KAR TATİLİ ❄️
📍 Meteoroloji Bölge Müdürlüğümüzle yapılan değerlendirmeler neticesinde, Van'da etkisini sürdüren yoğun kar yağışı, buzlanma ve sis nedeniyle 27.02.2026 Cuma günü (yarın) ilimiz geneli resmi/özel tüm örgün ve yaygın eğitim kurumlarında (RAM, Halk Eğitim Merkezleri, Aile Destek Merkezleri ve Rehabilitasyon Merkezleri dahil) eğitim-öğretime 1(bir) gün süreyle ara verilmiştir.
📌Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan engelli, kronik hasta ve hamile personelimiz idari izinli sayılacaktır.
📌0-6 yaş çocuğu olan kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan anneler de idari izinli sayılacaktır.
Kamuoyuna saygı ve önemle duyurulur.
@valiozanbalci75
Eskiden TV'nin anten yerine sigara peketindeki folyo takılınca bile yayını çeken #TRT yıl olmuş 2026 azıcık kar yağdı diye yayını gidiyor. Ve #TRT'nin kanalları dışında diğer tüm kanalların yayınlarında hiç bir sorun yokken!
İlginç değil mi?
Düşünsene binbir zorlukla evlat yapıyor, binbir zorlukla büyütüp, yetiştiriyorsun!
Çocuk kılığında böyle canavarlar en kıymetlini yerlerde sürükleyip, öldüresiye dövüyor, ruhunu parçalıyorlar evladının!
Akran zorbalığı değil bu! Psikopatidir! Bu "çocuk" kılığındaki canavarların tedavi/terapi ihtiyacı vardır!
Bu gibi durumlarda çocukların yanında bunları yetiştiren ailelerinin de mutlaka terapi/cezai süreçlerle değerlendirilmesi gerekir!
Bu çok önemli bir durum, lütfen gençleri uyarın: içeceklerine atılabilecek maddelere dikkat etsinler!!!
Aşağıda kısa bilgilendirme yapıyorum 👇
Nasıl anlarsın?
İçtikten 10–20 dakika sonra aniden:
Sersemlik, baş dönmesi, bulanık görme
Ani halsizlik, bacaklarda güçsüzlük
Konuşmada bozulma, reflekslerde yavaşlama
Sanki çok alkol almışsınız gibi bir “kontrol kaybı”
Hafıza boşlukları (ne yaşandığını hatırlamama)
Bilinç kaybı semptomlarından bir veya bir kaçını yaşadığınız anda hemen yakınlardan yardım isteyin!
Nasıl Korunursun?
İçeceğinizi asla yalnız bırakmayın.
Tuvalete giderken masada bırakılan içecek yeniden kullanılmamalı.
Yalnızca barmenin elinden alın.
Tanımadığınız biri uzatıyorsa reddedin.
Şişesi kapalı içecek tercih edin.
Üstünü kapatın.
Bardak kapağı, peçete veya özel koruyucu ürün kullanın.
Grup halinde gidin, birbirinizi gözlemleyin.
“Tadı farklı” veya “kendimi bir anda kötü hissediyorum” diyorsanız hemen bırakın ve güvenli bölgeye geçin yardım isteyin!
Şüphelenirseniz ne yapmalısın?
Hemen çevrendekilere söyle.
Garson, güvenlik, arkadaşlar.
112’yi ara veya acil servise git.
(Zaman çok önemlidir, özellikle GHB birkaç saat içinde vücuttan atılır.)
İçeceği sakla inceleme için kanıt olabilir.
Giydiğin kıyafetleri değiştirme, yıkama olay sonrası delil olabilir.
Hastanede toksikoloji testi iste.
Polise bildir!