Ulan bir tane ofiste sabaha kadar çay içip 7 milyar TL topladınız
"Devlet yok Ahbap var" diye slogan attınız
- milleti devlete düşman ettiniz
- baraj patladı diye ortalığı karıştırdınız
- toplanan paraları çar çur ettiniz
Cihargirin ünlüleri.. Allah hepinizin belasını versin
Siz kabul etmek veya görmek istemeseniz bile bu hiçbir şeyi değiştirmez!
Yahudi'nin kurduğu modern düzen kadını fahişe, aileyi ise bu fahişeliğin bir parçası yaparak piçleştirmek, köksüzleştirmek, onursuzlaştırmak üzerine kurulu çünkü ailenin güçlü olduğu, değerlerine ve kültürüne sahip çıkan bir toplumu içeriden çökertemezsin.
Avrupa bugün göçmenler tarafından işgal edildi ise, bunun sebebi nüfusu yaşlandırıp, çocuksuzlaştıran bireysellik propagandasının orada 40 yıl önce başlamış olmasıdır. Görebileceğiniz üzere ekonomik problemleri olmasa da günümüzde yaşlı nüfusları ile ülkeleri göçmenler tarafından ele geçiriliyor.
Bugün Türkiye'de kedi-köpek annesi olarak başlayan ve çocuk yapmayı, evlenmeyi, aileyi yük olarak gösteren ve Batı'da denenip, çalıştığı onaylanan propaganda, 1 nesil sonra aşağıdaki kadına benzer fahişeleri Türkiye'de de üretecek.
Yoksa siz niye bir anda ünlüler kedi-köpek anneliğini övüp, çocuk yapmaktansa tır şoförü olmanın eğlenceli olduğundan bahsediyor sanıyorsunuz?
Batı, bakmasını bile 15 sene sonra nerede olacağımızı görmek için muhteşem bir pencere sunuyor.
Ne pahasına olursa olsun buna müsade etmeyin. Sizi kınayan kimsenin de kınamasından çekinmeyin.
"Küsen adamla evlenilmez, küsmek feminen bir davranıştır"
Peygamber (sav) İla hadisesi denen olayda hanımlarının istekleri ve lüks talepleri arttığı için 1 ay civarında inzivaya çekilip, küs kalmıştır. Hatta Ahzap Suresi'nin 28 ve 29. ayetleri bu konudadır.
Size kadınlar ağzını her açtığında haddi aşar, saçmalar derken boşuna konuşmuyorum.
Türkler sadece Türkiye'de değil, ABD ve Avrupa'da da üremiyorlar.
Uzun bir süredir bu konu hakkında yazıyorum ve inatla konunun ekonomik değil, Türklerin uzun süredir maruz kaldığı bilinçli bir propagandanın sonucu olduğunu anlatıyorum ama nafile.
Kedi-köpek anneliği, yanlış anlaşılmış modernlik ve kadın hakları, özgür olmak ve eskort olmak arasındaki farkın giderek yok edilmesi ve bunu bilinçli olarak pazarlayan terör örgütü feminist organizasyolar, hedonizm ve bireyselliğin yüceltildiği, aile olmanın demode ve aşağılık sayıldığı diziler, reklamlar, sosyal medya içerikleri...
Genç arkadaşlar; yanılıyorsunuz. Size yalan söylendi, söyleniyor ve bu masum bir şekilde sizin iyiliğiniz için değil. Bariz bir toplum mühendisliği kurbanısınız ve uyaran herkesi düşmanınız zannediyorsunuz.
Sultan Baybars, Türk tarihinin açık ara en büyük ve en efsane liderleridir.
Lakin ne yazık ki Fatih kadar, Yavuz kadar, Kanuni kadar, Attila ya da Timur kadar bilinmez. Anlatılmaz, tanınmaz ve değer de verilmez. Oysa mukayese ettiğimizde Baybars’ın hayatı, bu isimlerin her birinden daha sert, daha dramatik ve daha görkemlidir. Çünkü tarihte hiçbir Türk lideri, Baybars kadar sıfırdan başlayıp en tepeye çıkmamıştır.
Baybars bir veliaht değildi. Soylu değildi. Arkasında hanedan yoktu. Vatanından koparılmış, obası yakılmış, anne babası Moğollar tarafından katledilmiş, kızkardeşleri Moğol askerlerinin tecavüzüne uğramış garip kimsesiz bir Kıpçak Türküydü.
Hikayenin başlangıcında ailesi soysuz Moğollar tarafından katledildikten sonra Baybars, zincire vurulup köle pazarlarında satıldı. Hem de Arap topraklarına. Bir insanın düşebileceği en dip yerden bahsediyoruz.
Cengiz Han’ın açtığı Moğol yolu, fetih değil vahşet yoluydu. Türk yurtları yağmalandı, İslam şehirleri yakıldı. Zulüm Cengiz ile de bitmedi torunu soysuz Hülagü ile de devam etti. Nice Türk ailesi bu soysuz tarafından katledildi. Nice ak saçlı nice Türk çerisi, Moğolların işkenceleri ile uçmağa vardılar.
Herkes Moğollardan köpek gibi korkuyordu. Baybars ise bu korkuyu çocukken yaşamıştı. O yüzden diz çökmeyi değil, vakar ile beklemeyi öğrendi.
Köle olarak girdiği Memlük ordusunda sadece kılıç kullanmadı. Sabrı, zekâyı ve devlet aklını öğrendi. Her talimde güçlendi, her savaşta sertleşti. Bozkırın Kıpçak çocuğu disiplinle birleşti.
Velhasıl köle, asker oldu. Asker, komutan oldu. Komutan, sultan oldu.
1260’ta Ayn Calut’ta, tarihin akışı değişti. “Yenilmez” denilen Moğol orduları, Baybars’ın sahte ricat taktiğiyle tuzağa çekildi. Bozkır savaşını bozkırın Kıpçak evladı yönetti. Moğollar ilk kez darmadağın edildi, komutanları öldürüldü, efsaneleri gömüldü. Cengiz Han’ın korku mirası orada çatladı. Hülagü’nün hayalleri çölde kaldı. Baybars, Türk’e ve İslam’a yapılanın intikamını orada aldı.
Moğol elçileri tehditkâr mektuplarla geldiğinde Baybars diplomasiyle cevap vermedi. O elçilerin kafaları kesildi ve Kahire surlarına asıldı.
Baybars sadece Moğolları ezmedi. Haçlıları da tarihten sildi. Fransız Kralı 9. Louis’i bütün Haçlı ordusuyla birlikte Mısır’da yok etti. Kudüs’ten sonra Haçlıların elindeki en büyük şehir olan Antakya’yı aldı. Krak des Chevaliers gibi “alınamaz” denilen kaleleri düşürdü. Tapınak Şövalyeleri dâhil olmak üzere en güçlü Haçlı kuvvetlerini parçaladı. Adana’da kurulu Ermeni Krallığı’nı ezdi.
Suriye’yi Moğollardan geri aldı.
Yetmedi, Anadolu’ya girdi ve Kayseri’de Moğolları ikinci kez yere serdi.
Yazarken insan yoruluyor.
Terminatör gibi adam. Adeta ikinci bir Halid bin Velid.
Böyle bir hayat hikâyesi Batı’da çıksaydı bugüne kadar elli tane filmi yapılmıştı. Ama Baybars’ı bugün doğru düzgün sahiplenen tek yer Mısır oldu. Onlarda saçını turuncuya boyamış, tıknaz bir Arap oyuncuya oynatılan kıytırık bir diziyle. Nerede Baybars’ın upuzun boyu, mavi gözleri, açık teni, kızıla çalan sakalları, iri yarı bozkır bedeni? Bu konuya Türk dizi-film yapımcıları kesinlikle el atmalı.
Baybars, pazarda yok pahaya satılmış bir köleydi. Lakin yeteneğiyle, zekâsıyla, iradesiyle ve intikamın ateşiyle Mısır tahtına oturdu. Onu yurdundan eden soysuz Moğolları, Ayn Calut’ta gömdü, Elbistan Ovası’nda perişan etti. Haçlıları kutsal topraklardan neredeyse tamamen sildi.
Ruhu şad olsun.
Her Türk evladına önder olsun, iz olsun.
Akılları çıkıyor kadınlar NORMAL davranacak ve çocuk yapacak, nüfusumuz artacak, sağlıklı bir toplum olacağız diye.
Bu denli hayvan güzellemesi karşıda hayvan nefretine yol açıyor, kendi ürettikleri nefret üzerinden de birilerini merhametsizlikle suçluyorlar.
5. kol faaliyeti.
ODTÜ’de tek kıstırdıkları Türk kızına saldırıp, kulağını kesip, telefonunu çalan hırsızlardan iki tanesi bunlar!
Türk milleti vergileriyle Türk düşmanlarını okutuyor!
Üniversitelerde terörist istemiyoruz!
Sümeyye Erdoğan diye biri var Reis. Bilmiyorum soyadı benzerliği mi yoksa akrabanız mı? Kendisi KADEM diye bir dernek kurdu, etrafına erkek giyimli, erkek düşmanı dulları topladı sonra nasıl yaptı bilmiyorum kadının sözü sorgulanamaz ne diyorsa doğrudur Allah kelamıyla eştir minvalinde yasalar çıkarttırdı. Kocalar evlerden kovuldu, kocasını aldatan kadınlara ödül olarak nafakalar verildi, kadınlar eski kocalarının parasıyla sevgilileriyle gezdi, babalarına çocukları gösterilmedi, kadın lafı Allah kelamıyla eşdeğer olduğu için anneler çocukları üzerinden kocalarına tacizci diye iftiralar attı insanların şeref ve namusu 2 paralık olup hapislere düştüler.
En acısı kız evlatlar sevgilileriyle düşüp kalkmak, babasının parasını onlara yedirmek için babalarına bizi taciz etti diye iftira etti. Eh kadın kelamı Allah kelamı olduğu içindir ki sorgulanmadı bile babalar şerefleri 2 paralık edilip hapse atıldı ta ki bazı kızların vicdanı el vermeyip iftira ettiğini itiraf edene kadar.
Eh bu kadar şeyden sonra erkekler akıllandı. 3 kuruşa kadınlarla düşüp kalkmak varken, piyasa dul doluyken neden bir sürü masraf edip üstüne de her an evden atılma, iftira edilme, parasından pulundan olma riskine girsin ki? Sümeyye Erdoğana teşekkürlerle.
Barınağa al.
Sahiplendirme için 15 gün bekle.
Uyut.
Sahipli köpek başıboş yakalanırsa, sahibine ilk yakalamada 10 bin TL idari para cezası ver. Tekrar ederse 100 bin TL.
Bütün medeni ülkelerde bu işin çözümü üç aşağı beş yukarı böyledir. Bu işin başka çözümü yok mevcut köpek sayılarıyla.
10 tane KAAN üretebilecek fabrika kadar parayı barınaklara harcamak isterseniz, orası başka...
Eğer dünyanın ömür olursa 100 yıl sonra falan tarih kitapları Türkleri şöyle anlatacak:
"Orta Asya'dan at sırtında Anadolu'ya gelip büyük medeniyetler kurmuş; son yüzyılda sokaklarda kedi-köpek bakacağız diye tüm kaynaklarını seferber edip sefalet içinde kalmış bir millet."
Beyaz yakalıların kazanç/lüks rasyosu çok bozuldu. Bunu eleştiri anlamında söylemiyorum, kapitalizm bunu yarattı.
Ortalama bir beyaz yakalanın evinde 30.000₺ saç maşası veya kahve aleti var. Elektrik süpürgesi neredeyse 1 asgari ücret..
Eskiden fabrikatörlerin , aileden zengin insanların sahip olacağı şeyler bugün 3 yıllık bankacının evinde var. Herkes t-bone yiyor , Cem Yılmaz’a gidiyor.
Ben memur çocuğu olarak hayatımda hiç marka ayakkabı giymemiştim. Bugünkü memur çocukları airmax giyiyor. İki memur evlendiğinde bal ayına baliye gidiyor.
Hülasa , kapitalizm daha çok mal satmanın yolunu buldu. Ama netflix ama İnstagram.. insanları etkilemenin yolunu çözdü. Tüm bu süreçte bunları satın almak için ek mesai yaptıracak işler de yarattı.
Gündüz trendyoldan yoga matı siparişi ver , akşam pakete çık..
Dünya çok değişti :)
Futbolun İsrail şubesi olan Galatasaray kod adlı oluşumu biraz tanıyorsak Osimhen zaten oynayamayacak durumdadır ama alçıyı uygunsuz şekilde hazırlayıp hakemden onay almazlar ve bu durumdan da kendilerine mağduriyet çıkarıp herkes bize düşman algısını yaparlar. At fava bekle.
❗️KISIR DÖNGÜ
Fazla değil, 1 ay sonra;
-X okulunda dedektörle öğrencinin üzerini #Polis arayacak
-Öğretmenler ders saati gecikiyor, Veliler çocuğum terörist değil diye CİMER e yazacak
-Avukatlar, makul şüphe yoksa çocuğun üzeri aranmaz diye insanları galeyana getirecek
-Polisler okulun önünde poağaça yiyor, çay sigara içiyor diye şikayet edecekler
-Şikayet edilen polisin yerine başka polis gelecek
-Yerine gelen poliste arama yapmak isteyecek
Süreç burada başa saracak…