@RTErdogan@abakingurlek@NumanKurtulmus
İdari yargıda önemli bir sistem sorunu bulunduğunu düşünüyorum.
"Usul esasa mukaddemdir" ilkesi gereği mahkemeler çoğu zaman usul yönünden hukuka aykırılık tespit ettiğinde işlemi iptal ediyor.
https://t.co/RA7aoS6pf5
Üniversitede mobbing iddiası: Yargı kararını dinlemediler
Gazi Üniversitesi’nde akademisyen Kılıç’ın iptal ettirdiği kınama cezasının ardından, istinaf kararı beklenmeden ikinci kez cezalandırılması yargıya taşındı
https://t.co/zAHboSgc68
Üniversitede mobbing iddiası: Yargı kararını dinlemediler
Gazi Üniversitesi’nde akademisyen Kılıç’ın iptal ettirdiği kınama cezasının ardından, istinaf kararı beklenmeden ikinci kez cezalandırılması yargıya taşındı
https://t.co/zAHboSgc68
Üniversitede mobbing iddiası: Yargı kararını dinlemediler
Gazi Üniversitesi’nde akademisyen Kılıç’ın iptal ettirdiği kınama cezasının ardından, istinaf kararı beklenmeden ikinci kez cezalandırılması yargıya taşındı
https://t.co/zAHboSgc68
Sorgu ve Savunma Hakkı
Sorgu bir haktır, sanık lehine birkaç istisna hariç sorgusuz karar ve hüküm verilemez, mahkumiyet hükmü de kurulamaz (CMK m.193/2).
Susma hakkını kullanan sanık suçu inkar etmiş sayılır. Ceza muhakemesinde sükut inkar anlamına gelir. Sanık sorguda susma hakkını kullanmışsa, suçlamaları reddetmiş ve sorguda kendisini susarak savunmuş sayılır (CMK m.147/1-e, m.191/3-c).
İddia eden iddiasını, hukuka uygun yol ve yöntemlerle elde edilmiş delillerle kanıtlamak zorundadır (CMK m.223/5). Hukuka aykırı deliller sanık aleyhine kullanılamaz (Anayasa m.38/6, CMK m.206/2-a, m.217/2, m.230/1-b, m.289/1-i).
Ceza sorumluluğu şahsi kusura dayanır (TCK m.20/1) ve şüphe de sanık lehinedir (CMK m.223/2-e). Bu nedenle, sanığın suçsuzluk/masumiyet karinesi kabul edilmiştir (Anayasa m.38/4).
Sanığın susma hakkını kullanması savunma hakkından vazgeçtiği anlamına gelmez. Sorguda susarak savunma yapan sanık; ortaya koyulan deliller hakkında konuşabilir, bir delilin ortaya koyulmasını isteyebilir, dosyaya gelen raporlar ve belgeler hakkında konuşabilir ve delilleri tartışabilir (CMK m.177, m.206, m.207, m.215, m.216).
“Sorgu” ve “delillerin ortaya koyulması” iki farklı muhakeme işlemidir.
Sanık açıkça susma hakkını kullanmadıkça; mahkeme başkanı veya hakimi, sanığın susma hakkını kullandığını kabul edemez (CMK m.191/3-c,d).
Sanığın sorgu ve savunma hakkı kısıtlanamaz. Sanık ve müdafii; “iddia ve savunma dokunulmazlığı” adlı hukuka uygunluk sebebinin sınırlarını aşmamak kaydıyla (TCK m.128), iddianameye ve suçlamalara karşı savunma yapma hakkına sahiptir.
Duruşmanın düzenini ve disiplinini mahkeme başkanı veya hakimi sağlar (TCK m.203 ila m.206). Sanığın sorgu ve savunma hakkı ile duruşmanın düzeni ve disiplini karşıt kavramlar değildir. Duruşmanın düzeni ve disiplini hükümleri; sanığı ve müdafiini sınırlayıcı değil, aksine sorgu ve savunma hakkını koruyucu bir yöntem olup, sorgu ve savunma hakkına sınırlama getirilmesi amacıyla da kullanılamaz.
Mahkeme; sanığın yüzüne karşı suç ortaklarından birisinin veya bir tanığın gerçeği söylemeyeceğinden endişesini tespit ederse, sorgu ve dinleme sırasında veya davranışları nedeniyle duruşmanın düzenli olarak yürütülmesini tehlikeye sokan sanığı duruşma salonundan çıkarır. Sanık tekrar duruşmaya alındığında, kendisine tutanaklar okunur ve yokluğunda yapılan işlemler açıklanır (CMK m.200, m.204).
Sanığın dışarı çıkarılması, sorgu ve savunma hakkını bertaraf etmez. Mahkeme başkanı veya hakim; duruşmanın düzenini bozan kişinin, savunma hakkının kullanılmasını engellememek kaydıyla salondan çıkarılmasını emreder (CMK m.203/2).
Esas olan; maddi gerçeğe ve adalete ulaşmaktır, duruşma yapılmasının maksadı da budur. Sanığın yokluğunda yapılmış soruşturmadan ve hazırlanmış iddianameden hareketle ceza tayini yoluna gidilemez. Sanık için; mahkemesi ve hakimi önünde duruşmaya katılmak, suçlamalara cevap vermek, savunma yapmak ve delilleri tartışmak bir haktır. Tüm bunlar, kovuşturma evresinde terki mümkün olmayan önemli usuli güvencelerdir.
Yargısız ve sorgusuz infaz yasaktır; aksine bir usul itham sisteminin özünü zedeleyeceği gibi, suçsuzluk/masumiyet karinesi ile hakkaniyetli bir yargılama yapılma hakkını içinde barındıran sanığın dürüst yargılanma hakkının açık ihlaline yol açar (Anayasa m.36/1, m.38/4, İHAS m.6).
Sanığın savunma hakkının kısıtlanması, hukuka kesin aykırılık sebebidir (CMK m.289/1-h).
Duruşma bir tanedir, celse sayısı birden fazla olabilir. Duruşmanın yapılıp kapatıldığı her gün bir celse kabul edilir (CMK m.190/1).
Mahkeme; sanığın tahliye talebini ve tutukluluk durumunu her celse sonunda incelemek zorundadır, çünkü tutuksuz yargılanmak esastır (CMK m.101, m.108/3, m.109).
Üniversitede mobbing iddiası: Yargı kararını dinlemediler
Gazi Üniversitesi’nde akademisyen Kılıç’ın iptal ettirdiği kınama cezasının ardından, istinaf kararı beklenmeden ikinci kez cezalandırılması yargıya taşındı
https://t.co/zAHboSgc68
Üniversitede mobbing iddiası: Yargı kararını dinlemediler
Gazi Üniversitesi’nde akademisyen Kılıç’ın iptal ettirdiği kınama cezasının ardından, istinaf kararı beklenmeden ikinci kez cezalandırılması yargıya taşındı
https://t.co/zAHboSgc68
Üniversitede mobbing iddiası: Yargı kararını dinlemediler
Gazi Üniversitesi’nde akademisyen Kılıç’ın iptal ettirdiği kınama cezasının ardından, istinaf kararı beklenmeden ikinci kez cezalandırılması yargıya taşındı
https://t.co/zAHboSgc68
Üniversitede mobbing iddiası: Yargı kararını dinlemediler
Gazi Üniversitesi’nde akademisyen Kılıç’ın iptal ettirdiği kınama cezasının ardından, istinaf kararı beklenmeden ikinci kez cezalandırılması yargıya taşındı
https://t.co/zAHboSgc68
Üniversitede mobbing iddiası: Yargı kararını dinlemediler
Gazi Üniversitesi’nde akademisyen Kılıç’ın iptal ettirdiği kınama cezasının ardından, istinaf kararı beklenmeden ikinci kez cezalandırılması yargıya taşındı
https://t.co/zAHboSgc68
Üniversitede mobbing iddiası: Yargı kararını dinlemediler
Gazi Üniversitesi’nde akademisyen Kılıç’ın iptal ettirdiği kınama cezasının ardından, istinaf kararı beklenmeden ikinci kez cezalandırılması yargıya taşındı
https://t.co/zAHboSgc68
Üniversitede mobbing iddiası: Yargı kararını dinlemediler
Gazi Üniversitesi’nde akademisyen Kılıç’ın iptal ettirdiği kınama cezasının ardından, istinaf kararı beklenmeden ikinci kez cezalandırılması yargıya taşındı
https://t.co/zAHboSgc68
Üniversitede mobbing iddiası: Yargı kararını dinlemediler
Gazi Üniversitesi’nde akademisyen Kılıç’ın iptal ettirdiği kınama cezasının ardından, istinaf kararı beklenmeden ikinci kez cezalandırılması yargıya taşındı
https://t.co/zAHboSgc68
#akademikzam
Enflasyona ezilen maaş
20-25 yıl hizmete rağmen kadro/derece adaletinin sağlanamaması
Mobbing ve keyfi idari kararlara karşı güvencesizlik
liyakatli atama, adil özlük hakları, 1/4 derece tıkanıklığının çözülmesi ve insanca yaşanacak bir mali güvence bekliyor.
AKP-MHP’de ekonomi isyanı
TÜİK’in makyajlı verilerle çizdiği pembe tablolara karşın bir türlü gizlenemeyen derin yoksulluk, araştırmalara da yansıdı. İhtiyaçların karşılanabilme durumuna yönelik soruya, “Kısmen zorlanıyorum” ya da “Zorlanıyorum” diyen AKP seçmeninin oranı %60’a, MHP seçmeninin oranı ise %56’ya dayandı
https://t.co/APSYHKQRdC
Harcama ‘zirvesi’: NATO için 8,4 milyonluk kaplama
Bakımsız evlerin gizlendiği, yolların yenilendiği NATO Zirvesi için yerel yönetimler de harcama yapmak zorunda bırakıldı. Ankara’da, zirvede görevlendirilen otobüslerin Türkiye temalı kaplamaları için ABB’ye bağlı EGO Genel Müdürlüğü bütçesinden 8,4 milyon TL harcandığı öğrenildi
https://t.co/Wpea8S58FU
Bakımsız evlerin gizlendiği, yolların yenilendiği NATO Zirvesi için yerel yönetimler de harcama yapmak zorunda bırakıldı.
Ankara’da, zirvede görevlendirilen otobüslerin Türkiye temalı kaplamaları için ABB’ye bağlı EGO Genel Müdürlüğü bütçesinden 8,4 milyon TL harcandı.
🔽
Sağlıkta sağlıksız sözleşme: Şehir hastanelerine 70,1 milyar TL
Kamu bütçesinden beş kuruş harcanmayacağı savunulan şehir hastaneleri, ağır sözleşme yükümlülükleri nedeniyle sağlık bütçesini altüst etti. 2025’te 111 milyar TL’lik kaynak yutan 18 şehir hastanesi için 2026’nın ilk yarısında sağlık bütçesinden 70,1 milyar TL harcandı
https://t.co/R0FGBogGVL
Kamu bütçesinden beş kuruş harcanmayacağı savunulan şehir hastaneleri, ağır sözleşme yükümlülükleri nedeniyle sağlık bütçesini altüst etti.
2025’te 111 milyar TL’lik kaynak yutan 18 şehir hastanesi için 2026’nın ilk yarısında sağlık bütçesinden 70,1 milyar TL harcandı.
🔽