sevdiklerim sırtımı sıvazlarken, en küçük sendelemede yerde kalabileceğimi unutmuyorum. alkışlar geçici, tutunacak bir dal değil. düşmekten korkmuyorum. kendimi en savunmasız anımda bile umudu elinden bırakmayan, karanlıkta yönünü kaybetmeyen halimle seveceğim. bu bana yetiyor.
Karma der ki;
Saf sevgiyi yarı yolda bırakırsan, sonra kimse sana aynı duyguyla yaklaşmaz. Kırarak uzaklaşan, pişmanlığı kabullenmeden rahat edemez. Temiz kalbi inciten, yalnızlığın en ağır halini yaşar.”
‘bir insanın kıymeti himmeti kadardır. himmeti yalnız kendi nefsi olanın kıymeti ise koskoca bir sıfırdan ibarettir. gerçek insan başkalarının dertleriyle dertlenen, onların acısını kendi bağrında duyandır.’ der sâmiha ayverdi. dilerim ki, kalbimiz daima bu güzel ahlakla dolsun.
isterdim ki, insanlarla kurduğumuz bağlar bir akşamüstü rüzgarı gibi hafif olsun. tereddütsüz, hesapsız ve berrak. birbirimize güvendiğimizde içimizde kırgınlıklar değil, yeşil bir bahçenin ferahlığı filizlensin ve geriye sadece güzel bir tebessüm kalsın.
insanlar bir rüyanın peşinden koşarlar, onunla bir gün bir yerde karşılaşırlar, fakat artık onu anımsamazlar. der ibn hazm. çünkü yol, insanı aradığı şeyden daha çok değiştirir. bulduğun senindir artık ama onu hayal eden o eski sen, çoktan bir yabancı olmuştur.