BUGÜN YAPAY ZEKA TARİHİNDE UTANÇ VERİCİ BİR GÜN YAŞANDI!
Bunu herkesin bilmesi gerekiyor. Bir dakikanızı ayırın, okuyun.
Pentagon, Anthropic şirketine gitti ve dedi ki: "Claude modelinizi bize verin. Kitlesel gözetleme sistemlerimizde kullanacağız. Otonom silah sistemlerimize entegre edeceğiz. Hiçbir kısıtlama istemiyoruz. Tam erişim."
Anthropic'in CEO'su Dario Amodei ne yaptı biliyor musunuz? Dünyanın en güçlü ordusunun, en güçlü devletinin yüzüne karşı "HAYIR" dedi.
"Bazı kullanımlar güvenlik, etik ve güvenilirlik açısından kırmızı çizgilerimizi aşar. Bunu vicdanen kabul edemeyiz" dedi.
Karşılığında ne oldu? Trump çıkıp Anthropic'i "radikal solcu şirket" ilan etti. 13 dakika, sadece 13 dakika sonra Savaş Bakanı Pete Hegseth şirketi "ulusal güvenlik riski" olarak damgaladı.
Yani bir şirket, "İnsanları toplu gözetlemek ve makinelere insan öldürme yetkisi vermek için teknolojiimizi kullanamzsınız" dediği için düşman ilan edildi.
Şimdi gelelim asıl utanç verici kısma.
Sam Altman Denen Akbaba kılıklı adam yani OpenAI'ın CEO'su. "Güvenli yapay zeka" söyleminin self-proclaimed şampiyonu.
Bu adam Anthropic'in ilkeli duruşunu gördüğü an, daha Dario'nun açıklamasının mürekkebi kurumadan, Pentagon'a koştu. "Biz varız, biz hazırız" dedi. Anlaşmayı imzaladı.
Rakibinin vicdani reddini kendi ticari fırsatına çevirdi.
Bir düşünün: Bir şirket "Hayır, bu etik değil" diye direniyor. Ve sen o "hayır"ın bıraktığı boşluğa koşuyorsun. Bu ne kadar ahlaksız bir fırsatçılıktır?
Sam Altman yıllardır bize ne anlatıyor? "Yapay zeka güvenliği en büyük önceliğimiz." "İnsanlığın yararına çalışıyoruz." "Sorumlu geliştirme yapıyoruz."
Ama gerçek sınav geldiğinde, gerçek baskı kapıyı çaldığında, ne yaptı? Paranın ve gücün önünde diz çöktü. Her zamanki gibi.
Bugün olan şeyi herkes net görsün:
Anthropic, teknolojisinin otonom katil robotlarda ve kitlesel gözetlemede kullanılmasını reddetti ve bunun bedelini ödemeyi göze aldı.
OpenAI ise tam da bu teknolojiyi seve seve teslim etti.
Yarın bir gün yapay zeka destekli bir drone, bir insanı insan denetimi olmadan öldürdüğünde, yarın bir gün milyonlarca masum insan yapay zekayla fişlendiğinde, o anlaşmanın altındaki imzayı unutmayın.
SAM ATMAN'IN İMZASINI!
Bu adam güvenli yapay zekanın savunucusu değil. Bu adam her fırsatta ilkelerini satan bir tüccar. Antropic'in cesaretinin yanında OpenAI'ın bu hamlesi tarihe kara bir leke olarak geçecek.
430'dan fazla Google ve OpenAI çalışanı Anthropic'e destek mektubu imzaladı. Kendi çalışanları bile utanıyor.
Bu sessiz kalınacak bir konu değil. Yapay zekanın geleceği birkaç CEO'nun vicdanına bırakılamaz.
Sam Altman'a ve OpenAI'a sesimizi duyurmamız gerekiyor: İnsanlık satılık değildir.
#BoycottOpenAI #SamAltman #AISafety #Anthropic
Harvard Business Review’dan çıkan yeni araştırmanın sonuçları çok ilginç geldi.
8 ay boyunca 200 kişilik bir teknoloji şirketinde AI kullanımını takip etmişler. Sonuç; AI iş yükünü azaltmıyor, tam tersine çalışanları daha yoğun hale getiriyor.
Neden mi?
AI bilgi boşluklarını doldurduğu için insanlar normalde başka departmanların yapacağı ya da outsource edecekleri işleri de yapmaya başlamışlar. “Ben de hallederim” moduna geçmişler yani.
Ama tabii bu da başka problemler yaratmış: Uzmanlar artık AI’ın yarım yamalak hallettiklerini düzeltmek, yarı doğru çıktıları gözden geçirmek zorunda kalmışlar. Ekstra koordinasyon, ekstra kontrol, ekstra coaching…
Bir de şöyle bir yan etki var: AI’a prompt yazmak o kadar kolay ki iş sınırları tamamen bulanıklaşmış. Öğle yemeğinde, toplantı aralarında, evden çıkmadan hemen önce “bir şey daha halledeyim” moduna girmiş herkes.
Multitasking de artmış çünkü aynı anda birden fazla AI thread’i açıp sürekli çıktıları kontrol etmek kolay. Dikkat dağılması ve mental yük ise tavan yapmış.
En garip kısmı; Zamanla herkes bu hıza alıştığı için yeni bir “normal” oluşmuş. Yöneticiler baskı yapmasa bile herkes hızlı olmak zorundaymış gibi hissetmeye başlamış.
AI verimlilik artırır diye düşünürken aslında bambaşka bir iş yoğunluğu yaratmaya başlamış.
İlginç değil mi?
Women and girls are UNSTOPPABLE when they have access to education.
🌟 Even the sky is not the limit 🌟
This #LiteracyDay and every day, let us empower them to reach their full potential.
Repost if you agree!
#SDG4
Herkese merhaba biz bugün BTM' deydik ve üyeliğimiz tamamlandı!💫 @RenanT@btmistanbul , sektör ve yaş ayrımı yapmaksızın tüm yenilikçi iş fikirlerini değerlendirmeye alarak ticarileştirmeye çalışmaktadır.
#puduhepavekizkardesleri#btmİstanbul
https://t.co/dZd7iI3AIO
Bütün kızlar toplandık ve tüm neşemiz,bilgi birikimimizle,el ele verip @cbmeturkiye Fuarı'na geldik, standımızda yerimizi aldık🎉💫
Yarın 14.00'te de kurucumuz sevgili Renan TAN TAVUKÇUOĞLU'nun @RenanT'ın söyleşisi var🎉Tüm kardeşlerimizi bekleriz!✨💫♥️
https://t.co/I0EcAQF55n
@krmzkedicocuk@ozlemozdemir Dilhan Eryurt'un hikayesi 2019'da Demet Kilic'in "Puduhepa ve Kız Kardesleri" için yazdığı kitap ile ilk defa cocuklarımızla buluşmuştu💫
Tarihimize ve kolektif gücümüze sahip çıkan her çalışma kıymetli. Artması dileğiyle 💫
@Puduhepaderki@demetkilic
Renan hanım ile depremin ilk aylarında Odabaşı’nda açıp 1 yıl çocuklara aktiviteler yapıp, eğitmenler, yazarlar getirip kitap okuttuğumuz “ Puduhepa Kütüphanemiz “ artık Hatay Ortaokulu’nda yeniden hayat buldu.
Bize bu imkanı tanıyan okul yönetimimize teşekkür ederiz.❤️ @RenanT
Bayram ile tanışın. En büyük özelliği ölüme direnmesi. Doğduğunda veteriner yaşamaz dedi, yaşadı. 6 aylıkken zehirlendi ikizi öldü, kendi yaşadı. Köpek saldırdı, yaşadı. Şimdi birisi tekme atmış bacağı çıkmış, 3 günde adım atmaya başladı.
Artık senin adın Kahraman bayram 😻
Size Hatay’daki kadınların gücünden bahsetmek istiyorum
Puduhepa ve Kız Kardeşleri geliri ile TOÇEV aracılığıyla 155 kızımızın eğitimini destekliyor. El yapımı ürünlerimizi evlerinden çalışan 97 kadin üretiyor.
@Puduhepaderki Hatay’da bu bebekleri üretip hem kadınlara istihdam ediyor hem de yetim çocuklarımızı okutuyor.
Bu projeyi destekleyerek Hatay’daki kızlarımızın okumasına destek verebilirsiniz
Konuşmacımız, https://t.co/BRVtWB0lC8, https://t.co/LsgT29BYn3 ve Puduhepa ve Kız Kardeşleri Kurucusu @RenanT ; sürdürülebilir sosyal etki yaratmanın önemini kendi oluşturduğu topluluğundan örneklerle çok güzel bir şekilde bizlere anlatıyor. 🌸
*Arçelik süpürgeden şikayet ettiğim twitin altına Dyson öven cevaplar yazmanız da bir womm örneği diyebiliriz. Hatta benim burda bu flood’u yapmam da :) Tabi womm’un ekmeğini yemek için hem ürünün, hem de satış öncesi ve sonrası hizmetlerin niteliği çok önemli.
90’larda kurulmasına rağmen tasarım tarihine geçmeyi başaran Dyson, womm’dan gerçekten faydalanabilmek için müşterilerine vaat ettiklerini her zaman dürüst bir şekilde sundu…
Marka günümüzde de sosyal medya sayesinde daha da önem kazanan womm’u çok iyi kullanıyor 👌