“Ben Abdullah Öcalan’ın yanına kadar gittim, orada onu öldürmek için tam 3 ay bekledim.
3 ay haller yaşadım, yılan yedim böcek yedim.
Artık sabrım kalmadı ve JİTEM’den bana bu emri veren albayla irtibata geçtim.
‘Neyi bekliyorum efendim, bu emir ne zaman gelecek?’ dedim.
Albay bana ‘Emir büyük yerden, öldürmeden geri geleceksin.’ dedi.
Duyduğum laflar karşısında fenalık geçirdim.
Ben para için değil binlerce asker öldüren soysuzların hesabını kesmek için bu görevi üstlendiğimi bildirdim JİTEM’ci albaya.
Bana ömrünü hapiste çürür dedi, sonra ona dedim ki:
‘Birazdan Apo’yu öldüreceğim, sonra seni ve sana o emri veren makamdakileri.’
Bunlar devletin bütün birimlerine sızmış.
Apo’yu öldüremedim, o gece dağ kadrosunda bir tane hain olduğunu öğrendim telsizden.
Herkesi sorgulamaya başladılar, yakalanmam an meselesiydi.
Apo’yu alıp götürdüler kamptan. Gece olunca zar zor ayrıldım kamptan.
Ve giderken şunu yazdım;
‘Yeşil bir kere geldi, bir daha geldiğinde hiçbiriniz yaşamayacaksınız!’
Türkiye’ye gelemedim, hain ettiler beni.
En çok zoruma bu gitti, milletimin beni hain bilmesi.”
YEŞİL
Emirgan Sütiş’te masaya ücretli olduğu belirtilmeden getirildiği söylenen ekmek sepetleri adisyona 120 TL, yemek sonrası sunulan 6 çay ise 810 TL olarak eklendi.
♦️Takipçi şikâyeti:
“Hesabı istediğimizde bize ‘Çay içer misiniz?’ diye soruldu. Biz de ‘Olur’ dedik.
Daha sonra çayların adisyona eklendiğini gördük. Her bir çay 135 TL’ydi. 6 kişi için toplam 810 TL çay ücreti yazılmıştı.
Ayrıca masaya oturur oturmaz getirilen 2 ekmek sepeti için ayrı ayrı 60 TL olmak üzere toplam 120 TL adisyona eklenmişti.
Biz ekmek tüketmiyoruz, masadaki 4 kişinin de gluten hassasiyeti var. Ekmek sepetleri getirilmeden önce ücretli olduğu konusunda herhangi bir bilgilendirme yapılmadı.
İşletmede büyük su bulunmadığı için küçük suların her biri de 110 TL olarak adisyona yazılmıştı.
Açılmamış 2 su olduğunu söylediğimizde, ‘Kalsa olur mu, adisyonu kestik.’ şeklinde cevap verildi. Daha sonra bu sular adisyondan çıkarıldı ancak ekmek ve çay ücretleriyle ilgili herhangi bir işlem yapılmadı.
Madem ikram gibi sunulan ekmekler ve yemek sonrasında ‘Çay içer misiniz?’ denilerek getirilen çaylar ücretli, bunun önceden açıkça belirtilmesi gerektiğini düşünüyorum.
Biz kahvaltıya değil, akşam yemeğine gittik. Yemek sonrasında çayın birçok işletmede ikram olarak sunulduğu bir ortamda, farklı bir ücretlendirme uygulanıyorsa bunun sipariş öncesinde açıkça söylenmesini beklerdim.
Emirgan Sütiş’ten ekmek ve çay ücretlerinin neden önceden belirtilmediğine dair açıklama yapılmasını ve adisyondaki bu ücretlendirmelerin incelenmesini talep ediyorum.”
AK Parti Milletvekili Ünal Karaman:
"Türk milletinin bu topraklarda hür ve bağımsız yaşam hakkı, terörist başına sunulan umut hakkına kurban edilemez!
Terörle müzakere değil, mücadele edilir!
Çözüm, kirli ve hain ellerinde binlerce vatan evladının mübarek kanı bulunan, bebek katili terörist başını Gazi Meclisimizde konuşturmak asla değildir.
Çözüm, kentte, ovada, dağda ve sınır ötesinde teröre dair her zerreyi yok etmek, dünyadan silmektir.
Gazi Meclisimiz, eli kanlı canileri aklama, paklama odağı değil, milli irademizin ve milli vicdanımızın merkezidir.
Gözü yaşlı anaların, baba özlemini sarıldığı toprakla ve göğsündeki al bayrakla gideren çocukların acısı her an yüreğimizde, sorumlulukları omuzlarımızdadır.
Taşlaşmış vicdanlarıyla terörist başından medet umanlara bir kez daha hatırlatıyoruz ki;
Türk milleti, ihanet kumpanyasında yeni bir perdeyi umut edenlerin karşısında çelikten iradesiyle dimdik duracak,
Şehitlerimizin emaneti, atalarımızın yadigarı aziz vatanımıza sonsuza dek sahip çıkacaktır!
Ne mutlu Türküm diyene!"
🗓️ 22.10.2024
Benim evladımın kılına zarar verecek olanın sülalesini kazırım bak bu dünyadan sülalesini!!! Bana bu teklifle karşıma gelecek adam bunu iki kere düşünsün!!!
Gözünüzün önüne getirin ya, oğlunuz şerefsiz yavşak soyu sopu belli olmayan bir terörist tarafından kalaşnikofla delik deşik edilerek öldürülüyor veya kızınızı dağa kaldırıp tecavüz ediyorlar sonra öldürüyorlar, cesedini bile bulamıyorsunuz! #Cerceveyasayahayir
Sonra bir tabut getiriliyor önünüze deniliyor evladınız vatan uğruna şehit oldu, içiniz parçalanıyor ama vatan sağolsun diyorsunuz!O gözünüzden bile sakındığınız, kokusu burnunuzda tüten evladınızı kara toprağa veriyorsunuz, sonra birileri çıkıp diyor ki yaw geçmiş geçmişte kaldı
Biz babamız şehit verdik onlar teröristleri özgür kıldı
Ben terörle mücadele şehit çocuğu olarak ihanet kalemi tutanları asla affetmeyeceğim ve hakımı helal etmiyorum
Soruyorum.
size biz yıllarca neden babasız yaşıyoruz neden babamız toprak altında yatıyor
Bu vatana ihanet edilsin diye mi şehit oldu ?
Bayrağımız yere düşsün diye mi şehit oldu ?
Bebek katili Abdullah öcalan serbest kalsın özgürlük hakı tanınsın diye mi şehit oldu?
Soruyorum:
Babamız bu vatan için mi şehit oldu, yoksa terörün meşrulaştırılması için mi?
Bayrağımız yere düşmesin diye mi can verdi, yoksa ihanete boyun eğilsin diye mi?
Şehitlerimizin kanı yerde kalmasın diye mi mücadele etti, yoksa terör suçlarından hüküm giymiş kişilere özgürlük alanı açılsın diye mi?
Ben, terörle mücadelede babasını kaybetmiş bir şehit çocuğu olarak bu soruları sormaya devam edeceğim.
Biz şehitlerimizin kanını siyasete malzeme etmiyoruz. Biz sadece onların neden öldüğünü unutmadık, unutturmayacağız.
İhanete sessiz kalmayacağız.
Şehitlerimizin hatırasına saygısızlık edilmesine izin vermeyeceğiz.
Babamın hakkını, şehitlerimizin hakkını helal etmiyorum.
Çünkü biz hâlâ babasız yaşıyoruz.
Bunun hesabını sormak değil, hesabının verilmesini istemek bizim en doğal hakkımızdır.
@1Sehitoglu
YENİ Partili dostlara bir sorum olacak: Pazartesi günkü çerçeve yasa oylamasında YENİ Parti grubu çoğunlukla 'evet' oyu verirse veya Özgür Özel partinin tutumunu 'evet' olarak açıklarsa, sonraki süreçte tutumunuz nasıl olacak?
O Soğuk Mermere Bakıp da Yüzü Kızarmayanlara!
Babamın kanıyla suladığı bu topraklarda, onun aziz hatırasını kendi kirli siyasetinize basamak yaparken hiç mi vicdanınız sızlamıyor?
Bugün tam gözlerinizin içine bakarak soruyorum: Babam toprağa düşerken, siz hangi kirli pazarlıkların peşindeydiniz?
Babam bu vatanın namusu, bu bayrağın onuru için can verdi; sizin koltuk sevdalarınız, sahte hamasetiniz ve kapalı kapılar ardındaki riyakarlığınız için değil!
Şehitlerin emanetine ihanet edilen, bu vatan için en ağır bedeli ödeyen ailelerin arsızca susturulmaya çalışıldığı bir düzeni asla kabul etmiyoruz.
Bizi susturabileceğinizi sanıyorsanız, çok yanılıyorsunuz. Bizim acımızdan ve öfkemizden korkun!
Şehit kanını kendi siyasi ikbaline meze yapan her kimse, o mezar taşının gölgesinde boğulmaya mahkumdur. Biz babasız büyüdük, bedelini canımızla ödedik; ama bu vatanı sizin vicdansızlığınıza terk etmeyeceğiz.
Babamın toprağı susar, evet... Ama biz şehit evlatları, o suskun mermeri sizin riyakar yüzünüze çarpmaktan bir adım bile geri durmayacağız!
@1Sehitoglu
Şimdiden yazmak istedim;
Yeni Parti’nin Öcalan’la demokratik cumhuriyet (!!!) kurmaya böylesine istekli olması sonucunda oyları en fazla %15-18 bandında kalacaktır.
Atatürkçü, cumhuriyetçi seçmen farkındalığın lanetini yaşıyor… Kimse tıpış tıpış oy verecek seçmen bulamaz.
Oy aldıkları seçmenin eğitim seviyesine baksanız yeter. Atatürk’ün cumhuriyeti kırmızı çizgimizdir.
Ya gerçekten yeter. Bu algı operasyonunu anlamanız için daha ne kadar anlatmamız gerekecek?
İMZALAMADIK DEDİKLERİ YASA TEKLİFİYDİ. ÖZGÜR ÖZEL’İN ŞEHİT VE GAZİ YAKINLARININ YANINDA “İMZALAMADIK” DEDİĞİ OYDU.
ZATEN ONU İMZALAMALARI ZORUNLU DEĞİLDİ.
YASA TEKLİFİ MECLİS BAŞLANLIĞI’NA SUNULDUKTAN SONRA ADALET KOMİSYONU’NA GİTTİ. ORADA YENİ PARTİ DE CHP DE EVET OYU VERDİ.
GENEL KURUL’DA İSE EVET DİYECEKLERİ ANLAŞILDI.
FBI eski çevirmeni ve uzmanı Sibel Edmonds'un dün akşam yaptığı açıklamalar sonrasında YouTube hesabına yayın yasağı getirildi!
"Siz hâlâ seçim mi bekliyorsunuz?" sözleriyle dikkat çeken ve canlı yayında adeta çıldıran Edmonds'un değerlendirmelerini yorumsuz bırakıyorum 👇👇👇
Özgür Özel:
*İnsan bir utanır ya. Senin anan, baban, evladın var da bizim yok mu ?
*Namuslu, tertemiz biri için rüşvet aldı diye yandaş medyaya linç ettireceksin
*Rüşvet ne
Benim nerem kamu görevlisi ?
*Yaptığım iş ne
İhale mi dağıtıyorum ben ?
*Bu utanmazlığın dik âlâsıdır