Jeoloji Mühendisi -Tarih-Yunan Dili ve Edebiyatı
İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Dr. Öğrencisi
(Profesyonel Öğrenci)
@pelinyantur@DrErayGUCLUER@acuneytkusmez@y_konukcu12 Maalesef dr sürecim, yaşadığım kayıplar nedeniyle hem zorlu hem de buruk geçti. 😥Sizin ve diğer hocalarımın desteği ve katkıları sayesinde bu süreci başarıyla tamamlayabildim. Üzerimdeki emeğinizi ve hakkınızı asla inkâr edemem. Her şey için gönülden teşekkür ederim Hocam.
Doktora tezimi tamamlamanın mutluluğunu yaşıyorum. Bu süreçte destekleriyle yanımda olan başta danışman hocam Dr. Öğr. Üyesi Pelin Yantur olmak üzere, Doç. Dr. A. Cüneyt Küsmez’e, Dr. Öğr. Üyesi Eray Güçlüer’e ve Dr. Öğr. Üyesi Yasemin Konukçu hocalarıma gönülden teşekkür ederim.
@Dorucu15348180@pelinyantur@DrErayGUCLUER@acuneytkusmez@y_konukcu12 Pelin Hocamın danışmanlığında ve diğer jüri üyesi hocalarımın katkısı ile yürütülen tez çalışmam bugüne kadar akademik alanda yapılmamış kapsamlı bir tez çalışması. Siz oturduğunuz yerden Hocalarımın unvanı üzerinden eleştiri yapamazsınız.
@Dorucu15348180@pelinyantur@DrErayGUCLUER@acuneytkusmez@y_konukcu12 Bilgi unvanda değil, emekte, birikimde ve üretimdedir. Akademik unvanlar saygıyı hak eder; ancak bir akademisyenin değerini belirleyen asıl unsur sahip olduğu unvan değil, ortaya koyduğu bilimsel katkıdır.
@Dorucu15348180@pelinyantur@DrErayGUCLUER@acuneytkusmez@y_konukcu12 Sakin!.. Eğitimin niteliğini yalnızca ders veren hocanın unvanıyla ölçmek doğru değildir. ��nemli olan öğrencinin karşısına çıkan hocanın unvanı değil; bilgi birikimi, akademik yeterliliği, araştırma üretkenliği ve öğrenciye katkısıdır.
@senolsunat@iyiparti@MDervisogluTR Hayırlı olsun. Siyaset akademilerinde öğrenciler eğitim yoluyla bilgilerini geliştirirken, her bir öğrencinin ülke sorunlarına ilişkin belirli bir konuda araştırma yapmasının teşvik edilmesi, öğrenme sürecini daha verimli ve etkili hâle getirir.
Rahmetli Muhsin Başkanım, Ağustos 2008’de ilk kitabımı kaleme aldığım günlerde, “Önsözünü de ben yazacağım” demişti. Kitap baskıya girmek üzereyken, bir hafta boyunca her gün kendisine “Başkanım, önsöz hazır mı?” diye sorduğumda, her seferinde aynı mütevazı sözle karşılık verirdi: “Bu gece hazırlayacağım…”
Ve nihayet, 19 Ağustos 2008 gecesi o beklenen önsöz elime ulaştı. Kitabım, onun kaleminden dökülen o kıymetli satırlarla hayata geçebildi. İlk basılan nüshayı da büyük bir onur ve gururla kendisine takdim etmiştim. Bugün ise elimde, onun kendi el yazısıyla bıraktığı o eşsiz hatıra var!..
Keşke Muhsin Başkanım bugün hayatta olsaydı da yazacağım her kitabın önsözünü yine o yazsaydı!..
Mekânı cennet, ruhu şâd olsun!..
#MuhsinYazıcıoğlu
#MuhsinYazıcıoğlunuUnutmadık
#Üşüyoruz
#25Mart2009