Yalnızlık sanrılarının etrafı sardığı zamanlarda, kara bulutlar sarmalar evreni, sonra gök delinir, şiir imgeleri yağar sürmenajlı ruhlara.
Gök gürler, lakin kulaklar sağır, yürekler mühürlü, göz kayıp duran yıldızlara takılı, ruhlar sonsuz bir dejavuda.
Gökkuşağı renklerinin bir anlamı yoktur gri zamanlarda.
Sigaranın dumanı kaplar gözleri sisli, puslu bir donma anı olur.
Doğa insanı bir kere daha cezalandırır sonsuz ve haklı yasalarıyla.
Geç kalınmış bir sonbaharın sorguları sarar ruhsal devinim anlarında.
Alınan her soluk, bedende saklı olan ruha sığmaz.
Doğa bu,kaf dağının zirvesine çıkan insan egolarını indirir yere, Fildişi kulelerde yaşayanlar acze düştüklerini hatırlar ve doğa hatırlatır insana özünde yalnız olduğunu.
Ve ruh kusmaya devam eder.
Sonra Alaca renklerin hüznü kaplar siyah beyaz resimlerin kaygısızlığını.
Fırat Acar