500 bini aşkın vatandaşımız birikimlerini rulet masasına koymadılar. Devletin lisans verdiği, yatırım yapabilirsiniz diye onay verdiği, SPK aracılığı ile denetimim altında dediği, kamu aydınlatma platformu (KAP) ile şeffaflık vadettiği yatırım şirketlerine devletlerine güvendikleri için koydular.
Devlete düşen görev vatandaşın birikimini dolandıranların mal varlıklarına el koymak, daha önce dünyadaki örneklerde de görüldüğü gibi davranmak ve vatandaşın mağduriyetini çözmektir.
#FonMadurları
#FonMağduru
@zaferpartisi
Ben hayatımda ilk defa böyle bir şey görüyorum. Okan Buruk’un ettiği küfürleri ekrana vermek yerine maç oynanırken aklamaya çalışıyorlar. Bunlar yayıncı kuruluş değil, yancı kuruluş.
Galatasaray’ın çıkarlarını korumak için Türkiye’de bir ilke imza atıp maç esnasında anlatım yaptılar.
Kayırmacılığın, taraflılığın ve çifte standardın geldiği son nokta!
Artık sınırları da aştınız.
Türk futbolunun yeni yüzyılı bugün başladı.
Batuhan Kolak, bugün Okan Buruk’un, oyuncuların ve Galatasaray camiasının dokunulmaz olmadığını gösterdi.
Maç içerisinde gösterdiği kartlar ve sonrasında Okan Buruk’a çıkardığı kırmızı kartla Türk futbolunda yeni bir yüzyılın kapısını açtı.
Ama her şeyin mutlaka bir bedeli olacaktır.
Muhtemelen kariyeri bitecek, belki de bir daha görev alamayacak.
Ama bugün Türk futbolunda bir şey değişti:
Dokunulmazlık dönemi sona erdi.
#TSvGS
Galatasaray kaybetti diye bu hakem haftalarca maç alamayacaksa, herkes sesini çıkarmalı.
Kamuoyu bu hakeme sahip çıkmalı. Çünkü bugün susulursa, yarın hiçbir hakem sahada doğru kararı vermeye cesaret edemez.
Kamuoyuna Açıklama
Yayıncı kuruluşun, kırmızı kart gören rakip takım teknik direktörünün hakem kararına ilişkin sözlerini kendi muhabiri aracılığıyla kamuoyuna aktarmasını dikkatle takip ettik.
Fenerbahçe’nin yıllardır tartışmalı kırmızı kartları, penaltı beklediği pozisyonları ve VAR kararları neden aynı hassasiyetle gündeme taşınmadı?
Talebimiz ayrıcalık değil, her kulübe aynı şekilde uygulanan eşit yayıncılık standardıdır.
Bu standardın sağlanması adına beIN SPORTS yönetiminden gerekli açıklamayı ve düzeltmeleri bekliyoruz.
Aksi hâlde, yayıncı kuruluşla ilişkilerimizi askıya alma seçeneğini değerlendireceğimizi kamuoyuna bildiriyoruz.
Fenerbahçe Spor Kulübü
Unutulmaz Başkan
Beni az çok takip eden kişiler bilir, ben süper sirkimizde şampiyon olamay��şı başarısızlık olarak gören biri değilim. Ancak üzülerek görüyorum ki her iki başkan adayı da 12 yıldır şampiyon olamayışı sanki Fenerbahçe'nin başarısızlığıymış gibi dillendiriyor. Sanki bu şampiyon olamayış yönetimin, teknik kadronun ya da futbolcuların eksikliklerindenmiş gibi hareket ediyor ve söylemlerde bulunuyorlar.
Bu bakış açısı beni yıkıyor, sadece beni yıksa iyi, Fenerbahçe'yi de tekrar eden bir yıkıma sürüklüyor. Fenerbahçe’yi her sene yıkıp yeniden yapıyoruz. Böyle olunca da ortaya asla güçlü bir Fenerbahçe çıkmıyor.
Ben şahsen Hakan Safi'yi bir açıdan anlayabilirim. Diyor ki kendisi, ben çok iyi topçular getireceğim, öyle bir kadro kuracağım ki benim takımımın önünü kesemeyecekler. Yanılıyor ama bunu diyebilir ve kendi parasını bu şekilde harcayacaksa ona karışacak değiliz. Harcasın ve olmadığını görsün belki sonraki sene başka bir şey dener. Belki yapması gerekenin ne olduğunu sonraki sene fark eder.
Aziz Yıldırım'a gelecek olursak, onu anlamak mümkün değil. Yaşadıkları süreçleri düşününce artık her şeyin farkında, olgun, akıllı biri olması gerekirken herhalde hayatının en tutarsız, çelişkili, mantıksız, akıldan uzak, bilgisiz dönemini yaşıyor. Bunun nedeni tabi yaşı da olabilir.
Aziz Yıldırım’ın en önemli tezi şu 'biz bu takımı şampiyon yaptık, yine yaparız'.
Eğer süper sirkteki şampiyonlukları başarı kriteri olarak göreceksek. Aziz Yıldırım başarılı değildir. Kendi döneminde ekonomik olarak rakiplerinden çok daha güçlü olmasına karşın başkan olduğunda şampiyonluk sayısında öndeyken sonradan geriye düşmüştür. Avrupa arenasında da başarılı değildir. Fenerbahçe’den çok daha düşük bütçeli ya da küçük çapta takımlar UEFA’yı alırken Fenerbahçe en fazla yarı final oynamıştır. Özetle futbolda elindeki imkanlara göre elde ettiği şampiyonluklar veya dereceler çok yetersizdir.
Tabi denebilir ki 3 Temmuz operasyonu yapıldı, 1 sene hapiste yattı, takım büyük ölçüde yara aldı. Doğru da aynen öyle oldu. Ancak bunu yaşayan adamın bugün Yapı’yla mücadele edenleri küçümsemesi ya da ‘bizim zamanında iktidarla aramız iyiydi’ demesi nasıl bir akıl tutulmasıdır? 3 Temmuz operasyonunu kendi işine geldiği şekilde kullanmak ikiyüzlülük değil midir?
Bugün futbol dünyasına baktığımızda kadro istikrarının özellikle teknik kadro istikrarının önemi belli. Belki bu istikrar Aziz Yıldırım’ın en zayıf olduğu konu olabilir. Kendisinin döneminde çok iyi teknik ekipler kuruldu. Bunların başında Daum gelir. Fenerbahçe’yi çalıştırdığı 4 senede 2 kez şampiyon yapmış diğer 2 sezonda ise son maçta, biri Denizli biri Trabzon’da, kıl payı şampiyonluğu kaçırmıştır. Aziz Başkan Daum’u 2 kez göndermiş 1 kez geri çağırmıştır. Ersun Yanal tarihin en erken şampiyonluğunu yaşamışken hedef olarak 4.yıldızı koymuşken onu da göndermiştir. Zico ile kısıtlı kadro ile önemli başarılar elde etmişken Avrupa’daki en parlak sezonumuzdan sonra onu da kovmuştur. Çok sevdiği Aykut’u da kendisi kovmuş bir daha hoca olamaz demiştir. Fenerbahçe tarihinin en yetenekli futbolcularından Tuncay’ın da kulüpten bedelsiz gitmesine göz yummuştur. Türkiye’nin en iyi bekleri Gökhan ile Caner’i de primelarını yaşarken kovmuştur. Heykelini diktiğimiz Alex’i de kendisi kovmuştur.
Yani Aziz Yıldırım rakibimiz henüz bu kadar yasadışı fon bulamıyorken ekonomik güç elimizdeyken korkunç kararlar almış ve takımı sabote etmiştir. Böyle bir profil bugünkü şartlarda kulübü tamamen uçuruma sürükleyecektir.
Ki zaten başkanlığının son dönemlerinde vermiş olduğu ekonomik ve sportif kararlar Fenerbahçe’nin yıllarını gasp etmiş, bizi sıkıntılı bir sürece sokmuştur. Şimdi bu ekonomik sıkıntıları büyük ölçüde atlatmış durumdayız kadromuz da onun bıraktığına nazaran çok daha iyi. Durum böyleyken asla eleştiri kabul etmeyen, kendi arkadaşlarını Fenerbahçe’nin üzerinde tutan, etrafı Fenerbahçe’ye düşmanlık beslemiş adamlarla dolu olan, bir gün söylediğini ertesi gün unutan ya da tam tersini söyleyen, birlik beraberlik konusuna en uzak olan, Fenerbahçe’ye kendi cebinden tek kuruş koymayacak kadar cimri bir Aziz Yıldırım’ın başkan yapılması akıl tutulmasının ötesinde bir şey olacaktır.
Aziz Yıldırım’ın eksileri keşke tek paragraflık olsaydı bunlar ilk akla gelen birkaç şey. Taraftarlardan onun ismini haykıranlar belli ki unutmuş. Zaten toplumun hafızası ne kadar ki? Biz de mutlaka birçok falsosunu unutmuşuzdur, ancak unutmadıklarımız yeter de artar.
🚨Boykot kampanyasını başlatıyorum!
👉Yağız Sabuncuoğlu kişisini takipten çıkıyoruz!
Şu an 2.361.163 takipçisi bulunmakta.
📢Lütfen bu gönderiyi RT yapıp olabildiğince taraftarımızın görmesini sağlayın. Kaç kişi takipten çıkarsa, o kadar kişiyi kurtarmış olacağız!
BAŞLIYORUZ!
MHK bu pozisyonu açıklamalı, çok uzun zamandır gördüğüm en büyük hakem skandalı bu.
Bir kaleci bir oyuncuyla çarpışmış ve kafasına darbe alıp yerde kalmışken bir hakem nasıl eliyle hayır işareti yapıp arkasını dönebilir MHK bunu açıklamalı.
#FBvBJK