Kayseri emniyet müdürü Aydın’dan yürek ısıtan hareket
📌 Kayseri İl Emniyet Müdürü Atanur Aydın, sömestir tatilinin ardından başlayan ikinci eğitim döneminin ilk gününde, şehit Birol İli’nin oğlu Metehan’ı yalnız bırakmadı
🔴 Vefa dolu ilk ders zili ↩
Anlamlı Refakat: Müdür Aydın, Bingöl Özel Harekat Şube Müdürlüğü’nde görevliyken şehit düşen Birol İli’nin emaneti olan Metehan’ı sabah evinde ziyaret etti
Okul Yolunda Birlikte: Metehan’ı evinden alan Aydın, minik ��ğrenciyi eğitim gördüğü okula bizzat bırakarak ders zilini birlikte karşıladı
Öğrencilerle Buluşma: Okulda diğer öğrencilerle de bir araya gelen Aydın, çocuklara yeni eğitim döneminde başarılar diledi
🔴 "Her daim yanındayız" ↩
📌 Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, emniyet teşkilatının büyük bir aile olduğu vurgulanarak şu ifadelere yer verildi:
"Metehan’ımızın ve tüm öğrencilerimizin yeni eğitim dönemini kutluyor; başta Şehit Birol İli olmak üzere tüm şehitlerimizi rahmetle anıyoruz. Emanetlerimizin her daim yanındayız."
Sayın Valimiz @gokmen_cicek_ ‘in açıklamalarını destekliyorum.
Devlet herkesin evidir, kapısı açıktır.
Ayrıştırmadan, ötekileştirmeden; milletimizi bir arada tutmak ortak sorumluluğumuzdur.
Sayın Vekilim,
Her bir vatandaşımızın devlete olan güvenini ve aidiyet duygusunu artırmakla sorumlu bir kamu görevlisinin, görüşüne, kılığına, sakalına, inancına veya aidiyetine göre insanları tasnif etmesi ne hukuk devleti ilkesiyle ne de kamu ahlakıyla bağdaşır.
Ayrıştırmayan,kucaklayan, ötekileştirmeyen devlet anlayışını kendisine rehber edinmiş, her kesimden insanı eşit mesafede dinleyen, yalnızca kamu hizmetine odaklanan bir görev yapmaktayız.
Makamlar; vatandaş arasında ayrım yapmak için değil, herkesin derdiyle hemhâl olmak, mağdurun yanında, mazlumun sığınağı olmak için vardır. Bu anlayışla, hangi dernekten olursa olsun, hangi görüşten olursa olsun, hangi kıyafetle olursa olsun tüm vatandaşlarımız bu makamın misafiridir.
Devletin temsil makamında oturan bir isme, kıyafet ve görünüm üzerinden yapılan bu itham; toplumda kutuplaşmayı körükler, temsil ettiğimiz iradeye de gölge düşürür.
📍6 Şubat 2023 tarihinde yaşadığımız büyük felaketin acısı halen yüreğimizde….
Ve sızısı belki de asla dinmeyecek…
Ülkemizin bir daha böylesine felaketlerle karşılaşmaması dualarımızla, büyük depremde hayatını kaybetmiş olan tüm vatandaşlarımızı saygı ve rahmetle bir kez daha anıyorum🤲
Genel Başkanımız,
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle, Kayseri 8. Olağan İl Kongremizde il başkan adayımız olarak Sayın Hüseyin Okandan belirlenmiştir.
Kongremizde görevi devredecek olan İl Başkanımız Sayın Fatih Üzüm’e teşekkür ediyoruz.
1994 yılından bu yana, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanlığı'ndan Kayseri Milletvekilliği'ne, AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı'ndan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na kadar, ülkemize ve milletimize vermiş olduğunuz özverili hizmetler için en derin teşekkürlerimizi sunarız.
Görev süreniz boyunca, şehirlerimizin gelişmesi ve kalkınması adına gösterdiğiniz çaba, büyük projelere liderlik etmeniz ve ülkemizin en zor zamanlarında üstlendiğiniz sorumluluklar her zaman takdirle anılacaktır. Türkiye'nin en büyük doğal afetinde yaraların sarılması ve yıkılan şehirlerimizin yeniden imarı için yaptığınız çalışmalar, halkımızın gönlünde derin izler bırakmıştır.
Sayın Cumhurbaşkanımızla yürüttüğünüz yol, ülkemize kattığınız değerler ve gösterdiğiniz liderlik için size şükran borçluyuz. Bundan sonraki yaşamınızda sağlık, mutluluk ve başarılar dileriz.
Teşekkürler Mehmet Özhaseki!
@mehmetozhaseki
Aziz milletimiz,
Uzun zaman önce; 1994 yılında Kayserili hemşehrilerimizin yoğun talebi üzerine, belediye başkanı olarak hizmet kervanına katılmıştım. Türkiye’nin zor yıllarıydı o dönemler. Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı olarak devam eden bu yolculukta doğduğum şehre hizmet etmekten, her bir köşesine emek verip iz bırakmaktan derin bir manevi haz duydum.
İlerleyen yıllarda çok farklı alanlarda memleket hizmetinde görev almak kader yazgımız oldu. Önce Kayseri Milletvekili sonrasında AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı ardından da Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı olarak güzel Türkiye’mize hizmet ettim. Bu hizmet süresi boyunca Sayın Cumhurbaşkanımızla yol yürümek her daim bizim için bir onur vesilesi olmuştur.
Ülkemizin başına gelen en büyük doğal afette yaraları sarmak ve yıkılan şehirlerimizi imar etmek için tarihi bir sorumluk üstlendim. Hamdolsun; geldiğimiz noktada işlerin çözümünde önemli bir mesafe alınmış oldu. Yol netleşti, yapılacak inşa ve ihya faaliyetleri adım adım belirlendi.
Bugün ise; üstlendiğim bu kutlu görevi sağlık sorunlarım sebebiyle kendi dileğimle bırakmak istediğimi Sayın Cumhurbaşkanımıza arz ettim.
Aldığım görevler boyunca gece gündüz çalışarak, hiçbir dünyevi hesabın içinde olmadan Hakk’ın rızasını temin etmeyi yegane gaye edinerek çalıştım. Vicdan terazisine uygun düşmeyen bir tutum içinde olmamaya ayrı bir özen gösterdim. Ne kendimin ne de çocuklarımın boğazından haram bir lokma geçmemesine yönelik hassasiyetimi hep diri tuttum.
Bundan sonraki dönemde kuracağımız aile vakfında sağlığım elverdiğince hizmet vermeye devam edeceğim. Ülkem için hayırlı olan her işe desteğim elbette sürecektir.
Milletimizden haklarını helal etmelerini hususiyle dilerim. Sayın Cumhurbaşkanımıza, göstermiş olduğu güven ve teveccühleri münasebetiyle şükranlarımı arz ediyorum.
İki ay önce başladığımız mahallî idareler seçim maratonumuzda doğudan batıya, kuzeyden güneye 52 şehrimizi ziyaret ettik.
Diyarbakır’dan Trabzon’a, Hatay’dan Samsun’a, Muğla’dan Çorum’a, Karabük’ten Hakkâri’ye kadar ülkemizin dört bir ucundaki vatandaşlarımızla kucaklaştık.
Gençlerimizle selamlaştık.
Yaşlılarımızın hayır duasını aldık.
Hanım kardeşlerimizle hasbihâl ettik.
Sanayicilerimizle, üreticilerimizle bir araya geldik.
Emeklilerimizin, emekçilerimizin sesine kulak verdik.
Ahilik geleneğimizin temsilcisi esnafımızla istişare ettik.
Yeni yuvalarına kavuşan depremzedelerimizin sevincini paylaştık.
Hiçbir ayrım yapmadan milletimizin tamamıyla dertleştik, hasret giderdik, ruberu muhabbet ettik.
Gittiğimiz yerlerde gördüğümüz manzara şudur:
Bizler tüm farklılıklarımızla 85 milyonluk büyük bir aileyiz.
Seçim şarkımızda söylediğimiz gibi: Hepimiz aynı bağın gülüyüz, aynı dağın yeliyiz.
Bu birlikteliği ne kadar sağlam tutarsak geleceğimize o derece güvenle bakabiliriz.
Siyasi görüşlerimiz, gönül verdiğimiz partiler, kökenimiz, meşrebimiz, hayat tarzımız farklı olabilir.
Ama Türkiye bizlerin ortak yurdu, ortak çatısı, ortak yuvasıdır.
Millî iradenin tecelli aracı olan sandık, 85 milyon olarak hepimizin namusuna emanettir.
Hem sandığa gidip oy kullanarak hem de oyumuza sahip çıkarak demokrasimize karşı mesuliyetimizi yerine getireceğiz.
31 Mart seçimlerinin şimdiden ülkemize, milletimize hayırlı olmasını diliyorum.
Vefatının 15’inci yıl dönümünde Muhsin Yazıcıoğlu kardeşimi rahmetle yâd ediyorum. Merhum Yazıcıoğlu’nu her zaman cesaretiyle, yiğitliğiyle, dava adamlığıyla ve millî irade yanındaki sarsılmaz duruşuyla hatırlayacağız.
Ruhu şad, mekânı cennet olsun.