empire of officials: christians and jews in the ottoman bureaucracy (i.b.tauris, 2025) kitabım çıktı.
https://t.co/O4VwebZO5r
https://t.co/Kh8tE6XJry
https://t.co/nWI83A44CV
Süleyman hoca 'Taş devri'ne haksızlık ediyor. Taş devri, teknik imkanlar itibariyle 'Taş devri'dir, ahlâkilik açısından değil. İnsanlığın o dönemleri ahlâkî olarak peygamberlerle yönlendirilmiş dönemlerdir.
@RadikalZanaat Reşat Ekrem Koçu Ankaranin desteğini görmemiş; cumhuriyetin ilk on yılı Ankaranin Istanbul'u 'ihanetin merkezi' olarak gördüğü yerdir. Muhtemelen, o yıllarda Reşat Ekrem de Ankara'ya uğramış bile değildir. Dolayısıyla, söz konusu İstanbul olduğunda, Reşat Ekrem yalnizdir.
Yeni kitabımız:
John Alfred Spender
Değişen Doğu
-Türkiye, Mısır, Hindistan Seyahatleri- (1925-1926)
Açıklayıcı Notlar Eşliğinde İngilizceden Çeviren: Yusuf Yazar
Dücane Cündioğlu’na Cevap:
Dücane Cündioğlu'nun “Kur’an’ın metni büyük ölçüde antropomorfiktir. Yani Tanrı’yı insan gibi duyular üzerinden, imgelem üzerinden anlatır." ifadeleri ile iddiaları ve "Evrenin 6 Günde Yaratılması" meselesinde uzun bir cevap. Müfid Yüksel. (Blogspot)
👇👇
https://t.co/fmOjTYdhON
Robert Byron’dan
Horasan Seyahatnamesi (1933-1934)
Filistin’den Ceyhun Nehri Havzasına Giden Yolda
-Kudüs, Şam ve Bağdat üzerinden İran ve Afganistan Türkistan’ına-
Açıklayıcı Notlar Eşliğinde İngilizceden Çeviren: Yusuf Yazar
https://t.co/0VSzCwaUMH
Kıbrıs 'ta başlayıp Filistin, Suriye, Irak ve İran üzerinden Kuzey Afganistana ulaşan ve onun ürünü olup tarihî Horasan bölgesine yoğunlaşan bir seyahatname. Yıl: 1933-34. Daha ne olsun?
Dergimiz İnsicam'ın "Hac" dosyası çıktı. Hamd olsun ki bu sayımızda istifade edilecek güzide eserleri siz kıymetli okuyucularımızla buluşturabildik.
Söyleşiler de şahane. Mutlaka görmek, okuyup istifade etmek lazım.
A. Tahir Satoğlu Hocamıza bir kez daha rahmet olsun.
Burada çok ciddi deha örneği var. Siyasi ve psikolojik üstünlüğün hangi tarafta olduğunu Batı'nın anlayacağı dilden göstermişler. Kurulan platform, Kızılhaç ile imzaların atılması ve esirlerin sağlıklı ve rahat görüntüsü savaş, terör ve hukuk terminolojisini değiştirecek türden.
Kıymetli Yusuf Yazar Abimizden hoş bir sohbet hatırası. Kendisi Lord Warkworth'dan önemli anekdotları @buyuyenay için çevirmiş. Bilhassa son dönem Osmanlı tarihi ile ilgilenenler için oldukça faydalı bir çalışma. Nasip olursa kitaba bir değerlendirme de yazmak isterim.
Türk devletleri, tarihi ve kültürel bağlara rağmen, Uygur Türkleri için etkili bir diplomatik aksiyon almaktan uzak görünüyor. Bunun temel nedenleri arasında ekonomik çıkarlar, Çin’in siyasi baskısı ve uluslararası arenada Türk devletlerinin yeterince etkili bir güç olamaması yer alıyor. ABD, stratejik çıkarları doğrultusunda esir takası gibi somut adımlar atabiliyorken, Türk devletleri sadece açıklamalarla sınırlı kalıyor. Bu, Türk dünyasının kardeşlik söylemini gerçek anlamda hayata geçiremediğini gösteriyor.
Diğer yandan Türk devletlerinin birlik oluşturup Uygur Türklerine yönelik ortak bir strateji geliştirememesi ciddi bir eksikliktir. Türk Devlerler Teşkşlatı gibi yapılar, bu tür insani krizlerde birleşip somut çözümler üretemiyorsa, varlık nedenleri sorgulanmalıdır!
ABD’nin, dini özgürlükler komisyonu üyesi Nuri Türkel’in annesi ve diğer Uygurlar için Çin ile pazarl��k yapması, çıkar odaklı pragmatik bir politikanın ürünüdür. Türk devletleri de duygusal söylemlerden sıyrılıp, etkili ve sonuç odaklı politikalar geliştirmelidir. Uygur Türkleri için hem uluslararası alanda hem de Çin ile bire bir müzakerelerde aktif bir tutum sergilenmelidir.
Eğer Türk devletleri, Uygur Türkleri için bir adım atmak istiyorsa, bunun yolu yalnızca açıklamalardan değil, uluslararası arenada diplomatik irade göstermekten geçer. Doğu Türkistan, Türk dünyasının bir vicdan meselesidir. Türkiye ve diğer Türk devletleri, bu meseleye sessiz kalmaya devam ederse, tarihi ve ahlaki sorumluluklarından kaçmış olacaklardır. Türk devletleri, yalnızca kendi çıkarlarını değil, soydaşlarının geleceğini de düşünmek zorundadır. Aksi takdirde, büyük devlet olma iddiası, sadece bir retorikten ibaret kalır.