Dünya makamları geçicidir. Asıl mesele geride nasıl bir hizmet ve güzel bir iz bıraktığımızdır şuan sayın cumhur başkanının da yaptığı budur millete hizmet ve toplumu geriye çeken faktörlerden temizlemek @RTErdogan
TARİH BİZİ ÇAĞIRIYOR
GELECEĞİ BİRLİKTE İNŞA ETMEK
(DEMBİR DER’in 2 Mayıs 2026 tarihli büyük kurultayında yaptığım açılış konuşmasının sonuç cümleleri.)
Değerli Misafirler ve Aziz Milletimiz,
Bizim burada söylediklerimiz hayal değildir.
Gerçekleşmesi mümkün olmayan şeylerden bahsetmiyoruz.
Bunu gerçekleştirmek bizim elimizde.
Göreceksiniz bugün burada söylenenlerin hepsi yakın bir gelecekte birer gerçeğe dönüşecektir.
Türkiye Yüzyılı bu anlayış üzerinden şekillenecektir.
Türk-Kürt ittifakı ve dağ sorununun çözümü,Türkiye’yi tarih sahnesine çok güçlü bir biçimde çıkartacaktır.
Türkiye’nin öncülüğünle bölgede Türk-Kürt-Arap-Fars ittifakına dayalı bölgesel bir güç odağı ortaya çıkacaktır.
Tarih bizi çağırıyor.
Geçmişe değil, yeni bir geleceğe.
Hep birlikte inşa edeceğimiz yeni bir geleceğe.
Sürecin başarıyla hitamı Türkiye Yüzyılı’nın önünü açacaktır.
Türkiye Yüzyılı için sürecin başarısı ne kadar gerekliyse yeni bir anayasa da olmazsa olmaz bir öneme sahiptir.
Türkiye Yüzyılı’na yakışır demokratik, özgürlükçü, sivil, adaleti eksene alan hukuk sistemiyle, farklılıkların kabulü üzerinden yükselen birlikçi anlayışıyla göz dolduran ve örneklik teşkil eden bir yeni anayasaya acilen ihtiyacımız var.
Gelin birlikte sadece ve yalnızca sürecin başarısına odaklanalım diyoruz.
Türkiye Yüzyılı için gerekli olan yeni bir anayasa yapım sürecine odaklanalım diyoruz.
Bir olalım, birlikte olalım, diri olalım, birlikte Türkiye olalım diyoruz.
Bu duygu ve düşüncelerle her birinize değerli katılımlarınız için çok teşekkür ederiz.
Sağolun, varolun, Allah’a emanet olun.
Hoşçakalın…
@hvzllhktm@MetinerBasin Daha nasıl bir fikir belirtecegini bilmiyorsun yanı sıra ünlem işaretini bile nerede kullanacağında kararsız kalmış öfkeyle duygu ile iki üç kelimeyi yan yana getirip bildiğin bütün siyasi entel kelimeleri cümleye çevirmişsin, karmaşık bir fikir ortaya koyup saçmalamışsın
@MetinerBasin Kesinlikle abim Böylesi süreçlerde siyaseti yalnızca açıklamalar üzerinden değil, güç dengeleri, atılan adımlar ve oluşturulan yeni meşruiyet zemini üzerinden okumak gerekir. Tek tek sözler tartışılır; fakat asıl mesele, bütün bu hamlelerin tarihi olarak hangi kapıyı araladığıdır
Mehmet abinin bu değerlendirmesi çok kıymetli. Bayık’ın sözlerini bağlamından koparmadan okumak gerektiğini gösteriyor. İmralı-Kandil ilişkisini “ikilik” değil, iletişim ve koordinasyon olarak okumak gerekir. Bir cümleyi büyütüp bütünü kaçırmamalı.
CEMİL BAYIK RÖPORTAJINA DAİR
Henüz röportaj bir bütün olarak yayınlanmadı.
Parça parça yayınlanan kimi sözlerinden, şahsen ben, başkaları gibi Cemil Bayık’ın sürece karşıt olduğu veya başka bir deyişle barış yanlısı değil savaş yanlısı olduğu sonucunu çıkartmadım.
Bayık kendi kitlesine dönük konuşuyor.
Barış gerçekleşmezse savaşa da hazır olduklarını da söylüyor.
Bunlar kitlenin motivasyonunu ve güvenini diri tutmak için söylenmiş beylik sözler.
Bayık süreci sabote etmek için devrede olan güçlerin varlığına dikkat çekiyor.
Tek yanlı dayatmalardan vazgeçilmesi ve kendi taleplerinin de dikkate alınması gerektiğini söylüyor.
Bu çerçevede kendi taleplerini sıralıyor.
O taleplerden biri de mesela İmralı’da Öcalan’la görüşmek…
Bayık’ın ifade biçimi eleştirilebilir elbette.
Şahsen Bayık’ın sözlerini okurken iki şeye dikkat edilmesi gerektiğini hatırlatmak isterim.
Birincisi, Bayık’ın kendi tabanını diri tutmak, Kürt milliyetçi çevrelerinden kendilerine yöneltilen ağır suçlamalara cevap vermek, örgütsel tabanının bu tür karşıt propagandalardan etkilenmemesini sağlamak, yani her düzeydeki örgüt mensuplarının moral gücünü zinde tutmak için konuştuğu göz önünde bulundurulmalıdır.
İkincisi, Bayık’ın sözleri ne barış sürecine özünde karşıtlık içeriyor ne de tehdit. Bu tür bir okuma üzerinden aceleci ve öfkeli yorumlara savrulmaktan kaçınmak gerekiyor.
Hiç bir söz sadece zahirinden ibaret değildir ve kendi bağlamı içinde bir bütün olarak ancak doğru anlaşılabilir.
Kendi adıma ben o sorunlu ifade biçimine rağmen sözlerin kendisinden sürece karşıtlık veya tehdit gibi bir sonuç çıkartmadım.
Sürecin artık sona doğru yaklaşıldığı bu en kritik evresinde Bayık’ın sözleri üzerinden yanlış bir tartışma mecrası açmayı, sürecin selameti açısından doğru bulmuyorum.
Bu tür sözler aslında sürecin sonuna doğru yaklaştığımızın habercisi olarak bence okunmalı.
İmralı ile Kandil arasında bir ikilik veya çatışma olduğu kanaatinde değilim.
Süreç kendi doğal mecrasında başarıyla devam ediyor.
O yüzden anlayışlı ve sabırlı olmak, bazı hoşumuza gitmeyen sözleri arka planıyla birlikte okumak en isabetli yoldur.
Ömrünü dağlarda geçirmiş Bayık’tan bir siyasetçi gibi konuşmasını beklemek ne kadar yanlışsa, örgütünü çözüme razı etmek için bazen hoşa gitmeyen sözleri tolere edici bir davranış üzre olmak da bir o kadar doğrudur.
HAMİŞ
Röportajın tamamını okuduğumuzda eleştirmemiz gereken hususlar olursa elbette eleştirmekten geri duymayız.
Eleştirimiz de yukarıda çerçevelediğim anlayış temelinde sürecin başarısına odaklanmış bir niyetle olur.
Gayrı sözleri sürecin bu en kritik aşamasında şahsen yanlış bulurum.
Bence sürecin asıl sahiplerinin ve gönülden savunucularının tahammül katsayıları çok daha yüksek olmalıdır.
Öteki türlüsü provokasyonlara elverişli bir zemine kapı aralamak anlamına gelir ki bundan kaçınmak gerekir.
Süreçte son sözü örgütü adına elbette Öcalan söyleyecektir.
Öcalan bugüne kadar ne söylediyse o oldu.
İnanıyorum ki bundan sonra da öyle olacaktır.
O yüzden Bayık’ın veya bir başkasının hoşa gitmeyen kimi sözleri üzerinden vaveyla kopartmanın anlamı da gereği de yoktur.
Bence endişeye mahal bir durum an itibariyle söz konusu değildir.
Ortada çözülemeyecek hiç bir sorun yoktur.
Sürecin mekanizmaları çıkabilecek sorunları çözebilecek sağlamlıkta ve güçtedir.
Bu sürecin bugünkü aşamaya gelmesinde iktidarın ve sayın Devlet Bahçeli’nin aldığı siyasi sorumluluk göz ardı edilemez. Şimdi asıl sınav, başlatılan bu sürecin somut adımlarla kalıcı ve çözüme dönük bir zemine taşınmasıdır.
Bu süreçte riskler ve belirsizlikler elbette var. Ancak iletişim kanallarının açık tutulması, sorunların müzakereyle aşılabilmesi ve tarafların süreci sürdürme iradesi, başarı ihtimalini canlı tutan en önemli unsurlar.
Böyle kritik süreçlerde en büyük hata, tek bir cümleyi bütün sürecin kendisi sanmaktır. Asıl mesele; tarafların ne söylediğinden çok, sözlerin hangi bağlamda söylendiği ve somut olarak hangi adımların atıldığıdır. Önce bütünü görmek gerekir.
Biz Ak partililerin cebi dolu altında lüks arabalar konforlu yaşamı var sanıyorsunuz yok öyle bir şey bunlar manipulatif söylemlerdir biz bu hareketi bir dava olarak görüyoruz ve bu dava uğruna mücadele ediyoruz
İşte gerçek bir vekil halktan toplumdan bir siyasetçi cevapları ile ve bu kimdir demeden her insanımıza cevap olan sayın vekilimiz 🤲 Allah sizi başımızdan eksik etmesin 🤲🙏
Sayın adalet bakanımiz Akın Gurleki canı gönülden tebrik ediyorum çok güzel işler çıkardı özellikle toplumun huzurunu bozan tiplere yönelik operasyonlar halkı rahatlatan ve kendini bilmez dokunulmaz sanan zbidilere serserilere de korku oldu @abakingurlek 🙏👏
@mehmetdemirtr Kürtler bunun gibi kendini bilmez kişilerin peşine takılmamali psikolojileri bozuk erkeklerin kadın gibi hissetmesi kadınların da erkek gibi hissetmesi yada kendi hem cinslerinden hoslanmalari savunulur gibi bir şey değildir aksine elstirilecek bir şeydir lgbti bir hastalıktır