@bosunatiklama CHP’nin oylarıyla başkan olup AK Parti’ye geç sonra da İzmir’e tarihinin en büyük dönüşümünü vaat et önce kendi siyasi dönüşümünün hesabını ver de İzmir’in dönüşümüne sonra bakarız
Ben de size katılıyorum. Hatta grafiği falan bir kenara bıraksak bile, geçen sene 10 Ekim’de yaşanan o büyük düşüşün psikolojisi bile bu sene yeterli olabilir. 7-8 gün sonra yine 10 Ekim’e giriyoruz. İnsanların kafasında ister istemez “acaba yine aynısı olur mu?” düşüncesi oluşacaktır. Bence sadece bu korku bile satışları tetikleyebilir. Bazen düşüş için grafiğe bile gerek yok, piyasanın psikolojisi yeterli oluyor
@CelalKucuker Bence gayet mantıklı bir senaryo özellikle çoğunluğun beklediği hareketlerin arasına sert ters köşeler de koyabilirler. Takvim birebir tutar mı bilmiyorum ama genel olarak döngü bana da oldukça mantıklı geliyor.
Benim senaryom biraz farklı ekim ortalarına kadar kripto piyasasının iyi gideceğini düşünüyorum sonra seçimlere kadar sallantılı bi süreç ve düşüş devam eder seçim sonrası kısa bi süre pik yapar sonra 1 2 ay içinde amerikadan irana kara harekatı gibi büyük bi haber gelirse piyasada büyük bi çöküş yaşanır ve yeni döngü başlar
birde şunu unutmayalım bence bi şeyi yükseltmeden düşürmezler bunlara altcoinlerde dahil
@Foxyyeth Herkes 2000$ konuşmaya başladıysa bir yerde dikkat etmek lazım. Fiyat yükselirken değil, beklenti yükselirken risk büyür bu yüzden bu kafar fomonun bir bedeli olur
Arçelik, sonunda gerekçeyi de yazılı olarak açıkladı.
“Ürününüzü kullanmadığınızı iletmeniz sebebiyle çözüm önerisi sunulamamıştır.”
Peki Arçelik, siz ciddi misiniz?
Ürünü kullanmadığımı neden söylediğimi hiç sordunuz mu?
Ürün zaten arızalıydı. Servis yüksek bir tamir bedeli çıkardı. Yeni ürün talep ettiğimde bana “Yeni ürün falan vermezler.” denildi. Ben de kendi paramla yeni buzdolabı aldım.
Sonrasında birebir değişim dediniz. Ardından 38.500 TL hediye çeki dediniz.
Aylarca “inceliyoruz”, “takip ediyoruz”, “dönüş yapacağız”, “zararınızın tazmini için elimden geleni yapacağım” dediniz.
Şimdi bütün bunların sonunda gerekçeniz:
“Ürünü kullanmıyorsunuz.”
Arızalı ürünü kullanmadığım için mi cezalandırılıyorum?
Yoksa önce müşteriyi kendi çözümünü üretmek zorunda bırakıp, sonra ürettiği çözümü gerekçe göstererek destek vermemek Arçelik’in yeni müşteri politikası mı?
Aylarca beklettiniz. Her etiketlediğimde “ilgileniyoruz” dediniz. Aradınız, tekrar tekrar aynı konuyu anlattım. Sonuçta geldiğiniz nokta bu mu?
Gerçekten yazık.
Ben 38.500 TL’nin peşinde değilim. Ama bu kadar çelişkili bir sürecin üzerini de “İyi günler dileriz” diyerek kapatamazsınız.
@ArcelikDestek
Ben de aynı döngüyü yaşıyorum. Her paylaşımın altında “ilgileniyoruz, dönüş yapacağız” deniliyor, sonra aranıp birkaç cümle söyleniyor ve yine sessizlik…
Arçelik’te müşteri hizmetlerinin görevi gerçekten çözüm üretmek mi, yoksa müşterinin pes etmesini beklemek mi?
Görünen o ki en kısa sürede dönüş yapacağız konusunda oldukça başarılılar. Çözüm konusunda aynı başarıyı göremiyoruz.
@ArcelikDestek
ARÇELİK, BU NASIL MÜŞTERİ YÖNETİMİ?
Her Arçelik etiketli paylaşımımın altına hemen aynı cevap:
“Konuyla ilgileniyoruz, size dönüş yapacağız.”
Sonra telefon geliyor.
Ama telefonu açan kişinin çoğu zaman benim paylaşımımdan, dosyamdan, yaşadığım süreçten haberi bile yok.
“Konuyu tekrar anlatır mısınız?”
Yahu beni neden arıyorsunuz?
Önce dosyayı okuyun. Önce ne yaşadığımı bilin. Sonra müşteriyi arayın.
Her seferinde aynı senaryo:
“Haklısınız.”
“Çok üzüldük.”
“Üst yetkililerle görüşeceğiz.”
“Elimizden geleni yapacağız.”
Sonra?
Hiçbir şey.
Günler geçiyor. Haftalar geçiyor. Aylar geçiyor.
Ben tekrar yazıyorum, yine aynı cevap:
“İlgileniyoruz.”
Sonra yine telefon.
Sonra yine birkaç cümle.
Sonra yine sessizlik.
Bu artık iletişim değil. Bu, müşteriyi oyalamaktır.
Ve kusura bakmayın, ben bunu artık kabul etmiyorum.
38.500 TL’nin peşinde değilim. Çok şükür ihtiyacım yok.
Ben sizin müşterinize uyguladığınız bu sistemi sorguluyorum.
Önce hediye çeki tanımlanıyor.
Sonra geri alınıyor.
Sonra “birebir değişim” deniliyor.
Sonra başka bir gerekçe ortaya çıkıyor.
Sonra “zararınızın tazmini için elimden geleni yapacağım” deniliyor.
Sonra aylarca bekletiliyorum.
Ve sonunda:
“Yardımcı olmayacağız.”
Şimdi açıkça soruyorum:
Müşteri her itiraz ettiğinde bir telefon açıp birkaç cümle söylemek mi sizin çözüm anlayışınız?
Yoksa gerçekten çözüm üretmek mi?
Ben parayı çoktan gözden çıkardım.
Ama bu yapılanı da unutmayacağım.
@arcelik@Arcelik_TR@ArcelikDestek@kocholding
#Arçelik #TüketiciHakları #MüşteriMemnuniyeti #Tüketici