Mert Başaran: (Büyük şirketlerin kadın istihdamını desteklemesi hakkında)
• Büyük şirketler sürekli kadının çalışmasıyla ilgili vakıflar kuruyor.
• Bunu kadınları düşündükleri için mi yapıyorlar, yoksa gizli ajandaları mı var?
• Yıllar önce şunu keşfettiler: ‘Biz bir ailenin geçinmesi için erkeğe 100 lira vermek zorundayız.’
• ‘Ama kadını da sisteme sokarsak, erkeğe 100 lira vermemize gerek kalmaz; enflasyonla eritip erkeğe 50 veririz, kadına da 50 veririz.’
• ‘Yine 100 lira vermiş oluruz ama aynı paraya iki eleman birden çalıştırmış oluruz, maliyetimiz düşer.’
• Eskiden tek maaşla geçinilmesinin sebebi buydu.
• Şimdi ‘Bu parayla geçinilmez’ dediğinde işveren, ‘Eşin de çalışsın, karı koca geçinirsiniz’ diyor.
• Üstelik kadının makyajı, kılık kıyafeti, ayakkabısı inanılmaz bir tüketim gamı demek.
• Erkeğin kalemi sınırlıdır; saat alır, ayakkabı alır biter.
• Kadındaki tüketim yarışı ise sınırsız.
• Kadını sisteme sokarak hem maaşları böldüler hem de tüketimi patlattılar.
"TABUTTAKİ KİŞİ ŞEHİT AİLELERİNİ SIRTINDA TAŞIYAN BİRİSİYDİ"
Hasan Öztürk:
Bak ağlıyor, darmadağın olmuş durumda. Çünkü çok yakın arkadaşı.
Tabuttaki o gencecik Ziya, 15 Temmuz Derneği'nde şehitlerin çocuklarını, analarını sırtında taşımış birisiydi.
"Siyaseten rahat edemedi, öldü gitti iyi oldu" diyenlere söylüyorum: Öyle koltuk sevdası veya bir çabası yoktu. Şehit ailelerinin derdiyle dertlenen, insanın hası bir adamdı.
@hasanozturke
Burası nişancı Mustafa Paşa caddesi. Bu
Bu demiri açığa çıkmış kırılmış dubalara bakımsızlığınız yüzünden bir araç bir bisikletli bir çocuk kazayla çarparsa suç duyurusunda bulunacagim.@eyupbelediyesi
İlhan Aliyev, burada ülkemizi değil İran’ı kastediyor…
Azerbaycan kaynaklarımdan da bizzat doğrulattım.
Farklı taraflara çekip, provokasyona yeltenenlerinin oyununa gelmeyin…
Türkiye ve Azerbaycan arasındaki derin kardeşlik ve stratejik ittifakı bozmaya çalışanların tuzağına düşmeyin.
@gazetory VALLAHİ YETER BIKTIK. MOTOSİKLET ARADAN GİDEMEZ ABİ: ŞERİDİNDE GİDECEK: BEN ŞERİT ARASI BIRAKMAK ZORUNDA DEĞİLİM: KANINDA BÖYLE BİR HAK YOK: HER ZAMANDA HAKLILAR. SESLERİ EN ÇOK ÇIKAN BUNLAR: İSRAİL GİBİLER
Üsküdar’da ulaşılmadık tek bir engelli komşumuz kalmayana dek çalışıyoruz.
Medikal araç ve gereç desteğine ihtiyaç duyan bir komşumuzdan haberdarsanız, lütfen bize iletin; emaneti birlikte yerine ulaştıralım.
Hayırlı Cumalar.
#ÜsküdarAşkına
Libadiye’de 2 yıldır kaderine terk edilen, göz ardı edilen çarşı, kütüphane, havuz, park ve otoparkı ayağa kaldırıyoruz.
Geçmişin ihmallerini tek tek çözüme kavuşturacak, hak ettiği değeri görmeyen bu tesisleri yeniden Üsküdarlı komşularımızın hizmetine sunacağız.
#ÜsküdarAşkına
"Fonculara kaptırılan parayı vergimle karşılamak istemiyorum"
Yeni Şafak yazarı İsmail Kılıçarslan:
- Bir tane görevini kötüye kullanan adam, bir tane hırsız, bir tane arsız, bir halt yiyecek, ben de o haltın üzerini kapatmakla meşgul olacağım. Öyle bir dünya yok
Saman aşımı böyle bir şey, ortaya bir iftira sıvıyorsunuz, açıkla deyince de “ canım istemiyor var mı” diyorlar.
Cevaba bak, ana sınıfında keçeli kalem kaybı için toplanmak, şunlar uğruna cümle kurmaktan daha ciddi bir mesele !!
….
@enis_doko Yahu ilmi tek bir bahis yok burada! Bence Allah rızası için ACM ve Enis Doko bundan sonraki tartışmalarının faydasızlığına inanıp sosyal medyadan değil dilerseler yüzyüze özel meclislerde tartışsalar.
Gençler bu iç cedeli anlamıyor, bizler tiksiniyoruz. 1000yıldır kavgalıyız. :(
Benim asıl anlamadığım. KADIN hastalıkları bölümünde neden ERKEK doktor eğitiliyor? ERKEK doktorlar kadın hastalığı bölümlerinde olmazsa ülkenin özgürlük kriterler mi zarar görüyor. .KURANDA MI yazıyor mesela bu hipokrat yasaları? Anlamadım. ???
Güvenlik kameraları hastayı haklı çıkardı.
Haklarında beyaz kod verildi. Savcı da hasta ve eşini haklı buldu.
Karşı dava açan hastanın kocası Burak U. Şehir Hastanesindeki doktorların kurduğu düzenin iç yüzünü ifşa etti:
“Raziye N. isimli doktordan özellikle kadın olduğu için randevu aldık. Eskiden erkek doktorlarla ilgili bir problemimiz yoktu. Ancak son zamanlarda çıkan bazı sapkınlık haberleri, Balcalı Hastanesi'nde tüp bebek tedavisi sırasında bir doktorun spermini yüzlerce kadın hastaya enjekte etmesi iddiası ve erkek asistanların haberlerde yer alan WhatsApp yazışmaları bizde ciddi bir güvensizlik oluşturdu.
Bu nedenle Adana Şehir Hastanesi'nde kadın hastalıkları bölümünde Raziye Hanım'a randevu aldık. Ancak hastaneye gittiğimizde, her zaman olduğu gibi doktorların odalarında olmadığını gördük. Kadın doktordan randevu almamıza rağmen içeride erkek asistanlar vardı.
Bunun üzerine Hasta Hakları birimine çıktık. Hassasiyetimizi tekrar dile getirerek yasal hakkımızı kullanmak istediğimizi söyledik. Bize Raziye Hanım'ın işi olduğu, muayeneyi asistanı Sibel Hanım'ın yapacağı söylendi. Kadın olduğu için ve sonuçların her şekilde Raziye Hanım'a gideceği belirtilince, kadın doktor olması ve mahremiyet şartıyla bunu kabul ettik.
Daha sonra aşağı indik. Randevu saatinde eşim içeri çağrıldı. Ancak içeri girdiğinde kim olduğunu bilmediğimiz erkeklerin de içeride olduğunu gördü.
Jinekolojik muayenenin doğası gereği mahremiyet hakkı olduğunu düşünüyoruz. Doktorlar bunu ne kadar inkâr etse de kanunen hastanın mahremiyet hakkı var.
Eşim bu durumdan rahatsız olduğunu ve kadın doktor tarafından muayene edilmek istediğini söyledi. İçeride bulunan erkek doktorlar ise laubali bir şekilde, 'Sadece tedavi amacıyla buradayız' şeklinde konuştu.
Bunun üzerine ben de devreye girerek eşimin mahremiyet hakkını kullandığını, erkeklerin dışarı çıkmasını istediğimi söyledim.
Bizim iddiamız şu: Doktorlar hastanede kendi kurallarını oluşturarak kanunun dışında hareket ediyor. Biz de yaşananları ispat ettik.
Muayenenin ardından hakkımızda Beyaz Kod verildi ve tehdit ve hakaret suçlamalarıyla karakola götürüldük. Ancak kamera kayıtları çok uzun süre incelendi. Savcı bizi doğrudan serbest bıraktı.
Biz de bunun üzerine karşı dava açtık.
Sonrasında, kanunen hakkımız olduğunu düşündüğümüz şekilde Raziye Hanım'ın gelmesi gerekti ve kadın asistanla birlikte muayene gerçekleştirildi. Ancak yine Beyaz Kod verilerek tehdit ve hakaret iddiasında bulunuldu.
Fakat hastanenin kamera kayıtları olayın en başından sonuna kadar vardı. Görüntüler incelendiğinde bizim hakkımızdaki iddiaların gerçeği yansıtmadığı ortaya çıktı.”
Olmuyor, yapamıyorum… Herkesin birbirini ezerek büyüdüğünü sandığı bu çağda, sadece göz hizasında kalmaya çalışmak çok yorucu ama ben de bu abi gibi başka türlüsünü yapamıyorum.