Sadece Türk-İslam mimarisinin değil, dünya mimarisinin de en estetik eserlerinden biri olan Selimiye Camii’ni aslına uygun şekilde restore ederek hamdolsun bugün yeniden ibadete açtık.
Dört yıl süren restorasyon sürecimiz, Selimiye’nin 450 yıllık mazisindeki en kapsamlı onarım çalışması oldu.
Kalem işlerinden taş dokusuna, iç mekân düzenlemelerinden çevre ihyasına kadar her adımda eserin aslına sadık kalınması esas alındı.
Yapıya zarar veren eski çimentolu uygulamalar temizlenirken ana kubbe, minareler ve statik sistemlerin tamamında güçlendirmeler yapıldı.
Cümle kapısından müezzin mahfiline, mihrap çinilerinden ahşap doğramalarına kadar tabiri caizse dokunulmadık, restore edilmedik, temizlenmedik, güçlendirilmedik tek bir nokta dahi bırakmadık.
Balkan Savaşları sırasında Bulgar kuvvetlerinin ateşi sonucu gülle isabet eden ve cami cephesinde iz bırakan bölüme ise özellikle dokunmadık.
Bu topraklarda verdiğimiz zorlu mücadelelerin canlı şahidi olarak o izi aynen muhafaza ettik.
Yaklaşık 450 milyon liraya mal olan restorasyon çalışmasıyla Selimiye’ye Allah’ın izniyle bir yüz sene daha kazandırdığımıza inanıyoruz.
Geçtiğimiz sene 3 milyon ünitenin üzerindeki kan bağışı ile yeni bir rekora imza atan Kızılayımız, sağlık sektöründeki yerli ve millî yatırımlarını da başarıyla devam ettiriyor.
Bugün temelini attığımız Çubuk ilçemizdeki 130 bin metrekare alana sahip Protürk fabrikası da bunlardan biridir.
Protürk projesi ile kandan elde edilen kritik ilaçları artık ülkemizde üreteceğiz.
Bu ilaçları kanser, travma, yanık, bağışıklık sistemi hastalıkları ve hemofili gibi rahatsızlıkların tedavisinde kullanacağız.
Böylelikle Türkiye’yi plazmadan kritik ilaç üreten ülkeler sınıfına dâhil ederek bu ilaçlarda dışa bağımlılığa inşallah son vereceğiz.
Ülkemiz ve milletimiz için şimdiden hayırlı, uğurlu olsun diyor; projede emeği geçen tüm kardeşlerimi ayrı ayrı kutluyorum.
Kızılay, bu milletin yüz akıdır; Kızılay, bu ülkenin övünç kaynağıdır; Kızılay, medeniyetimizin kimlik vesikası, millî ve manevi şahsiyetimizin aynadaki yansımasıdır.
Merhamet, dayanışma ve yard��mlaşma kültürümüzün köklü sembolü olan Türk Kızılay’ın 158’inci kuruluş yıl dönümünü kutluyorum.
Hilâl-i Ahmer’den bugüne 147 ülkede ihtiyaç sahiplerine yardım elini uzatan @Kizilay, güçlü kurumsal yapısı, yaygın teşkilat ağı ve afet yönetimindeki tecrübesiyle insani yardım çalışmalarını özveriyle sürdürmektedir.
Bu iyilik hareketinin tüm çalışanlarını, gönüllülerini ve bağışçılarını tebrik ediyor; görevlerinde başarılar diliyorum.
Sayın Cumhurbaşkanımıza yönelik mesnetsiz, provokatif ve gerçek dışı ithamlar, Netanyahu ve suç ortaklarının uluslararası kamuoyunu yanıltma çabasından ibarettir.
Soykırım uzmanı Netanyahu'nun, gerçeklerin üstünü örtmek için başvurduğu yalanlar, işlediği ağır suçların sorumluluğunu gizleyemez.
Türkiye olarak, Netanyahu ve işbirlikçileriyle ilgili doğruları en açık dille ifade etmeye devam edeceğiz. Hukuku ve insani değerleri hiçe sayan eylemlerin hesabını uluslararası yargı mercileri önünde vermeleri için kararlılıkla çalışmayı sürdüreceğiz.
AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak aziz milletimizle kurduğumuz gönül köprülerinin sağlamlığına hafta sonu bir kere daha şahitlik ettik.
Yapılan ara seçimlerde 6 beldenin 4’ünde AK Parti’mizin, 1’inde ise ittifak ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi’nin adayı ipi göğüsledi.
Cumhur İttifakı, çok anlamlı bir seçim zaferine imza attı.
Kelimenin tam anlamıyla sandıkları patlatan vatandaşlarımıza, partimize ve ittifakımıza yönelik teveccühleri için teşekkür ediyorum.
İnşallah bu güveni ve muhabbeti asla boşa çıkarmayacak, milletimize olan şükran borcumuzu daha çok çalışarak ödemenin gayretinde olacağız.
Bir süredir ana muhalefet partisinin kimi aktörleri üst perdeden konuşarak kendilerince gündem oluşturma çabasındaydı.
7 Haziran seçimlerinde ortaya çıkan tabloyla hepsi birden ortalıktan kayboldu.
Düne kadar avazı çıktığı kadar bağıranların üç gündür sesi soluğu çıkmıyor…
CHP’nin 38’inci kurultayına ilişkin tartışmalarda kurultayı yapan da kurultaya şaibe bulaştığını iddia eden de bu iddiaları belgeleriyle birlikte mahkemeye götürüp hakkını arayan da CHP’lilerdir.
Gazi Mustafa Kemal’in kurduğu partiyi, affınıza sığınarak söylüyorum, pavyon masalarına düşürenler yine kendileridir.
“Rüşvet aldım, rüşvet verdim, şu kişiye şu kadar para verdim” diyenler, aynı şekilde kendileridir.
Dün “halkın umudu” dediklerine bugün “hain” damgası vuranlar da kendilerinden başkası değildir.
AK Parti hareketi olarak bizim mücadelemiz kişilerle değil; CHP’nin halk düşmanı, millî irade düşmanı ideolojisiyledir.
Bizim mücadelemiz, ellerine fırsat geçse Türkiye’yi tek parti karanlığına tekrar götürecek faşizm heveslileriyledir.
Toplumsal barışa, kamu düzenine ve siyaset kurumuna zarar vermediği sürece CHP’deki anafor bizi zerre miskal ilgilendirmiyor.
Biz asla bu girdabın içine sürüklenmek veya çekilmek istemiyoruz.
Koltuk ve salon kapmaca savaşının tarafı değiliz ve olmayacağız.
Rakiplerimiz kendi kısır çekişmeleriyle meşgulken biz sadece işimize bakıyoruz.
2026 yılı inşallah Türkiye’nin uluslararası itibarı ve görünürlüğünün doruğa çıktığı bir sene oluyor, olacak.
7-8 Temmuz’da Ankara’da tertiplenecek NATO Liderler Zirvesi’ne büyük önem atfediyoruz.
Geçtiğimiz günlerde ABD Başkanı Sayın Trump’ın zirveye bizzat katılacağının açıklanması, İttifakın insicamı bakımından kıymetli bir adımdı.
Sadece müttefikler arasında değil, dünya genelinde de Ankara Zirvesi’ne dönük yoğun bir ilgi söz konusu.
NATO zirvesi akabinde aile meclisimiz olarak gördüğümüz Türk Devletleri Teşkilatının 13’üncü liderler zirvesini ülkemizde tertipleyeceğiz.
9-20 Kasım tarihleri arasında ise Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferanslarının 31’incisini Antalya’da düzenleyeceğiz.
Geçen hafta sonu İstanbul’umuz, çevre diplomasisi alanında tarihî bir uluslararası toplantıya ev sahipliği yaptı.
Sıfır Atık Forumu; 183 ülkeden 120’yi aşkın bakanın, 200’ün üzerinde belediye başkanının ve 5 binden fazla katılımcının iştirakiyle ülkemizin ev sahipliğinde başarıyla gerçekleştirildi.
Özellikle dış politikada 2026 senesini en verimli şekilde değerlendirmenin mücadelesini veriyoruz.
Üreticimizin bir gram dahi ürünü ziyan olmayacak, Toprak Mahsulleri Ofisimiz kendisine getirilen bütün ürünleri alacaktır.
Ayrıca Ofis, ürün teslimini müteakip 21’inci günden itibaren ürün bedeli ödemelerine başlayacaktır.
Yeni hasat dönemi tüm çiftçilerimize hayırlı olsun.
Çiftçilerimizin yükünü hafifletmek amacıyla önemli bir karar aldık.
Bu yıl için açıkladığımız Temel Destek ve Planlama Desteği tutarımızı İran kriziyle birlikte girdi maliyetlerinde oluşan aşırı artışları göz önüne alarak güncelliyoruz, destek tutarlarını buna göre artırıyoruz.
Şimdiden hayırlı, bereketli olsun.
Bir diğer haberimiz, bölgesel kalkınma yatırımlarına yöneliktir.
Geçen yıl başlattığımız Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı’nın ilk çağrısı kapsamında 303 projeyi desteklemeyi kararlaştırdık.
Tarımdan turizme, madencilikten imalat sanayisine kadar farklı sektörlerdeki 185 milyar liralık özel sektör yatırımları ile yerelde kalkınmayı hızlandıracak, şehirlerimizin potansiyelini harekete geçireceğiz.
Aynı programın geçen ay sona eren ikinci çağrısına yapılan toplam 1.156 başvuruyu ülkemizdeki yatırım iştahının bir işareti olarak görüyoruz.
Nasıl bugün Hürmüz’deki çözümsüzlüğün bedelini tüm dünya ödüyorsa, şayet İsrail haydutluğunun önü kesilmezse bunun ceremesini de bölgeyle birlikte tüm insanlık çekecektir.
Avrupa’da İspanya’nın gösterebildiği cesaret ve sağduyulu tutumu başka ülkelerin de göstermesi tarihî bir sorumluluktur.
Bugün Gazze’de devam eden soykırımın kanı, buna tepkisiz kalanların eline yüzüne bulaşmıştır.
İran’da, Lübnan’da başlayan; Suriye’yi, Akdeniz’i, Afrika’yı tehdit eden bu saldırganlığın sonuçlarından da yine tepkisiz kalanlar mesul olacaktır.
İsrail durdurulmalıdır.
Bu, insanlığın ve insanlık cephesinin ödevidir.
Tarihin tekerrürüne izin verilmemelidir.
Türkiye, İsrail’in tüm sabotajlarına rağmen bölgesinde barışın ve huzurun ikamesi için elinden geleni yapacaktır.