Pandemide bir test pozitif çıktı diye milyonlarca insan “hasta” ilan edildi; toplum korkutuldu, insanlar eve kapatıldı, hayat durduruldu.
Almanya’nın PCR ve antikor verilerini inceleyen bu çalışma ise çarpıcı bir model tahmini sunuyor: PCR pozitiflerinin yalnızca yaklaşık %14’ünde sonradan ölçülebilir IgG gelişmiş olabilir.
Yani 7 PCR pozitif kişinin gerçekte yalnızca 1’i pozitif.
PCR, aktif hastalığı değil, burundaki viral genetik materyali gösteriyordu. Ama bu test “vaka”, “hasta” ve hatta “tehdit” diye sunuldu.
Bilimden çok teste dayalı büyük bir tiyatro oynandı. Şimdi perde arkasındaki veriler ortaya çıkıyor.
Bu korkunç dönemin en büyük yalanı ‘bilime güvenin’ sloganıydı.
https://t.co/xdHdnWQqAg
Mısır Milli Takımlar Direktörü Hossam Hassan:
“Allah onlara zafer bahşetsin, şehitlerine rahmet eylesin. Onlara şunu söylüyorum: Bu galibiyeti Mısır halkına ve o iyi, onurlu Filistin halkına ithaf ediyorum." 🇵🇸👏
🚨Pil azalmaya başladığında iPhone'u değiştirmeyin.
🚨Pil azalmaya başladığında iPhone'u değiştirmeyin.
🚨Pil azalmaya başladığında iPhone'u değiştirmeyin.
Apple, pilin hızlı tükenmesi için varsayılan ayarları kasıtlı olarak bu şekilde belirlemiştir.
Ayarlarla biraz oynadıktan sonra, pil ömrüm artık 6 saatten 10 saate çıktı.
Yapmanız gereken ayarlar şu şekildedir:
↓↓↓↓
Hayat pahalılığıyla mücadele ediyoruz deniliyor, fakat sürekli vatandaş üzerine fazladan maliyet çıkarılıyor.
Vatandaş patates üzerinden meşgul edilirken çok sayıda gereksiz maliyet var…
. Noter masrafları gereksiz arttı, adalete kadar bir çok işlem darbe aldı..
. E-devlette e-imza uygulaması var, gereksiz maliyet. Her işlemi yapabilen vatandaş, arada bir işlem için mecburen e-imza alıp yüksek ücret ödemek zorunda kalıyor. Oysa çift kademeli ya da banka üzerinden güvenli giriş mümkün. E-imza için neden haraç ödeniyor?
. Bir ucube uygulama da şirket defterlerinin her sene noterden onaylanması. Her şey dijital, e-fatura başlamış. Neden noterin damgalaması gerekiyor? Nasıl bir faydası var, küçük işletmeler için büyük yük.
. Bir de dijital saklama getirildi. Mükellefin kendi saklayabileceği data 4-5000 TL ücretle saklanılmak isteniyor. Muhasebeciler kendi üzerlerine yıkılan ek iş gücüne sitem ettiler, fakat bir yandan da ücretlerini her sene enflasyonun 2-3 kat üzerinde arttırdılar. Bu tür konularda da müşterilerini korumuyorlar ve birileri gereksiz para kazanıyor. Apple’a kızıyoruz bulut ücretlerine zam yaptı diye, kıyaslandığında hacimsel olarak ücret onda birine geliyor.
. UTTS sistemi getirildi. Sadece takmaya 1000 TL ücret alınıyor, artı yazılımını ve takibini yapan şirketin ücreti var.
Geçmişte ogs için dünya para ödenirdi, bir hgs pulu çıktı, haksız maliyet ortadan kalktı. Vatandaş lehine çalışmak budur.
Bunun gibi çok örnek var. Kamu kurumları neden vatandaşın üzerindeki yükü azaltacağına arttırıp duruyor?
Yazdıklarım genelde @HMBakanligi tarafından örnek oldu, fakat önceden yazdıklarım tüm bakanlıklara dokunuyor. @TC_icisleri@adalet_bakanlik@ticaret@csbgovtr@UABakanligi
Başka konular da var, ayrı ayrı yazdığım bu tür konuları tek bir listeye dönüştüreceğim. Sizler de yazarak ek yapabilirsiniz?
Béla Tarr vefat etmiş. Kendisiyle 2017'de yapılan röportajda ölümü şöyle anlatmıştı:
"Hayat, günler geçtikçe, sessizce biter. Günlük rutininizi yaptığınızı sanırsınız, ama öyle değildir. Her gün biraz daha yaşlanırsınız. Hiç gürültü çıkmaz, hiçbir şey olmaz. Öylece olup biter."
Siyonizmin lay lay lom devri bitti...
Hep olduğu gibi yalancı ve zalim yine...
Ama yalanlarına kanan kim?
Zulmü ise çırılçıplak...
Daha durun!
Bu başlangıç...
Kayseri Ulu Camii'nde yaptığı bir vaazda İngiltere'nin sömürgeci siyaseti üzerinde durarak Anadolu'daki Mücadele'nin İslâm dünyası için ne kadar önemli olduğunu dile getirdi.
Vaazının son kısmı, bir hayli duygusaldı:
-Ey cemaat-i Müslimin! Bilirsiniz ki Müslümanlık bir külldür. Yalnız namaz ve oruçtan ibaret değildir. Dinimizin emrettiği siyasi, içtimai, ahlaki birçok vezaif de vardır. Yalnız namaz kılıp, oruç tutulup da bunlar ikmal edilirse Müslümanlık ikmâl edilmiş olmaz. Yani böyleleri tam Müslüman olmaz.
Nefsimizi terbiye ve tehzib için ibadat ve taatta bulunmak vazifemiz olduğu gibi ümmet-i İslâmiye'nin saadet ve teâlisi de içtimai vazifemizdir. Ve bu vezaifin her ikisiyle de Kur'an-ı Kerim Müslümanları mükellef tutmaktadır.
Unutmayınız ve hiçbir dakika hatırınızdan çıkarmayınız ki, maazallâh-ı teâla bu kere mağlup olacak olursak ne malınız bir para edecek, ne de evlatlarınıza sahip olabileceksiniz. Mal ve evlat ne demek?
Allah göstermesin dininizi, namusunuzu hulâsa maddi ve manevi bütün varlığınızı kaybetmiş olacaksınız. Daha açık bir ifadeyle Petro'nun, Hristo'nun kölesi olacaksınız.
Ey cemaat-i Müslimîn! Biliyorum ki tasvir ettiğim halden müteessir oldunuz. Fakat müteessir olmak, ağlamak fayda vermez. Haydi cihada!" s.73
https://t.co/zdgy4Y8Iri