After much reflection, I have decided to resign from my position as Director of the National Counterterrorism Center, effective today.
I cannot in good conscience support the ongoing war in Iran. Iran posed no imminent threat to our nation, and it is clear that we started this war due to pressure from Israel and its powerful American lobby.
It has been an honor serving under @POTUS and @DNIGabbard and leading the professionals at NCTC.
May God bless America.
Değerli arkadaşlar ben Özgür Turhan. Güzel ülkemizde komedyenlik yapıyorum. Yarın Cübbeli Ahmet Hoca ile ilgili hakaret davasında ifade vereceğim. Cumartesi günü ise, Galatasaray tarafından şahsıma dava açıldığı için karakola imza vermeye gideceğim, yaklaşık 9 aydır gidiyorum. Yaşadıklarımla beraber, almış olduğum tehditler, yapmış olduğum işi engellemeler ise şu an burada bahsi geçirilmeyecek kadar hafif geliyor.
Eti atmış olduğum tweetten dolayı, yayınlanmayan reklamlarında oynadığım için zarara uğradıklarını söyleyerek sözleşmeyi tek taraflı feshetti. Tarafıma reklamdaki zararlarını karşılamak için tazminat davası açtılar. Reklam setinde içtikleri kahvelerden, beyran çorbalarına kadar benden talep ettikleri tutar, bütün masraflar yaklaşık olarak 5 Milyon TL. Dava anlayamadığım bir şekilde aleyhimde sonuçlandı.
Pazar günü yapacağımız gösteri çekimimizden önce ne suç ne değil diye söylediğimiz bütün kelimeleri gözden geçirdik. Yasalarımıza göre herhangi bir suç işlemediğime kesinlikle emin olduğum gösterimde, eşim dostum ne zaman içeri gireceğim diye gün sayıyor.
Arkadaşlarım, tanıdıklarım yalnızca espri yaptığı için tutuklular, davaları var.
Ben komedyenim, bu ülkede yalnızca esprilerimi sizlerle paylaştığım için başıma bunlar geliyor.
Artık çok yoruldum. Ülkemizin geldiği duruma üzülüyorum, çocuklarımızın geleceğine üzülüyorum, kendime üzülüyorum. Ne yapacağımı ne diyeceğimi bilmediğim garip bir durumdayım.
Billie Eilish, Finneas, Cillian Murphy, Joaquin Phoenix, Annie Mac, Peter Gabriel, and more come together for Palestine in new video.
It precedes the Together For Palestine benefit concert taking place today.
AK Parti ve MHP’ye oy veren vicdanlı kardeşlerime sesleniyorum. Her fırsatta dinden ve vicdandan bahsedenler, mübarek Ramazan’ın bir İftar vaktinde 31 yıllık diplomamı iptal edip, aynı günün gecesinde bir sahur vaktinde gözaltına aldılar.
Göreve geldikten sonra İBB’ye 1200 müfettiş geldi, her işlemimiz didik didik edildi. Attığımız her adım, aldığımız her nefes yakından takip edildi. Yıllardır gelmeyen bütün müfettişler İBB’de kamp kurdu, İBB Meclisi bizi devamlı denetledi, bir grup medya her gün açık aradı. İhaleler dahil bütün iş ve işlemler anında basına yansıtıldı ve tüm detaylarıyla paylaşıldı.
Allah’a hamd olsun ki hepsinden tertemiz çıktık, hiçbir usulsüzlük bulunmadı.
Millet her şeyi gördü, bildi ve 3. kez 1 milyon oy farkıyla bizi seçti.
Her şey ondan sonra başladı.
Belediyeden iş alamamış bir grup ve onlarca suç kaydı olan bazı insanların şikayeti ile harekete geçildi. Bunlara gizli tanık iftiraları eklendi ve buradan aklın almayacağı bir suçlama oluşturuldu. Bir torba uydurdular içine akıllarına gelen her şeyi attılar.
Şimdi “yavuz hırsız ev sahibini bastırır” misali hakkımızda yalan haber bombardımanıyla üste çıkmaya çalışıyorlar. Ciddi herhangi bir suç bulunamayınca insanları arayarak “gizli tanık”, “yalancı şahit” olmaya zorluyorlar. Yazık çok yazık.
Bizim Allah’a şükür veremeyeceğimiz bir hesabımız yok. Kumpas aklıyla hareket edenler eninde sonunda kaybeder ama bu arada olan güzel ülkemize oluyor.
Diplomam bir günde iptal ediliyor, kaç kuşaktır alın teriyle emekle biriktirdiğimiz tüm mal varlığımıza apar topar el konuluyor, haysiyet çiğneniyor.
Bir gün herkesin kapısını çalabilecek bu hukuksuzluğa evlatlarımız ve geleceğimiz için dur demeliyiz. Kendine ait olmayan koltuğu korumak adına her yolu mübah gören anlayışa dur demeliyiz. Ahlakı, hak ve hukuku korumanın partisi olmaz.
Ben bu ülkenin her görüşten insanının sağduyusuna güveniyorum. Herkesin milli iradeden yana olduğuna hiç şüphem yok. Haktan ve hukuktan nasibini almamış bir avuç insanın bu ülkeye yaşattığı zulmü artık durdurmamız gerekiyor. Seçimler gelir geçer, o parti gelir, bu parti gider ama kalıcı olan hakka ve hukuka olan güvenimizdir.
Herkes için, her zaman adalet.
Bugün bir avuç cuntacıya karşı milletin gücünü göstermek için gençlerin çağrısına uyarak bir günlük tüketim boykotu gerçekleştirdik.
Boykota destek vererek hem çok önemli sonuçlar alan hem de bu demokratik eylemi dünyaya duyuran gençlerimize, esnaflarımıza ve tüm vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum.
Karşımızdaki cunta ittifakının panik içinde ne hale düştüğünü hep beraber gördük. Yıllardır sokağa çıkamayanlar telaşla sokağa çıkıp yoksul milletin halini görmek zorunda kaldılar.
Boykot demokratik haktır, Ramazan gününde kul hakkı yiyenlerin yaptığı zulümleri görmeyen, hatta bu zulme destek olanlara karşı boykot sürecek.
Daha önce https://t.co/xy2Jp5vX41 ve https://t.co/9CyHc2FgDM sitelerimize hukuksuz kararlarla erişim engeli getirdiler.
Şimdi https://t.co/cofSb7tTUx sitesiyle yayındayız.
Herkesi bu listedeki markaları boykot etmeye davet ediyorum. Sosyal medyada farklı listeler dolaşsa da gerçek listemiz budur.
Milletle inatlaşmak neymiş, milletin Cumhurbaşkanı adayını hapse atmak neymiş bu iktidar anlayacak.
“Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracak.”
HUKUKA GÖRE DEĞİL, TALİMATA GÖRE SORUŞTURMA MI?
Cumhuriyet Halk Partisi, ekonomik tepkisini demokratik yolla gösterip boykot çağrısı yapınca, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı harekete geçiyor:
“Nefret ve ayrımcılık”, “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlamalarıyla re’sen soruşturma açılıyor!
Peki aynı Başsavcılık, 6 Ocak 2025 tarihinde T.C. İletişim Başkanlığı’nın resmi sosyal medya hesabından paylaşılan ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ait şu açıklamaya ne yaptı?
“Pahalı ürün satanları dize getirecek etkili yöntemlerden biri boykottur. Fırsatçılık yapanlara karşı en büyük kozumuz, satın almama özgürlüğünü kullanmaktır.”
Aynı eylem, iki farklı tepki!
•Cumhurbaşkanı boykot çağrısı yapınca “ekonomik tedbir”,
•CHP boykot çağrısı yapınca “nefret suçu”!
Bu çifte standart sadece siyasi değil, aynı zamanda hukuka aykırıdır.
Çünkü:
1. Anayasa’nın 26. ve 34. maddeleri uyarınca, herkesin ifade özgürlüğü ve barışçıl protesto hakkı vardır.
2. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına göre boykot, ifade özgürlü��ünün bir biçimidir ve demokratik toplumun temel unsurlarındandır.
3. Türk Ceza Kanunu’nda boykot çağrısının suç sayılabilmesi için, çağrının açıkça şiddet, tehdit, hakaret veya nefret saiki taşıması gerekir. Bu unsurlar yoksa, çağrı hukuka uygundur.
Yargının görevi, kimin söylediğine bakmak değil, ne söylendiğine, hangi hukuk normuna dayandığına bakmaktır.
Cumhurbaşkanı’na serbest, CHP’ye soruşturma…
Bu tablo, bağımsız yargının değil, talimata göre pozisyon alan bir adalet sisteminin göstergesidir.
Cumhuriyet Halk Partisi olarak hukukun üstünlüğünü, ifade özgürlüğünü ve demokratik tepkileri savunmaya devam edeceğiz.
Boykot bir suç değil, haktır!
İktidara göre şekillenen adalet, adalet değildir!
Kıymetli Arladaşlar,
Yakında boykotun etkisizliği üzerine uydurma haberler çıkmaya başlar.
Boykot şöyle işe yaramadı satışlar böyle arttı diye.
Sakın inanmayın.
Çok etkili oluyor.
Aracılar hemen devreye girip bizlere ulaşıyor.
Biz şöyle Atatürkçüyüz böyle demokratız diye haber gönderiyorlar.
Ama yemezler.
Sizde gereğini yapın en azından tarafsız kalın diyoruz.
Baskı var korkuyoruz diyorlar.
Siz bilirsiniz diyoruz.
Sonuç olarak.
Boykotlar çok etkili oluyor.
Sosyal çevrelerinden dışlanıyorlar.
Ciroları düşüyor.
En önemlisi marka değerleri yerlerde sürünüyor.
Bizim boykotumuz neden başarılı? Çünkü marka konumlamaları bozuluyor. Olay ürün satış miktarı ile alakalı değil. İnanılmaz satış yapıp marka değeri olmayan firmalar var. Neden yürekleri ağza geldi buyrun videoda.
Senin bir yüzükle çıktığın bu yolda, yurt içinde, yurt dışında hesabını zerresi için bile veremeyeceğin tonla leken varken benim üç nesildir biriktirdiğim varlığıma, işime ve emeğime göz koyuyor; namusumuza, haysiyetimize söz ediyor, evlatlarımın geleceğini gasp ediyorsun. Bütün bunları bir avuç niteliksiz insanla yapıyorsun. Bu işin içinde olan herkes kirlidir.
Ben milletime söylemiştim ve uyarmıştım. Diplomama el koyan bu akıl, sizin malınıza, namusunuza, mülkünüze çöker ve her türlü gaspı, tecavüzü yapar. Milletçe bu kötülüğün karşısında olmalıyız. Milletime çağrımdır. Millet büyüktür.
Bir çağrım da yargı mensuplarına. Yüce Türk Yargısının namuslu, ahlaklı, milletine hizmet aşkı yaşayan on binlerce savcısına, hakimine haykırıyorum. Siz ayağa kalkmalı ve bu Türk yargısını perişan eden, bizi bütün dünyaya rezil eden, itibarımızı yerle bir eden bir avuç meslektaşınıza tedbir almalısınız. Yüce Türk Yargısına güveniyorum. Sessiz kalamazsınız, kalmamalısınız.
Son olarak AK Parti’de görev yapan ve iktidar ittifakı olan tüm siyasilere sesleniyorum. Bu olaylar partilerimizi, siyasi ideallerimizi aşmıştır. Artık süreç sizin aileleriniz başta olmak üzere milletimizi ilgilendirmektedir. Sesimizi çıkarmak günü gelmiştir.
Bu topraklarda “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” diye bir söz olmaz, olmamalı. Herkesin “bana dokunmayan yılan dahi, bu topraklarda barınamaz” diyerek sesini yükseltmesini diliyorum.
Milletimiz büyüktür. Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir.
Kürtlerin %35,4’ü HDP’nin kendilerini temsil etmediğini düşünürken, %18,6’sı temsil ettiğini düşünüyor. (2020 verisi)
Türkler, Kürtlerin en büyük isteğinin “Bağımsız bir Kürt devleti” olduğunu düşünüyor.
Ancak Kürtlerin en büyük isteği “daha demokratik bir Türkiye Cumhuriyeti.”
Türkiye’de Kürtler, azınlıklar içerisinde en az ayrımcılığa maruz kalan grup.
Ortalama bir alevi ya da aşırı dindar birisi Kürtlerden daha fazla ayrımcılığa uğruyor.
En fazla ayrımcılığa uğrayan gruplar Araplar ve eşcinseller.