Cumhurbaşkanı Erdoğan:
➖"Ellerinde çoğu çocuk ve kadın 73 bin masum Gazzelinin kanı olan cinayet şebekesinin ülkemizle ilgili iftiralarını zerre kadar kaale almıyoruz. Bizim tarihimizde ne zulüm ne katliam ne sömürgecilik ne de soykırımı vardır."
Arda Güler’in ABD galibiyetinden sonra verdiği demeç bence her yönüyle konuşulmalı.
Veda maçının hemen ardından kameraların karşısına kaptanlardan birinin değil de Arda’nın çıkması başlı başına üzerinde durulması gereken bir tercih. Bunun elbette bir açıklaması vardır; ama asıl mesele söyledikleriydi.
TRT spikeri ile Arda arasında çok ilginç bir diyalog yaşandı. Arda Güler, “Eleştiriler haklı, özür dileriz. Benimle ilgili verilen bilgi de yanlıştı.” diyor. Demek ki maç öncesinde kendisi hakkında yapılan tartışmalar maç boyunca zihninin bir köşesindeymiş. Ardından spiker, “Sizi korumaya çalıştık.” diyerek eleştirilere gönderme yapıyor. Bu yalnızca bir vurgu değil; sanki bir yandan da, yenilgilerin ardından oluşan ve siyaset diline yaklaşan savunma refleksini sürdürüyor. Adalet Bakanını göreve çağıran TFF başkanının sözcüsü gibi konuşuyor.
Tam bu noktada Arda’nın, “Drama yapmayalım” demesi bence mü-kem-mel.
Drama yapmayalım derken aslında gidiş tarihinden kamp yerine, kadro seçiminden taktik hatalara her şeyi konuşalım diyor sanki. “İçimizdeki hainler” demiyor. “Kader-kısmet” demiyor. 62 şut demiyor. “Biz kötü oynadık, siz de drama yapmayın” diyor.
Sorumluluk alan bir profesyoneli görmeye o kadar alışık değiliz ki… Bahanelerin arkasına sığınmıyor. Dış güçlerden söz etmiyor. Kimseyi suçlamıyor. Bakanlıkları göreve çağırmıyor. Sadece sahadaki performansın hesabını veriyor.
Zaten profesyonellik budur. Özeleştiri yapabilmek, eksiğini kabul etmek ve daha iyisini yapmak için çalışacağını söylemek.
Bu profesyonellere sürekli “Bizim Çocuklar” diyerek başlarını okşamaya da gerek yok; siyasetin diliyle sahaya sürmeye de… Başarısızlıktan sonra dönüp millete parmak sallamaya ise hiç gerek yok. Biraz sorumluluk almayı bilin.
İstifa etmeyi, sorumluk almayı bilmiyorsanız o röportajı bir daha izleyin. Bazen Arda Güler kadar dürüst olmak yeterlidir.
⚠️ Baraj, gölet ve sulama kanallarına girmek tehlikeli ve yasaktır.
🚫 Bir anlık serinlik, geri dönüşü olmayan acılara dönüşmesin.
Serinlemek için değil, hayatı korumak için kurallara uyalım, uymayanları uyaralım.
Demek ki neymiş? Dünya kupasında yarı final oynamak öyle basit bir şey değilmiş. Şenol Güneş’in, 2002 kadrosunun heykeli dikilmeliymiş değil mi? Onu da net olarak görmüş olduk burada. Bu işler Montella gibi çapsızlarla, iki tane yeni yetme yıldız adayı futbolcuyla olmuyormuş.
Aslında en tehlikeli 60 güne girdik. İsrail bu 60 günde ortalığı karıştırmak için elinden geleni yapacak. Süreci sabote etmek için Lübnan'ı yerle bir etmekten Trump'ın siyasi hayatını bitirmeye kadar her türlü yolu deneyecekler.
⚠️ Bu, Filistinli ailelerin yaşamaya mahkûm edildiği acı gerçektir...
Evleri yıkılan, yurtlarından edilen binlerce aile; sıcak, a��lık ve belirsizlik içinde hayata tutunmaya çalışıyor.
Gazze'de çocuklar beton duvarlar arasında değil, enkazların ve çadırların gölgesinde büyüyor.
📍 Bir halkın yaşam mücadelesi, dünyanın gözleri önünde sürüyor. 🇵🇸
40 metreden ölüme attılar!
Dünya, 21 yaşındaki bir kadının 40 metrelik bungee jumping atlayışında ip bağlanmadığı için ölümünü konuşuyor. Trajik olay Brezilya’da meydana geldi.
Bir adama bedava seks, eğlence ve konfor ver, hedeflerini unutur.
Ona acı ve kalp kırıklığı ver, dünyayı fethetmek istediğini hisseder.
Zor zamanlar bir lanet değil, bir nimet.
💔 Dün gece anne ve babalarını kaybeden çocuklar...
Şimdi bir amca, sebepsiz yere yetim bırakılan kardeşinin evlatlarını teselli etmeye çalışıyor.
Gazze'de sadece hayatlar değil; aileler, çocukluklar ve gelecekler de enkaz altında kalıyor.
❗ Hiçbir çocuk bir gecede hem annesini hem babasını kaybetmemeli.
🌍 Dünya bu acıya daha ne kadar sessiz kalacak?
🇵🇸 FİLİSTİN'İ KORUYUN
#UnclaimedGaza | Sahipsiz Gazze
Sorumluluk alamayan, fedakarlık yapamayan, bir topluluğun parçası olmayı başaramayan; iş bölümü, yardımlaşma ve dayanışma nedir bilmeyen insanların sırf eğlence ya da romantizm olsun diye evlenmesi büyük bir faciadır. Eğer bu kadar bencil davranacaksanız evlenmeyin; hayatınızı tek başınıza yaşayın, kafanıza göre takılın. Çünkü evlilik, her şeyi istediğiniz gibi yapabileceğiniz tamamen sınırsız bir özgürlük alanı değildir.
Evlilik iki insanın bir eve kafasını sokup dünyadan soyutlandığı bir yaşam tarzı değil, aksine aile demektir. İstesek de istemesek de, sevsek de sevmesek de annelerle, babalarla, kardeşlerle ve akrabalarla bütünüyle kuşat��lmış sistematik bir yapıdır. Eşinin ailesinin bir parçası olmak, ileride çocuklarının kuracağı aileleri de kapsamak demektir. Senden önceki kuşağı yok sayarak aile denilen bu üst yapıyı sürdüremezsin.
Ailenin temel mantığı, nesilden nesile kültürleri ve değerleri aktarabilmektir. Bu yüzden aşırı bireyselcilik, aşırı bağımsızlık ve sınırsız özgürlük arayışı aslında toplumsal bir tahribattır; zamanla insanı yapayalnız hale getiren, yönetilemez süreçler doğurur. Evlilik birisini hayatının en önemli parçası yapmaktır; ama sadece onu değil, onunla beraber onun hayatının parçası olan her şeyi de iyisiyle, kötüsüyle, eksiğiyle ve fazlasıyla kabullenmektir.
Kendi yaptığını eşi yapsa kaldıramayacak, kafasına göre takılmasına çıldıracak insanlar, kendi bencilliklerini normalleştiriyorlar. İleride kendi çocuğu bayramda seyranda kendisini ziyaret etmek yerine tatile gitse ya da gelini evine hiç uğramayıp kafasına göre yaşasa kafayı yiyecek olan "zavallı" insanlar, aynısını eşinin ailesine reva görebiliyor. Bu tam bir empati yoksunluğudur.
Hayır kardeşim, madem evleniyorsunuz ve böyle bir yapının içine giriyorsunuz; fedakarlık da yapacaksınız, hoşunuza gitmeyen şeylere de katlanacaksınız. Sorumluluk alacak, taviz verecek, gerekirse zorlanacaksınız ama bu sistemi devam ettireceksiniz.
Elbette herkes evlenmek zorunda değil, evlilik bir dayatma değil; ama madem evleniyorsun, bu kurumun geçmişten bugüne neden var olduğunu anlayarak adım atacaksın.
Eğer bu sorumluluğu alamıyorsanız evliliğe hiç bulaşmayın; hem doğacak çocuklarınızı mahvetmeyin hem de geleneği, düzeni, nesilden nesile aktarılan temel insani değerleri kesintiye uğratıp insanlığı çürütmeyin...
Devletin acilen yasaklaması gerekenler;
-Sahibinden satılık ilanları taciz edip biz daha yükseğe satarız diyen emlakçılar.
-Sahibinden kiralayan ev sahibini arayıp ben daha yükseğe kiralarım diyen emlakçılar.
-Zaten kiracısı olan ev sahibine ulaşıp kiracıyı çıkart 2 katına kiralarım diyen emlakçılar.
-Milletin evine zarf bırakıp evini yükseğe satalım diye taciz eden emlakçılar.
-Aynı evi 3 farklı fiyata ilana koyan tutturduğunu geçiren emlakçılar.
-sahte ilan girip ofise müşteri çeken emlakçılar.
-müteahhitleri taciz edip sıfır evleri komisyonla satan emlakçılar.
-Birbiriyle anlaşarak tüm ilanları topluca 50 bin 50 bin yükselten emlakçılar.
-ev sahibiyle alıcıya farklı fiyat verip tapuda konuşturmamaya çalışan emlakçılar.
-ilan verenleri arayıp piyasayı düşürme fiyatı yükselt diye tehdit eden emlakçılar
-ultra geniş açı fotoğraf çekip bir de bilgisayardan yayarak 30 metreyi 500 metrekare gibi gösteren emlakçılar
-bina belli olmasın (komisyon kaçmasın) diye sadece evin içini gösteren emlakçılar.
-12 ay sonra zor bitecek, duvarı bile örülmemiş inşaatları 3 ay sonra anahtar teslim diye pazarlayan emlakçılar.
Bonus istek: Daire camlarına ellerini çiçek yapmış pozla pişmiş kelle gibi sırıtan fotoğrafını asan emlakçılar.
Eski futbolcu Ali Güneş:
Villada oturuyorum, kapıda lüks aracım var. Ünlüyüm, param var, seviliyorum.
Benim düşüncem hep buydu.
Bir bayram günü çocuklar gelir diye şeker ve para haz��rladım.
Hiç kimse gelmedi
Bütün gün düşündüm
O gün ne kadar yalnız ve fakir olduğumu anladım.
Son birkaç gün içinde İngiltere Thames Nehri ile İstanbul’da çekilen fotoğraflardaki fark, sosyal medya kullanıcıları arasında dalga konusu oldu.
♦️İngilizlerin, Türkiye’de yaptıkları çekimlerde sarı filitre kullanarak İstanbul’u kasvetli göstermeleri, tepkilere yol açmıştı.
Bilmeyenlerin şok olması normaldir
Biz burada 1 yıldır bunu anlatmaya çalışıyoruz.
Sağlık bakanlığı ve diğer bakanlıklara İşkurdan kura ile giren veya taşeron şirket işçisi iken kadro alanların 2026 yılı ortalaması
85.000TL
Bahsettiği 150.000TL ise mart ayı
@Mugeanliatvde#Memur
Avustralyalı aktivist Violet Coco'nun İsrail hapishanesinden serbest bırakıldıktan sonra:
"İsrail beni ve yardımsever barış aktivisti meslektaşlarımı günlerce dövdü, işkence etti ve cinsel saldırıda bulundu."