Benim noktasız, bitmeyen cümleli, bir paragraflık, iddianame usulü dilekçelerim şöyle çıkıyor hakimin/savcının karşısına.
Çalışan adam dilekçesi.
Ne de jure ne apilex
Safi emek.
Ankara’da HATTI RESTAURANT diye bir yer açıldı! Gidip anadolunun tüm yüzyıllarının tariflerini tadın! Şefin elleri lezzet dağıtıyor!:) https://t.co/Djw5g4ZPZV
Bugün bir komşumuz taşındı... 3-4 yıl önce apartman koridorunda çok da yer kaplamayan çiçekleri hakkında toplantı yapılıp kaldırma kararı verilince apartman grubuna şöyle bir mesaj atmıştı.
Mesajdan sonra hepimiz birer saksıyı alıp evimize götürmüştük :)
Bugün taşındıklarına üzülsem de bana bir şey öğrettiklerini fark ettim. Güzel insanlar hâlâ varlar ve hep olacaklar... Sadece denk gelinmeyi belki de fark edilmeyi bekliyorlar...
Değerli Halkımız;
Bilindiği gibi 19 Mart’ta ülkemizde bir sivil darbe yaşandı. Darbeciler bu kez, tankla ya da postalla değil, yargı cübbeleriyle geldiler.
Seçimle gelen ancak seçimle gitmek istemeyen bir avuç insan, korktukları rakiplerini hapse atarak, Türkiye’yi büyük bir siyasi ve ekonomik krizin karanlığına sürüklediler.
Aradan geçen 237 günde, aziz milletimizle birlikte büyük bir hukuksuzluğun her saatine tanıklık ettik. Bugün çıkan iddianame ise herkesin bildiği gerçeği bir kez daha ilan etti.
Bu dava hukuki değildir, tamamen siyasidir. Amacı son seçimlerin birinci partisi Cumhuriyet Halk Partisi‘ni durdurmak ve Cumhurbaşkanı adayını engellemektir.
Darbeciler bugün, tapusu Mustafa Kemal Atatürk’e kayıtlı olan, Türkiye’nin kurucu partisi Cumhuriyet Halk Partisinin kapatılmasını talep edecek kadar şuurlarını kaybettiler.
Anayasa’nın siyasi partilerin kapatılmasına ilişkin maddelerini hatırlatarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na bildirimde bulunulması meselenin İBB’ye yönelik bir soruşturma olmadığının kanıtıdır. Bugün yaşananlar demokratik siyasete ve gelecek seçimlerin sonuçlarına yargı eliyle müdahalenin suç üstü halidir.
Bu bir iddianame değil, darbecilerin siyasete yönelik bir muhtırasıdır.
Yaşadığımız kötülüklerin sebebi asla “hukuki” değildir, bir kişinin siyasi ihtiraslarından ibarettir.
Partimizi en son 12 Eylül’de Kenan Evren kapatmaya kalktı, milletimizle birlikte yeniden açtık. Evren’in milletimizin gönlündeki yeri de siyasi tarihimize geçiş şekli de bellidir.
Biz, geçmişte çok bedel ödedik, bugün de ödüyoruz ve ödeyeceğiz.
Ama millete inanmaktan ve güvenmekten hiçbir zaman vazgeçmeyeceğiz.
Atatürk’ün partisi milletimize emanettir.
🔴 Özgür Özel: Fiziken yoruluyor muyuz? Yoruluyoruz. Ruhen bunalıyor muyuz? Bunalıyoruz. Ahlaken o kadar üstünüz ki bize bir şey olmaz, biz bu cenderenin içinden çıkarız