Boğa piyasası ne zaman başlayacak? Kararı yarın Japonya verecek.
Aylardır herkes aynı soruyu soruyor.
Boğa piyasası ne zaman başlayacak?
Cevabı hep ABD'de arıyorlar. Fed'de, enflasyon verisinde, faiz takviminde.
Hepsi doğru ama hiçbiri asıl engeli göstermiyor.
Çünkü yükselişin önünde duran engel ABD'de değil. Japonya'da ve yarın karar verilecek.
Bugün olanlarla başlayalım.
Yen bugün dolar karşısında yüzde 2,5 değer kazandı ve 76 günün en güçlü seviyesine çıktı.
O saatlerde ne bir veri açıklandı ne de bir haber çıktı.
Ortada haber yokken bu büyüklükte bir hareketin iki açıklaması var.
Ya Japonya piyasaya girip yen aldı. Ya da piyasa yarınki faiz artışını şimdiden fiyatlamaya başladı.
İkisi de aynı kapıya çıkıyor. Yarın Japonya'da açıklanacak karara.
Japonya Merkez Bankası faiz kararını yarın verecek. Yani bu hareket karardan bir gün önce geldi.
Bir merkez bankasının kararından bir gün önce piyasada böyle bir kıpırdanma varsa, orada beklenen sıradan bir toplantı değildir.
Peki Japonya'nın faiz kararı neden bütün dünyanın meselesi?
Japonya faizini yıllardır sıfıra yakın tuttu. Dünyada bunu bu kadar uzun süre yapan başka ülke yok.
Büyük fonlar buradan bir yol buldu.
Japonya'dan ucuza yen borçlan, bozdur, getirisi yüksek bir yere yatır, aradaki farkı cebine koy. Bu işin piyasadaki adı carry trade.
Bu para ABD tahvillerine, borsalara, gelişmekte olan ülke piyasalarına, dijital varlıklara gitti.
Yıllar içinde trilyonlarca dolar bu yoldan geçti.
Bugün ekranda gördüğünüz fiyatların birçoğunun içinde bir yerlerde Japonya'dan borçlanılmış para duruyor.
Şimdi çoğu kişinin ters bildiği yere geliyoruz.
Yen'in yıllardır değer kaybetmesi bu düzen için sorun değildi. Tam tersine yakıttı.
Çünkü yen ucuzladıkça aynı borç daha kolay kapanıyor, aradaki fark büyüyordu. Düşen yen bu işi her yıl daha kârlı hale getirdi.
Son yılların yükselişini besleyen görünmez damar buydu.
Peki Japonya faizini neden bu kadar uzun süre sıfırda tuttu?
Çünkü Japonya'nın derdi fiyatların artması değildi. Fiyatların düşmesiydi.
Çoğu kişi bunu duyunca şaşırır. Fiyat düşüyorsa iyi değil mi diye sorar.
Değil.
Şöyle düşünün.
Mahallenizdeki mağaza her hafta fiyatı biraz daha indiriyor. Bugün alacağınız ayakkabı gelecek hafta daha ucuz olacak. Ne yaparsınız?
Beklersiniz.
Bir kişi beklerse sorun olmaz.
Milyonlarca kişi aynı anda beklerse talep durur. Talep durunca satılmayan mal birikir. Mal biriktikçe fiyat daha da iner. Fiyat indikçe beklemek daha mantıklı hale gelir.
Üretici satış yapamadığı için kazanamaz. Kazanamayınca üretimi kısar, işçi çıkarır. İnsanların geliri düşünce talep bir kat daha azalır.
Ekonomi olduğu yerde durur.
Japonya bu döngüden çıkmak için faizi sıfıra indirdi. Beklemenin getirisini sıfırladı, borçlanmayı ucuzlattı.
Japon halkı yine de harcamadı. Ama dünyanın geri kalanı o parayı sonuna kadar kullandı.
Sonunda enflasyon geldi. Ama beklenen yerden gelmedi.
Bu artış Japon halkı çok harcadığı için oluşmadı. Dışarıdan geldi.
ABD'de faiz yüksek, Japonya'da sıfıra yakın. Para her zaman daha çok kazandığı yere akar. Yatırımcı yen'i bırakıp dolara koştu.
Japonya ise tükettiği enerjinin neredeyse tamamını dışarıdan alıyor ve faturayı dolarla ödüyor.
İkisi birleşince döngü kuruluyor.
Yen düşer, enerji faturası artar. Fatura artınca ülkedeki fiyatlar yükselir. Fiyatlar yükselince faiz artırma baskısı büyür. Faiz artmazsa yen yine düşer ve her şey aynı yerden başlar.
Yani yakıt bir noktadan sonra kendi motorunu yakmaya başlıyor.
Japonya bunu durdurmak için piyasaya birkaç kez girdi. 2022'de girdi, 2024'te girdi. Her seferinde yen birkaç gün toparlandı, sonra aynı yere döndü.
Sebebi basit. Müdahale sonucu düzeltiyor, sebebi yerinde bırakıyor. Faiz farkı kapanmadıkça hiçbir müdahale kalıcı olmuyor.
Farkı kapatmanın tek yolu faizi artırmak.
Japonya faizi artırdığı gün ne olur?
1. Japonya'dan borçlanmanın maliyeti yükselir. Ucuz para devri biter.
2. Aradaki getiri farkı erir. Pozisyonu taşımanın anlamı kalmaz.
3. Yen sert şekilde yükselir. Borç yen cinsinden olduğu için aynı borcu kapatmak artık daha pahalıdır.
4. Kayıp büyüyünce teminat çağrısı gelir. Fon artık istediği için değil, mecbur olduğu için satar.
5. Hepsi aynı anda satar. Çünkü hepsi aynı yerden borçlandı ve hepsi aynı haberi aynı gün okur.
Bu senaryo teori değil. Yaşandı.
5 Ağustos 2024. Japonya faizi artırdı, yen sert yükseldi ve Japon borsası aynı gün %12'nin üzerinde düştü. Tokyo'da başlayan satış saatler içinde bütün dünyaya yayıldı.
Sebep Japonya'nın ekonomisi değildi. Yen borcuyla açılmış pozisyonların aynı anda kapanmasıydı.
Burada bir kelime var, metnin tamamını taşıyor.
Satmak isteyen değil, satmak zorunda olan.
Piyasada fiyatı asıl aşağı çeken taraf her zaman ikincisidir.
Şimdi tabloya bir bütün olarak bakın.
Yen'in ucuz kalması piyasaları yıllarca yukarı taşıdı. Yen'in aniden pahalanması aynı piyasaları aşağı çekiyor.
Yani yükselişi yaratan şeyle onu bitiren şey aynı şey.
Şimdi yarına gelelim.
Japonya faizi artırırsa bu zincir yarından itibaren işlemeye başlar.
Satış gelir, acı erken yaşanır. Ama mecbur satıcılar işlerini bitirdiğinde piyasanın üstündeki yük kalkmış olur.
Artırmazsa yen yeniden düşmeye başlar, enerji faturası artar, baskı büyür. Kısa vadede rahatlarız ama aynı yük aylarca tepemizde durmaya devam eder.
Bir şeyi de not edin.
Yarın kararın kendisinden çok sonrasında verilen mesaj önemli olacak.
Bir konu daha var.
Japonya dünyada en çok ABD tahvili tutan ülke. Yaklaşık 1.2 trilyon dolar.
Japonya faizi artırırsa kendi tahvili cazip hale gelir. Japon parası eve döner. ABD tahviline talep azalır, ABD faizleri yukarı gider.
Yarınki karar bu yüzden sadece yen'i ilgilendirmiyor.
Yarın neye bakılacak?
1. Faiz artışı geldi mi, gelmediyse mesajın tonu ne?
2. Karardan sonra yen bugünkü kazancını koruyor mu, yoksa birkaç gün içinde geri mi veriyor?
3. Yen'deki günlük hareketler sertliğini koruyor mu, yoksa sakinleşiyor mu?
Üçüncüsü en önemlisi.
Çünkü boğa piyasası yen güçlendiği için başlamayacak. Yen'deki sert hareket bittiği gün başlayacak.
O gün, satmak zorunda olanların işi bitmiş demektir.
Yıllardır bu yükselişi yaratan şeyin adı ucuz yen.
Yarın onun geri alınıp alınmayacağına karar verilecek.